Bilecik’te Osman Gazi’nin evi bulunmuş
Bilecik’te Osman Gazi’nin evi bulunmuş
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Bilecik doğal olarak vakıf bir şehir! Vakıflardan geriye ne kalmış derseniz, dün söylemiştik. Yunanlılar hepsini yakıp yıkmışlar. Ama temelleri duruyor.
Bu evlerden birisi de Osman Gazi’nin mütevazı evi. Tabii bugün eve dair yerinden başka bir şey yok. Ama yeri ve şekli belli! Minareleri ve camileri söylemiştik.
Osman Gazi’nin evinin olduğu bölgeden söz eden kayıtlara rastlanmış. Prof. Taner Bilgin hoca bu hususta araştırma yapmış ve Almanya’daki arşivlerden evin varlığına dair bilgiler derlemiş.
Mırıklı (balçık çamur) zihinlerin heveslerini kursağında koymak için şu ayrıntıyı derç ediverelim de boşuna öfkelerini kabartıp, kimseye düşmanlık beslemesinler. İyilik edelim.
-“Kaç asır geçmiş hâlâ Osman Gazi’nin evine dair kalıntı yahut belge mi olur? Uydurma bunlar. Hem o günkü evler kerpiçten, topraktan, kim nereden biliyor”?
Göbekli Tepenin varlığına inananlar, ülkenin her yanında Bizans dönemi eserleri bulmak için devletin milyonlarca lirasının harcandığı kazılara ses çıkarmayanlar ve bulununca da sevinenler acaba Osman Gazi’nin evinin yerinin bulunabileceğini inanmakta niye zorlanırlar? Geçelim.
•
Efendim, Osman Gazi’nin ev yeri biliniyor ve elde kat’i belgeler mevcut. Vakıflar Genel Müdürümüz Sinan Aksu’nun harekete geçerek Bilecik’e gelip yerinde inceleme yapması, üniversitedeki tarihçi hocalarla görüş alışverişinde bulunması kâfi.
Sadece Osman Gazi’nin ev yeri ve şekli değil, öyle çok kaybolmuş, yok edilmiş ama yeri yurdu belli olan nice vakıf eserleri var ki.
Bu konuda şu bilgileri aktaralım:
Cihan Devleti Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’ye ait olduğu belirtilen ve Milli Mücadele döneminde Yunan işgali sırasında yıkıldığı ifade edilen Bilecik’teki evinin varlığı, konumu ve mimari özellikleri resmî kayıt altına alınmış.
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Taner Bilgin’in yaklaşık 20 yıla yayılan araştırması neticesinde, Şeyh Edebali Külliyesi arazisinde yer alan 40 metrekarelik mevkii, 2025 yılında kültür varlığı olarak tescillenmiş.
•
Evet, gerekli belgeler toplanmış ve hazır bekliyor. Sadece işine; “Bu vatan bize emanet, bu tarih bize emanet” gözüyle bakan insaflı-yetkili bürokratlar istiyor.
Tarihimize, medeniyetimize, kültürümüze duyarlı Bilecikliler, köklerimizin daha fazla tahribata uğramadan Ankara’nın şehirle daha yakından ilgilenmelerini bekliyorlar.
Tabii yalnızca Bilecik değil, Söğüt başta olmak üzere diğer tarihi ilçelerde o kadar çok elden geçmesi ve ihya edilmesi gereken tarihi eserler var ki, hangisini sayalım.
Ezcümle:
Şeyh Edebali yılı münasebetiyle yapılacak salon toplantıları veya gösterişli israflı işleri bir tarafa bırakıp; Bilecik’in yakılmış, yıkılmış eserlerinin ihya ve imar edilmesi, Devlet-i Aliye’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali adına yapılabilecek en büyük vefa borcudur.