--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Beyinleri barikatlı aydın müsveddeleri

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Gerçi müsveddenin de bir hatırı vardır. Müsveddeler asılın emektarıdır. Bu yüzden onlar da kıymetlidir.

Dünyanın başka ülkelerinde, bizdeki gibi yaşadıkları ve beslendikleri topraklara, halka ve inanç değerlerine böylesine düşman olan “aydın” yaftalı kimseler var mıdır?

Sanırım bizden başka, iç ve dış kirlilikleri sebebiyle, mendeburluklarının sınırı belli olmayan ve zihinlerindeki; “millet-devlet düşmanlığı barikatını”, rezilliklerinden dolayı göremeyecek kadar zavallı olan “karanlığın kötü artığı aydın taifesi”, dünyanın hiçbir yerinde yoktur.

Ve yine utanmazlığın, aymazlığın, nemelazımcılığın, merhametsizliğin adı, dünyanın hiçbir noktasında “aydın” değildir.

¥

Devletimiz, milletimiz terörle mücadele ederken, teröre kurbanlar verirken, insanımız acı içerisinde kıvranırken, kapitalizmin ve komünizmin kötü artığı, “beyinleri keçeleşmiş aydın geçinen bir avuç mezbele”, kendilerince millete ve devlete istikamet çizerek, varlıklarının bir şeye yarayacağını zannetmekteler.

Zihinlerindeki barikat olmazsa, önce nasıl bir toplumda yaşadıklarına bakar, sonra “Bu millet ne yiyor ne içiyor, nasıl çalışıyor nasıl kazanıyor, nerede harcıyor nerede yatıyor nerede kalkıyor, dini, milliyeti nedir” diye içinde yaşadığı halkı tanır.

Beyinlerindeki “Haçlı barikatını” kaldıramadıkları için yine batının müsvedde artıkları olarak bildikleri tek şey, halkımızın dinine ve dini değerlerine karşı çıkmayı, milletimizin barış ve huzurunu bozmayı, aykırı davranmayı fikir bellemekteler.

Bu kimseler, zihinlerindeki Haçlı barikatını geçemediklerinden veya kurtulamadıklarından, içinde yaşadıkları topluma karşı; “kıskançlık, çekememezlik, öç ve ihanet” duygularının bataklığında boğuşmaktalar.

¥

Mesela malum güruhun, şimdiye kadar tek bir mazlumun yanında olduklarını gören, bilen, duyan var mıdır? Nerede zulümler, haksızlıklar, ihanetler varsa, onların yanında olmuşlardır ve halen orada durmaktadırlar.

Hayatı bu dünyadan ibaret kabul etmeleri, böyle düşünmelerini ve davranmalarını sağlıyor olabilir. Lakin normal bir insana benzemektedirler. Hiç mi kendilerine;

-“Neden bizim gibi hareket eden insanlar az, niçin çoğalmıyoruz da azalıyoruz ve toplumun acısına ortak olamıyor, sevincini paylaşamıyoruz ve her şeye karşı çıkıyoruz. Bunun neresi insanidir?” diye soramıyorlar.  

Bu tipleri şöyle tarif etmek mümkündür:

Böyle kimselerin ruhları önce bedenlerine isyan eder. Bedenlerini kontrol edemeyenler; zihinlerini, düşüncelerini, hareketlerini düzenleyemezler.

Ruhları iyiliğe, güzelliğe, barışa, kardeşliğe, dostluğa, ilme ve bilime kapalıdır. Gözlerini sadece görmek istedikleri kadar açarlar, kalpleri mühürlü oluşlarındandır.

¥

Meselenin özü:

Günümüzde kendilerini “aydın” diye rozetleyen bu kirli mizaç sahiplerinin, belki hakikaten içlerindeki kin ve öfkeyi önleyemedikleri ana damar, toplumun dini-milli değerlerine karşı olan inkârlarından olabilir.

Belki bir yere kadar bu durum anlaşılır fakat inatla, ısrarla, toplum olarak acımıza ortak olmak yerine, aklıselim sahibi insanlar gibi çözüm üretmek yerine, köstek olmak ve Haçlı zihniyetine köstebeklik yapmak ne vakittir “aydın” olmaktır?

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle