Bereketiyle Ahirete Yolcu Olmak
“Ölüm gelmiş cihane baş ağrısı bahane” derler ya. Esas olan önce Allah’ın, sonra kulların razı olduğu ölümdür.
Geçtiğimiz hafta böyle bir vefata denk geldim. Allah’ın rızasını da kulların rızasını da arkasına alarak ahirete yolcu edildi.
Üstelik öyle bir uğurlandı ki, gıpta edilecek ilginç bir bereketle ahirete irtihal etti. Nasıl olduğunu biraz sonra hikâye edeceğim.
Hüseyin Erbay hoca, İstanbul Şehremini’de “Örümceksiz Dede Camii” diye bilinen ve esas adıyla da “Mimar Acem Camii’nde” uzun yıllar görev yaptıktan sonra 2003 yılında emekli olmuştu.
Kendisini yüz yüze tanıma imkânı bulamadım. Oğlu Halil İbrahim arkadaşımdır. Oğlundan dinlediklerim kadar tanıyabildim.
Fakat o beni gıyabımda tanırmış. Sadece beni değil, bizim gazetede yazan herkesi tanırmış. Son zamanlardaki ağır hastalığına rağmen, Akit’ten hiç vazgeçmemiş.
Sağlığı el verdikçe gazeteyi kendisi okur, okuyamadığı vakitlerde de evdekilere okutur, rahatsızlığı sebebiyle anlayamadığı bazı yazıları, birkaç kez tekrar ettirirmiş.
•
Geçtiğimiz Beraat Gecesi, vazifesini ifa ettikten sonra sabah saat 09.00 civarında, hanımefendi bir isteği olup olmadığını sormuş ve “Bir şey istemem” dedikten sonra Hakk’a ruhunu teslim etmiş.
Cuma günü Fatih Camii’nde eda edilen cenaze namazından sonra Edirnekapı Şehitliği’nde, Mehmet Akif Ersoy’un kabrine yakın bir mekâna defnedildi.
Allah rahmet eylesin ve ruhuna birer Fatiha göndererek, beni oldukça etkileyen ve kimseye yük olmadan geride bıraktığı bereket meselesini paylaşmak istiyorum.
•
Merhumun oğlu Halil İbrahim’in mesai arkadaşları, “insan ilişkileri” kapsamında, birbiriyle kaynaşma adına, “evlerde yapılarak” iş yerine getirilen yemekli bir program düzenlemişler.
Yemekleri isim isim saymak doğru olmaz ama Anadolu’nun her tarafını temsil eden el emeği göz nuru yiyecekler, hanım memureler tarafından hazırlanarak kuruma getirilmiş ve ikram saatini beklemekteymiş.
İşte bu programın icra edileceği saatlerde, Halil İbrahim beyin babasının vefat haberi gelince, bütün kurum çalışanları elbette üzülmüş ve tüm hazırlıklarını iptal etmişler.
Acı haberin ilk şoku geçince, kaynaşma yemeğini organize edenler, yiyecek ve içecekleri, merhumun evine göndermeye ve ailesine destek olmaya karar vermiş ve öyle de yapmışlar.
•
Bana göre muhteşem bir davranış ve büyük bir kadirşinaslıktır. Merhum ahirete intikal ederken dahi karşılık rızadan oluşan bir bereketle ahirete vasıl olmuştu.
Bu niyetin bir güzel tarafı da şudur:
Tüm yiyecek ve içecekleri hazırlayanlar ne merhum tanımışlardı ne de merhum onları tanımıştı. Birbirlerini tanımayan iyilerin iyilikleri buluşmuştu.
Rahmetli Hüseyin hocamız, gönlü yüce insanların hazırladıkları yiyeceklerle, başsağlığına gelen dostlarına ikrama sebep olmuştu.
Evet, işte bizim insanımızın özü böylesine yücedir. Bütün mesele bu mayayı muhafaza edebilmektir. Vesselam.







