Bartın Amasra
Öncelikle Bartın’da yaşanan elim facia sonucunda şehit olan insanlarımızın acılı ailelerine başsağlığı dileyelim.
Malum “ateş düştüğü yeri yakar” denilir ama bu ateş, ehli vicdan vatan evladı herkesin ciğerini yaktı.
Acıma ve merhamet duygusunu kaybetmemiş, devletimize ve milletimize aidiyet duygusunu yok etmemiş her vatandaşımız acıyı yüreğinde yaşadı ve yaşamaktadır.
Böylesine toplumsal bir hadiseyi fırsat bilerek, yanan canlara bakmadan, ölenlerin ailelerini halini düşünmeden, onların iç ve dış âlemlerindeki yangılarını görmeden, hissetmeden, siyasi yahut ideolojik menfaatler temin etmek isteyen insafsız, vicdansız ve hayâsız kimseler, sosyal medya ve çeşitli iletişim araçları üzerinden yine tıynetlerini kustular.
Bunlar nasıl insanlar ve nasıl bir zihniyetleri varsa, sanırım insan bilimi üzerine çalışan hiçbir bilim adamı çözemez.
Dünyanın hiçbir toplumunda normal bir kimse, kendi ülkesinde, kendi vatandaşlarının başına gelen bir kazayı, kişisel çıkarları uğruna, tanrılaştırdığı nefsinin kölesi olarak siyasi ve ideolojik öç malzemesi yapmaz ama bizde yapılmaktadır.
Böylelerine “normal insan” diye bakılabilir mi? Siyaset anlayışına güvenilebilir mi? Dilleri, dinleri, inançları ne olursa olsun, yanlarında yörelerinde yer alınabilir mi?
Rabbim bunların ve bunlar gibi düşünenlerin münafıklıklarından, şirretliklerinden, riyakârlıklarından sadece milletimizi değil, bütün bir insanlık âlemini korusun.
Şükür ki, ehli insaf halkımız, neyin ne olduğunu, kimlerin neler düşündüğünü, neler yaptığını, acılar üzerinden kimlerin neler planlamak istediğini pek âlâ bilmektedir.
•
Millet ve devlet olarak köklü bir devletiz. Her yarayı sarmaya devlet-millet olarak hamdolsun muktediriz.
Devletimiz ve milletimiz elbet işçilerimizi geri getiremese de ailelerine her türlü maddi-manevi yardımı yapacak, hiçbir aile mağdur edilmeyecektir.
Çünkü birkaç gün sonra belli merkezlerden yönetilen aynı çevreler, bu sefer acılı aileler üzerinden dezenformasyona başlayacaklardır.
Ailelerimiz de devletimize inanmalı ve güvenmelidir. Acılı insanlar, kendilerine söylenen her şeye inanmak isterler; aldatıldıklarını, yanıldıklarını, yanlış yönlendirildiklerini anlayamaz ve göremezler. İmdat beklemek kolay değildir.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan başta olmak üzere İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ve diğer ilgili bakanlıklar, kurum ve kuruluşlarla birlikte, Bartın Valiliğimiz ve Amasra Kaymakamlığımız meselenin üzerinde tam hâkimiyet halindedir.
•
Ezcümle:
Biz millet olarak merhamet toplumuyuz. Her fırsatta söylediğimiz bu gerçeği defalarca bıkmadan tekrar etmeliyiz. Hatırlamaz ve hatırlatmazsak, değerlerimizi eritmiş oluruz.
Millet olarak tarih sahnesine çıktığımız günden bu yana birbirimize kenetlenerek nice devletler kurmuş ve nice gönüller fethetmişizdir.
Bizim fetihlerimizin birinci temeli önce insan olmuştur. İnsanın kalbi, gönlü, yüreği olmuştur. Çünkü yerküreye merhamet toplumu olarak yayılmışız, böyle vazifelendirilmişiz.
Dünyanın neresinde bir acı varsa yıllardır oralarda olduğumuz gibi kendi acılarımızı dindirmeye, yaralarımızı sarmaya elbet muktediriz.
Rabbim insan görünümlü şeytanlardan merhamet toplumumuzu korusun.







