--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Babanzâde Ahmed Naim

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Bu haftaki eserlerimiz Beyan Yayınları’na ait.

Araştırmacı yazar Fahrettin Gün’ün hazırladığı ve yazdığı eserlerin ikisi de Babanzâde Ahmed Naim’e ait.

Geçtiğimiz Cuma namazının hutbe mevzuu, cami ve kitap üzerineydi. Hutbenin bir yerinde şöyle deniyordu. “Bizim medeniyetimiz kitap medeniyetidir”.

Pek doğrudur. Kitap medeniyeti ifadesi ideolojilere ve inançlara göre farklılıklar gösterebilir. Biz, “bizce anlamakla” yükümlüyüz. Geçelim.

Babanzâde Ahmed Naim’in kitap ve insan üzerine verdiği mücadele başta olmak üzere, yazdığı eserleri anlayıp, tanıyınca; “Neden böyle ‘İnsan Ve İslam’ hazinesiyle dolu mütefekkirlerimizi tanımakta bu kadar gecikmişiz” diye hayıflanmamak elde değil.

Hayıflandığım sırada aklıma geçtiğimiz hafta bizim gazetede haber olan garip bir konu düştü.

İmam Hatip Liselerinde okutulacak İngilizce ders kitabında örnek kişi olarak, gece âlemlerini dans ve sözleriyle süsleyip insanları eğlendiren “Hadise” adlı bir şahıs gösterilmiş.

Memlekette kahraman kadın türlerimiz veya örnek gösterilecek hanımlarımız bitmiş de malum müennesten başka kimse kalmamış, kadın kıtlığı çekiliyormuş gibi. Vay ki Vay!…

Milli Eğitim Bakanlığı’nda (Bakanı tanımadığım için bir şey diyemem) Müsteşarı Yusuf Tekin ve yardımcısı Ahmet Emre Bilgili gibi isimlerin olduğu bir yerde, nasıl bir “Talim Terbiye Kurulu” var, milli değerlere duyarlı insanlar şaşkın. Geçelim.

Evet, kitap medeniyetinin kurucularından olan ve yaşaması için bütün ömrünü harcayan Babanzâde Ahmed Naim’i acaba kaç öğrencimiz ve öğretmenimiz bilmektedir.

Mesela bu kitaplar bütün liselerde okutulması gereken eserlerdendir. Neyse kitapların tanıtımına yer verelim.

• 

Eserlerden ilkinin adı; “Babanzâde Ahmed Naim, Hayatı ve Eserleri”, ikincisinin adı ise “Müderris Babanzâde Ahmed Naim”.

Bilindiği gibi Ahmed Naim, Mehmed Akif’in, “Sahabeden sonra en çok sevdiği kişi” olarak bilinen önemli bir fikir ve dava adamıdır.

Süleymaniye şehrini kuran “Baban” ailesine mensup olarak Bağdat’ta doğmuştur.

Sahih-i Buhârî Tecrîd-i Sarîh’in tercümesini başlatmış fakat tamamlamasına ömrü vefa etmemiştir.

İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe, Ahlâk, Mantık, Psikoloji ve Metafizik okutmuş, Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad mecmualarının önde gelen yazarları arasında yer almıştır.

Döneminde Arapça ve Fransızca’yı en iyi bilenlerden biri olarak kabul edilmiş ve bir dönem Galatasaray Lisesi’nde Arapça ve Akaid hocası olarak görev yapmıştır.

Batılı filozoflara şaşılacak kudretle nüfuz eden bir felsefeci olarak bilinir. Fransızca’dan Felsefe alanında çok önemli çeviriler yapmıştır.

62 yıllık hayatının 38 yılını eğitime vakfeden Ahmed Naim, Edirnekapı Şehidliği’nde, hayattayken çok sevdiği arkadaşı Mehmed Akif’in mezar komşusu olarak yatmaktadır.

Babanzâde Ahmed Naim’in tüm eserleri, bir külliyat olarak yayına hazırlanmakta. Yine Fahrettin Gün tarafından hazırlanan, “İslam’da Dâva-yı Kavmiyet” ile “İslam Ahlakının Esasları” adlı eserleri yakında çıkacak. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle