Anadolu’daki İnsani ve İslami Mayayı Korumalı
“Dünya gün geçtikçe fikri ve ahlaki çölleşmenin girdabına doğru çekiliyor. Bundan kurtulmak, bu fırtınada sürüklenmemek için sağlam dallara tutunmalı, köklerimizi daha derine salmalıyız. Sözünü ettiğimiz kendi kavramlarımız, aslında bizi bu fırtınada savrulmaktan kurtaracak yegâne sığınaktır”. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan.
Reisin Macaristan dönüşü konuşmaları üzerine epeyce bir yorum yapılıp, Kültür ve Turizm Bakanlığına kapak olarak yazılabilirdi ama şimdilik es geçelim.
Kültür ve Turizm Bakanlığının, turizm kısmı olan “deniz-kum-güneş ve devamında gelenler” hususunda bakanlığın hizmetine diyecek yok, lakin iş kültür ve tarih kısmına gelince senelerdir yayan yapıldak yollardayız.
•
Şükür ki, Cumhurbaşkanımızın düşünce ve değer yargılarını bilen ve onun gibi sahiplenen bazı belediye başkanları var da bulundukları şehirlerdeki tarihi, kültürü ve medeniyeti ihya ediyorlar.
Bugün de Manisa izlenimlerimi yazacaktım ama şu kadarını söyleyeyim de aklımda kalmasın. Mesela şimdiye kadar gittiğim illerde, kültür il müdürlerinin şehre ait hizmetlerini görmek veya işitmek istemişimdir.
Yani daha çok tarihi eserlerimiz ve medeniyetimiz adına. Lakin ne görmüşüm ne duymuşumdur. Ama müsvedde sanatçılara “kültür yolu” adına paralar akıttıklarını gördüm ve duydum.
Hele ki, geçenlerde sayın bakanın, Atatürk Kültür Merkezinin bilmem kaçıncı katında, siyasete atıldığı günden bu yana Cumhurbaşkanımıza ateş püsküren, bir gün bile hakkında olumlu söz etmeyen hatta hakaret eden ve gazetecilikte müstamel hale gelmiş bazı kimselerle yemek yemesi, çok kişinin kanına dokundu da Reis’in hatırına susuldu. Geçelim.
•
Cumhurbaşkanımızın kendi kavramlarımız ifadesi çok önemli. Bu kavramın havzasının temelinde, Anadolu’daki insani ve İslami maya yatmaktadır.
Bu mayanın muhafazası ve yaşaması, istiklalimiz ve istikbalimiz açısından son derece önemlidir. Manisa’daki izlenimlerimiz arasında söz konusu mayanın hâlâ yaşadığını gördüm ve sevindim.
Bu mayanın yaşaması-anlatılması-gösterilmesi, yerel yöneticilerin; tarihimizi-kültürümüzü-inancımızı sahiplenmeleriyle mümkündür. Uzaktan kumandayla olmuyor.
Örnek olarak Manisa’ya yolu düşenlerin görmesi gereken yerlerden birisi, Şehzadeler Belediyesinin yaptığı Şehzadeler Parkı’dır.
Şehirdeki ilk, orta, lise ve üniversite hocalarının, tarih derslerini canlı olarak bu parkta yapmaları, sınıflarda verecekleri dersten daha önemlidir.
Öyle bir park yapılmış ki, Manisa’daki 16 Şehzade ile şehirdeki tarihi yapıların yanı sıra, ülkemiz genelindeki Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserlerin maketleri yapılmış.
•
Ezcümle:
Anadolu’daki insani ve İslami mayanın ihyasının yanı sıra daha önemli bir başka husus da topraklarımızın bereketine sahip çıkmaktır.
Manisa önemli sanayi şehirlerindendir ve sanayisi hızla gelişmekle birlikte çok bereketli tarım toprakları mevcuttur.
Maalesef, tarım ihmal edilmeye başlanmış. Manisa’daki bereketli topraklarda yetişen pamuk, meyve ve sebze çeşitliliği, mevsimi geldiğinde bütün ülkeye yetecek seviyededir.
Söyleyelim de çorbada tuzumuz olsun.







