--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Anadolu İrfanı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

 

Bu hafta tavsiye etmek istediğimiz kitabın elimdeki nüshası, Mostar Yayınlarından çıkan, Savaş Ş. Barkçin’in “Anadolu İrfanı” isimli eseri.

Savaş Ş. Barkçin, inandığı değerlerin insanı olma mücadelesi veren ve bu sebeple de pek çok dünyevi makam ve mevkileri terk eden bir mütefekkirdir.

Yazılarıyla, konuşmalarıyla, insanların maddi çıkarlarına değil, manevi çıkarlarına hizmet etmekte ve bu uğurda; okuduğu-araştırdığı-bildiği-gördüğü-duyduğu ve yaşadığı kadarıyla hayatı, irfani bir çerçevede ele almaktadır.

Söz buraya gelmişken, aslında hepimizin farkında olduğu bir gerçeği dile getirmeli.

Malum; siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel bir savrulmanın -özellikle muhafazakâr kesimde- zirvesindeyiz. Hem öyle bir savrulma ki, pek çoğumuzun yaptığı gibi; savrulduğumuzu bile bile, savrulmadığımızı savunmanın acziyeti içindeyiz.

Oysa toplum hayatı, düzen ve istikrarı sağlayan kurallara dayanır. Bu kurallar, bizim toplumumuzda dinimizin gereğidir, diğer toplumlarda da kendi inançlarının çerçevesindedir.

Yine her toplumda kuralların kaynağı, belirsizlikleri gideren bir inanca bağlıdır. Bu inanç, sosyal hayatı düzenler ve bir ahlak nizamı doğurur.

İnanç, insanın kendi varlığına, içinde bulunduğu doğaya, kendi hayatı ile doğa arasındaki ilişkiye anlam verme ihtiyacını karşılar.

İnsan belirsizlikler içinde hayatını sürdüremez. İnsan; emin, düzenli, anlamlı bir hayat sürebilmek için, belirsizlikleri gidermek zorundadır. Bunu bir inanca bağlanarak yapar.

İnanca bağlı olarak gelişen ahlak nizamı, insanların ilişkilerini düzenleyen kurallardır. Kuralları doğuran kaynak, toplumun üyelerinin paylaştığı inanç temellidir.

Bizim toplumumuzda ise bu kuralları doğuran kaynakların başında irfan kültürümüz gelmektedir. İrfan kültürü, sağlıklı bir hayat düzeni oluşturmak için inanç sistemimizden damıtılmış insanı imar eden değerler bütünüdür.

Neyse sözü daha fazla uzatmadan ehline bırakalım. Savaş Ş. Barkçin kitabına “Anadolu İrfanı Nedir” sorusuyla başlıyor ve şunları söylüyor:

“Bu kısma bir tavzih (açıklama) ile başlamak gerekiyor. Genelde ‘irfan’ ve özelde ‘Anadolu İrfanı’ deyince toplumumuzda hemen bazı yaygın klişeler harekete geçiyor. Öncelikle bunları düzeltmek gerekiyor.

Anadolu, bugün anladığımız bölge değildir. İrfan belirli bir coğrafyaya has değildir. İrfan sadece belli sınıflara, mesleklere has değildir.

Her yerde, her işte, her insan tabakasında bulunur. İrfan sadece seçkinlerin değil, herkesin yoludur.

İrfan sadece belli sanat dallarına veya edebiyat kollarına has değildir. Hayatın tamamında kendini gösterir.

İrfan yazıya, şiire, kitaba yansıdığı gibi günlük hayatın içinde de şeffaf bir şekilde yaşanır. İnsanlarda, mekânlarda, usullerde, edep ve erkânda, toplumsal teşkilatlarda içselleşmiştir”. Devamı kitapta!

Ezcümle, Niyazi Mısri’den:

“Savm-u sâlât-u hac ile sanma biter zahid işin,

İnsan-ı kâmil olmaya lazım olan irfan imiş”.

Sanırım anlaşılmayan bir şey yoktur. Savrulma meselesini bu iki mısraı çerçevesinde bile tefekkür etsek yeridir vesselam.

Eser hakkında: [email protected]

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Anadolu İrfanı ve Basiret

16 Ocak 2023 22:24

Topyekûn İmtihan Gelin evi ya da lüks yemek masa düzeni televizyon reklam ve haber de ki fotoğraf çerçevesi gibi , belki bir kaç yıl sonra bazı yemek masa düzeni dekoratif unsurlar ile yemek takımı olmayabilir. Ticarî öngörü... Çünkü küresel ısınma-soğuma gibi bir neden sebep gösterilmekte, dünya da ki Tarım da rekolte azalması yani kıtlık emaresi için... Birey olarak 15 yıl önce global kıtlık sezgisi hissetmiştim, fakat bazı hocalar dünya da kıtlık her zaman olagelmiştir diyerek sezgime dair antitez sunuyordu. Evet kıtlık olmuştu, kıtlık Afrika kıtası ya da tarihte Firavun dönemi Hz. Yusuf kıssası gibi.. Bölgesel itibarî ile... Yani millenium ile birlikte önümüz de ki yıllar için de küresel baz da bir topyekûn kıtlık imtihanı olması muhtemel, bir sezgimi arz ediyorum. Belki bazı coğrafya için istisna bir " bereket " kavramı mümkün...

Çorumlu

16 Ocak 2023 12:02

Irfan bir toplumda nasıl oluşur.? Yakında sadece sözlüklerde kalacak bir erdem olacaktır. Gençler önce büyüklerine bakar. Onlardaki irfanı ve vakarı görür. Sonra o irfan ve vakara bakarak kendine çeki düzen verir. Hayatını o eksende devam ettirir. Toplumlarda da aynıdır. Tepeye bakar. Tepedekiler irfan sahihi insanlar ise toplumda ona göre davranır. Yukarda hiç bir erdem kalmamış ise toplumda yozlaşır. Sence durum nedir hoca. Yukarda Irfanin İ si varmı.? Fikrin önemli. Yaz okuyalım.

Abdulhamit

16 Ocak 2023 10:42

Anadolu irfanı vardır ve küllerinden doğmaktadır. Kokuşmuş,batıl sistem içerisinde boğulmaya çalışılsa da Anadolu irfanı mayasının gelmesi beklenen hamur gibidir.Bu maya, yüce dinimiz İslam başta olmak üzere Türk milleti ve bu mayayı özümsemiş milletlerdir.Bunu bilen batıl güruh her türlü argümanla bu mayayı dejenere etme peşindedir.Görmediniz mi,15 Temmuz hain darbe girişiminde vatan elden gidiyor diye tanklara karşı duranlar arasında meyhanede kafa çekenler de vardı,bu size bir şey anlatmıyor mu?

haydar önal

16 Ocak 2023 08:01

Açıkça anlatıyorlar ve kendileride T.C.DEVLETİNDEN korkmadan bunu kamuoyuna anlatıyorlar. İlginç T.C.DEVLETI BİRŞEY YAPAMIYOR. KENDINI T.C. DEVLETİ VATANDASİ KABULLENEN HERKES BU YAPI ILE MUCADELE ETMELI

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle