Ali Şükrü Bey
Bu haftaki eserimiz, İttihat ve Terakkicilerin, devleti tekellerine alıp, milleti esaret altında tutmak isteyen mücadelelerine karşı duran ve bedelini şehadetle ödeyen Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in hayatına dair yazılardan oluşan bir kitap.
Uzun zamandır Ali Şükrü Bey üzerine araştırma yapan Yahya Düzenli’nin, ittihatçıların şapkalarını önlerine düşürten yazılarından oluşan bu eser, “a Kitap-Binyıl Yayınevi’nden” çıkmış.
¥
Ali Şükrü Bey, sadece Trabzon’un değil; iman, insan, dil, tarih, medeniyet iddiası taşıyan herkesin ve her şehrin, Tanzimat’la başlayıp, Meşrutiyet’le devam eden, Cumhuriyetle kemale varan “ruh kökünden koparılma” cinnetine karşı, Birinci Büyük Millet Meclisi’ndeki, celalli tavrıyla tek başına yürüttüğü mücadelesinin bedelini şehadetle ödeyen büyük bir şahsiyettir.
Ali Şükrü Bey, yakın tarihimizin unutturulmaya çalışılan büyük şahsiyetlerden birisidir. Gerek şerefli bir asker, gerekse mesuliyet sahibi bir münevver olarak, 39 yıllık kısa hayatında verdiği mücadele, inanmış ve adanmış bir dava adamını karşımıza çıkarmaktadır.
Ali Şükrü Bey, son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ı ve I. Büyük Millet Meclisi’nde, Trabzon Mebusu olan celadetli şahsiyet; mücadelesiyle, şahsiyetiyle kendinden sonraki siyasilere örnek olacak bir kişiliktir.
¥
Yahya Düzenli, kitabında bir haklı serzenişte bulunuyor ve şöyle diyor:
“Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920 ile katlediliş tarihi olan 27 Mart 1923 arasındaki yaklaşık 3 yıllık muhteşem hayat, onun bütün bir ömrünün özetidir.
Ne yazık ki, bugün ne TBMM ne de memleketi Trabzon, vefat yıldönümünde onu hatırlayamıyor”.
Ali Şükrü Bey’in heykelleşmiş şahsiyeti, “birilerinin” yüreğine korku ve dehşet salmıştır. Onun için de ne şekilde olursa olsun, ortadan kaldırılması lazımdır! Peki, nasıl olmuştur böylesine bir duruş adamının akıbeti?
Buradan Necip Fazıl’a geçelim ve “Gerçek bir Şehit” dediği Ali Şükrü Bey’le ilgili kitapta yer alan ifadelerini okuyalım.
“Artık saffet devrini kapayan ve başında bulunanların hakiki kast ve niyetleriyle tezahüre başlayan milli mücadele çığırının, sadece iman ve mukaddesat safındaki bu kahraman çocuğunu, sırf mahrem renkleri ve gizli manaları sezdiği ve bu yüzden muhalefete geçtiği için vahşice öldürttüler! Öldürtmediler, biri öldürttü; bu kimdir?”
¥
Ortadoğu’da yeni tasarımların hızlandığı ve bu tasarımlarda Türkiye’nin belirleyici rolünün öne çıktığı bugünlerde, Ali Şükrü Bey’in şu sözleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Haçlı dünyaya karşı verdiği mücadelesinde neşvünema bulmaktadır.
“Biz, mazlum insanların hâlâ ümidiyiz, dün de bugün de yarın da… Biz, esaret altında inleyen bütün âlemin nasıl kurtarılabileceğini ispat edeceğiz.
Onun için bizim sesimizi kısmak istiyorlar.
Amma efendiler! Göreceksiniz ki, biz onların sesini kızacağız”. Gerisi kitapta.
¥
Eser hakkında: a kitap; 0312- 212 34 11







