--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ali Fuad Başgil’den gençlere

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Dünkü yazımızda Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile gençlerin buluşmasından söz etmiş; “eski cumhurbaşkanı adaylarımızdan Ali Fuad Başgil’in, Gençlerle Başbaşa adlı eserinden hatırlatmalar yapacağım” demiştim.

Lakin yukarıda “eski cumhurbaşkanı adayımız” diye bir laf ettim. Araştırmayı, okumayı ve bilgilenmeyi seven gençler, Ali Fuad Başgil’in, cumhurbaşkanı seçilmesine karşı çıkanların, hangi kesimler olduğunu görerek bugünü daha iyi anlayabilirler.

Göreceklerdir ki, Türkiye ve milletimiz düşmanlığı üzerinde ittifak edenlerin neredeyse bir asırdır kimyalarında hiç değişiklik olmamış üstelik yenileri eklenmiş. Geçelim.

Merhum Ali Fuad Başgil’in dünyasında “niyet ve amel” en başta gelir.

“Niyet edeceksiniz ve işinize başlayacaksınız. Neticesi konusunda endişe etmeyeceksiniz” diyerek, ilk tavsiyesinde muvaffak olma yolundaki tehlikeleri ve düşmanları şöyle sıralar: “Yetişme ve muvaffak olma yolunun genç yolcusu!

Bil ki tuttuğun yolda birçok tehlikeli geçitlerin ve yol kesen düş-manların vardır. Gerçi bunlara yalnız sen değil, hayat yolu-nun her yolcusu rastlayabilir.

Fakat bu düşmanlar, senin gibi hayatın henüz eşiğindeki tecrübesiz masumlara musallat ol-mayı çok sever. Senin bunlarla pençeleşecek ve bu düşmanları alt edecek silahın yok değildir.

Elverir ki sen bu silahları kullanabilesin. Kullanmayı bilmez de bir defa alt olursan, bir daha belini kolayca doğrultamazsın.

Müsaade edersen sana, evvela yolunu bekleyen düşmanları ve rastlaya-cağın tehlikeleri göstereyim.

Muvaffak olma yolunda senin ilk büyük düşmanın tem-belliktir. Burada sana tembelliği tarif edecek değilim. Onu sen, ben, hepimiz az çok tanırız.

Zira öteden beri denildiği gibi ‘İnsan tembel bir hayvandır.’ Yalnız ben sana şunu söyleyeceğim ki tembellik insan karşısına çıkıp da mertçe sa-vaşan bir düşman değildir.

Bilakis, eski peri hikâyelerindeki kahramanlar gibi şekil-den şekle girecek ve bin bir hile kullanarak alt etmeye çalışan bir namerttir.

Tehlikenin büyüklüğü de buradan gelmektedir. Tembelliğin yerine, adamına ve çağına göre girmediği kalıp yoktur.

Herkesin mizacına göre tavır alır ve konuşur. Dilimizde aldığı çeşitli isimler de onun bu sinsiliğini gösterir.

Tembelliğin bir adı havailiktir, bir adı gevşeklik, bir adı hoppalık ve züppelik, bir adı uyuşukluk, üşengeçlik, keyfine düşkün-lük, tenseverliktir.

Tembellik herkesin karşısına her vakit aynı kılıkta çıkmaz. O mesleksiz aktör gibi daima rol değişti-rir.

Bazen samimi ve iyiliği sever bir dost tavrı alır. Bazen meşru bir mazeret kılığına girer; hasta olur, yorgun düşer ve herkesi hâline acındırır.

Bazen tatlı bir dille konuşur ve gönül çeler. Onun kandırıcı bir felsefesi ve safsa-ta ilmeklerinden örülmüş bir edebiyatı vardır”.

Evet, merhum Başgil’den bu kadar. Gerisini bulmak çalışkanların işidir. Tembellik etmeyip ruhuna birer Fatiha gönderelim.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle