Âlemde bir devir dönüyor amma
Yazının başlığı, Âşık Seyrani’nin bir şiirinin adı.
Dünyanın bugününü anlatmak için aşığın şiirlerine yol vererek meramıma merhem olsun istiyordum ama önce Âşık Seyrani kimdir, kısaca hakkında bilgi aktaralım.
Âşık Seyrani’nin hayatına dair Develi Belediyesi’nin sitesinde çok geniş bir bilgi mevcut. Meraklılarının oradan okumasını dilerim. Bu coğrafyayı vatan edinen kahramanlarımız kadar âşıklarımız da söz sahibidir, onları da unutmamalı.
Seyrani, “Badeli” âşıklardandır. Gözünü budaktan, sözünü dilinden esirgemeyen bir ozandır. Yaşadığı devri anlatırken, esasında bugünleri de işaret etmiştir.
Şeytana ve nefsine uyan kimselerin olduğu yerde problemlerin olmaması imkânsızdır. İnsanın kalbine, “iyi-güzel-doğru” yerine, “fitne tohumları” eken kişilere ve şeytana tabi olanlara uyunca, elbet insanlık ve değerleri çürüyecektir. Bu telafisi zor bir hakikattir
Neyse, kısaca Seyrani’nin hayatına konuk olalım.
•
Âşık Seyrani, 19. yüzyılın hak ve halk sever şiirlerinin büyük ustasıdır. Dehası, yergiciliği ve taşlamacılığının gücüyle; haksızlığa, rüşvete, kıyıcılığa, toplumsal zaaflara, kaba sofuluğa, ahlaksızlığa karşı sözünü yutmadan-yutkunmadan-ürkmeden-korkmadan-çekinmeden söyleyen, bu arada inancının gereklerini de yerine getiren, değer yargılarından uzaklaşmadan; etkin, kalıcı deyişlerini sazıyla dile getiren güçlü bir hak ve halk aşığıdır.
Şiirlerinin çoğunun, bugün de güncelliğini hâlâ koruyor olması, dün de bugün de büyük saygınlık kazanması, Seyrani’nin, hak ve halk katındaki yerini perçinlemiştir.
Seyrani, Kayseri’nin şimdiki adı “Develi”, eski adıyla “Everek” ilçesinde doğmuş, yine doğduğu yerde vefat etmiştir. Everek’te mahalle imamı olan Cafer Hocanın oğludur.
Asıl adı Mehmet’tir. Bir tespite göre, 1802 ila 1807 yılları arasında doğmuş, 1866 yılında ölmüştür. Ancak, bu tarihlerin doğruluğu üzerinde kesinlik yoktur.
Seyrani’nin mezarının, Develi Lisesi’nin Güneydoğu tarafında, lisenin köşesinde olduğu rivayet edilmektedir”. Ruhu için el-Fatiha.
Evet, Âşık Seyrani’nin aşağıya aldığım dörtlükleri, değişik şiirlerindendir. Âşık söyleyeceklerini herkese söylemiş. Kimi zaman ince eleyip sık dokumuş, kimi zaman da kitabın ortasından demiş. Bu mısraları ister geçmişe, ister bugüne bakarak okuyalım.
•
Âlemde bir devir dönüyor amma
Devr-i İngiliz mi Frenk mi bilmem
Halli kolay değil, pek güç muamma
Zalim zulmü göğe direk mi bilmem
•
Dünya olur bir gün harab
Ne bülbül kalır ne gurab (seher kuşu)
Rızka sebep olan türab (toprak)
Gözlerine dolar bir gün
•
Allah’ın emrine mutiyim dersen
Resûl’ün emrine itaat eyle
Helal haram demez bulduğun yersen
Mü’minlik sözünden feragat eyle
•
Boy kürkünü beğenmiyor köçekler
Babasına akıl öğretir çocuklar
Yumurtadan burnu çıkan cücükler
Horoz oldum diye cık cık ediyor.
•
Bülbüle gül yarar, deveye diken
Çiledir âşığın boynunu büken
Tarlasına haram tohumu eken
Helal mahsulünü biçer mi bilmem.







