--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Akşemseddin Diyarı Sakin Şehir Göynük

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Sanırım her insanın bu dünyada istediği bir parça huzurdur.

Huzur üzerine şiirler, türküler söylenir, romanlar, hikâyeler yazılır, belgeseller, sinema filmleri, diziler çekilir.

İyi güzel de bu huzuru kim bozmaktadır? Huzur isteyenler de bozanlar da biz insanoğlu değil miyiz?

Demek ki, huzuru arayanlar ve bozanlar olarak, tam ne istediğimizi bilmiyor veya tarif edemiyor ya da yanlış yerlerde yanlış vakitlerde arama yapıyoruz.

Doğru huzur mekânlarından birisini bulduğumu sanıyorum. Akşemseddin Diyarı Göynük, şehre aklıyla değil, ruhuyla bakanlar için bir huzur beldesi.

İstanbul’da oruç tutmak ve oruçlu sokağa çıkmak, “nefsi mütmainne” mertebesine ulaşmış kimselerin işi olsa gerek.

Dilini, gözünü ve kulağını kirletmeden oruçlu kalmak, Allah için cihadın üst noktası olsa diye aklımdan geçer hep.

Göz ve kulak kirliliği, dilimizi kirleten iki önemli organımızdır. Gözümüzü ve kulağımızı kirlenmekten koruyamadığımız zaman dilimizi temiz tutmamız çok zordur.

¥

Bu kanaate nereden vardığımı izah edeyim.

Bana göre ülkemizin saklı cennetvari köşelerinden birisi, Selçukluların iz bıraktığı, Osmanlı medeniyetinin kurulduğu Bolu ilçesi Göynük’tür.

En son Osmanlı medeniyetinde karar kılmış beldenin tarihiyle birlikte insanının yerli ve milli dokusu bozulmamış nadir şehirlerimizden birisidir, belki de türünün son örneğidir.

Göynük, “sakin/yavaş şehirler” belgesini aldı. Sakin şehir belgesi için ne gibi kriterler arandığını bilmiyorum ve ayrıca o kriterlerin de bir önemi olduğunu sanmıyorum.

Çünkü Göynük, sakin şehirliğini, önemli ölçüde Akşemseddin Hz.leri ile Ömer Sıkkîîn Hz.lerinin himmetine borçlu olduğunu düşünüyorum.

¥

Şehrin yerli halkı da dışarıdan gelen ziyaretçilerin yüzde doksanı da beldeyi; tarihi dokusuyla birlikte, halen yaşayan örf, adet ve geleneklerinin yanı sıra Akşemseddin Hz.leri, Ömer Sıkkîîn Hz.leri, Debbağ Dede Hz.leri için sevmekte ve sahiplenmektedir.

Biz de bu çerçevede Göynük’e yolumuzu düşürdük. İnsanoğlu bir yerden bir yere ne zaman ve nasıl ışınlanacak bilemem ama Göynük’e gelince bir başka dünyaya ışınlanmış gibi oluyor insan.

Gazi Süleyman Paşa Camii ve yanındaki Akşemseddin Hz.lerinin türbesinin olduğu mekândan şehre yayılan; “sakinlik, huzur ve güven”, her yeri öyle bir kuşatıyor ki, art niyetli, ön yargılı ve peşin hükümlü değilseniz, huzurun ne demek olduğunu yaşarsınız.

¥

Göynük’ün yerli ve milli kültürüne büyük hizmet eden ve Halk eğitim müdürü olarak emekli olan ayrıca Göynük’teki Osmanlı yemek kültürünü ihya eden Hanedan konağının işletmecisi Metin Ölmez yeni bir bilgi aktardı.

Meğer Göynük’e ilk gelen Alperenler, Ahmet Yesevi Hz.lerinin talebeleri imiş. Yesevi Hz.lerinin kaşıkçılık mesleği halen bu köyde icra edilmekteymiş.

Ezcümle: Ruh ve beden dinginliği için Göynük’ten gelip geçmeli.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle