28 Şubatçılar Bin Yıllık Devlete Kafa Tuttular
İnanılmayabilir ve ironi yaptığım sanılabilir. Ama inanın 28 Şubatçılara, onlara akıl verenlere, o akla uyup memlekete ve millete zalimlik edenlere “zavallılar” diye acıyorum.
Nasıl olur da bir insan, memleketinin ekmeğini yer, suyunu içer, devletin tüm imkânlarından yararlanır, sonra da kalkıp kendi halkına böyle zalimlikler edebilir?
28 Şubat’ın en azgın yılı 1997 senesi dersek, üzerinden tam 20 yıl geçmiş.
Ben de 20 yıldır, topraklarımızı “vatan” bilen “namuslu her insanımız” gibi bu güruhun nasıl birer varlık olduklarını anlamaya çalışıyorum ve anlamış değilim.
İnsana benzeyen bu garip yaratıklar, esasında millete kafa tutmamışlardı. Milletin Allah’ına kafa tutmuşlardı.
Behey gafiller! Bu işi zaten 80 yıldır CHP zihniyeti yapıyor. Allah ile savaşıyor, Allah’ın dini ile savaşıyor, Allah’ın dinine mensup milletimizle mücadele ediyor.
Onlar bir arpa boyu yol aldı mı ki, yediğiniz ekmeğin, içtiğiniz suyun, gözünüze dizinize durmasından dahi ürkmeden, ülkenin maddi ve manevi en az 50 yılını heba ettiniz?
¥
Hani neredesiniz şimdi? Hanginizin millet ve devlet nezdinde bir kıymeti var? Hanginizin ardından hayırlı bir söz sarf eden var?
Yazık! Çok yazık!... Ülkesine ve halkına ihanet edenlerin tarihinde adlarınız yazılı olacak ve nesilden nesle böyle anılacaksınız. Ne kötü bir geçmiş.
Tarihimiz boyunca ülkemiz üzerinde karanlık planlarını gerçekleştirme isteyenlerle, 28 Şubatçıların parasal ve medya destekçileri ve onları “Hürriyet” gibi ilahlaştıran münafıkların zihninde tek düşmanlıkları vardır.
O da şudur:
Bu toprakların Müslüman bir halktan oluşmasıdır. Yahu bu kadar izansız düşman olduğunuz milletin kurduğu bir devletin teb’ası değil misiniz? Bu nasıl bir hainliktir?
¥
28 Şubat’ta yaşananları unutmamak lazım. Tabi sadece 28 Şubat’ı değil tüm darbe, muhtıra ve ihanetleri unutmamak lazım, hatta unutmaya dahi meyletmemek lazım.
Altı yüzyıl dünyaya hükmeden Devlet-i Aliye’nin sonunu unutmak ve nemelazımcılık getirmiştir. Aman ha…
Malum olduğu üzere, Amerika ve Avrupa’nın sömürgen ve kemirgen Türkiye düşmanları, Anadolu’muzun 1071’de Alparslan tarafından fethedilmesini bir türlü içine sindirememişlerdir.
Bütün bir İslam coğrafyası ve en başta Türkiye’yi kendilerine köle yapmak isteyen sömürgen ve kemirgen batının büyük rüyası, Anadolu’muzu tekrar Hıristiyan toprakları haline getirmektir.
Meşrutiyet’ten 15 Temmuz 2016’ya kadar memleketimiz ve milletimiz üzerine tezgâhlanan tüm hadiselere bakıldığında, bu emel ve eylemin devam ettiği görülmektedir.
Afrika başta olmak üzere nice masum Müslüman halkları topraklarıyla birlikte, insanını da köleleştiren ve halen sömüren batının, iştahla beklediği parçalanacak topraklar Türkiye topraklarıdır.
Hamdolsun yeniden derlenip toparlanmak üzereyiz. Büyük devlet ve millet oluşumuza sahip çıkmalıyız. Aman ha…







