1932 Dini İnkılâp Yılı
Asrın afetinin vuku bulduğu 6 Şubat 2023 tarihinden bugüne, hafta başı kitap tanıtmaya acımız sebebiyle ara vermiştik.
Biz millet ve devlet olarak afetler yaşayan ve her afetin altından da Allah’ın yardımı, milletimizin ferasetiyle kalkan bir toplumuz. Bunun da altından kalkacağız inşaallah.
Doğal afetlerin dışında bir de ‘kullar’ eliyle işlenen felaketler vardır. Bunların hepsi “amentümüz” üzerine olmuştur. Halen de vazgeçmiş değiller.
Mesela seccade üzerinde fotoğraf çektirmek, güçleri yeterse yapacaklarına dair işaretlerden birisi gibidir! Güçleri yeter mi? Onu 14 Mayıs’ta göreceğiz. Geçelim.
Bu hafta, “millet-devlet olma bütünlüğümüze” dair yapılan inkılâpların iç yüzünü anlatan bir kitaptan söz edeceğiz!
“1932 Dini İnkılâp Yılı” isimli eser, hayatını tarihimiz ve kültürümüze adamış, bu hususta kimsenin itiraz edemeyeceği gerçekleri yazan D. Mehmet Doğan’a ait.
Bu iddianın cevabını kitabın sunuş kısmından örneklendirelim:
“Türkiye’nin yakın tarihi, hâlâ ‘inkılâp tarihi’ süzgecinden geçirilmeden yazılamıyor. En basit hakikatler dahi, değil kitlelerin, konuyla ilgili görülenlerin ilgi ve bilgi sahasına giremiyor”.
Doğan’ın söylediği gibi “şahıs tarihçiliğine indirgenmiş kadrolu tarihçilerin” yüzünden, inkılâp tarihinin üzerindeki sis perdesi hâlâ kalkmış değil.
Mehmet Doğan’ın yakın tarihe vukufiyetine dair sözlerine devam edelim:
“1970’lerde üniversite talebesi iken dönemin gazetelerini tarama konusunda bir teklifle karşılaşmayı kendi açımdan güzel bir tevafuk olarak görüyorum.
Bu taramadan elde ettiğimiz bilgilerle, ‘Batılılaşma İhaneti’ kitabımızda o zamana kadar çiğnenen sakızları çürüten sonuçları kamuoyu ile paylaşmıştık.
Bugün kullanılan kelime ve kavramların, o günkü karşılıklarının farklı olduğunu ilk o zaman ortaya koyduk.
Mesela seçim (intihap) bugünün seçimi değildi. Milletvekilleri millet tarafından seçilmiyordu, kendinde millet adına karar verme hakkı gören kişi/ler seçimi yapıyor, bu şekilde Meclis’e doldurulan meb’uslar, kendilerini seçeni seçerek sistemi devam ettiriyordu.
Cumhuriyet’in kelime manası ‘halk idaresi’ olmakla beraber, halkın yönetimde hiçbir rolü yoktu. Cumhuriyetin başlangıcında, Osmanlı’nın son dönemindeki çok partililiğin sürdürülmesi dahi uygun bulunmamıştı”.
•
Evet, “1932 Dini İnkılâp Yılı” adlı eser, geçmişin sisli devirlerini, sabah vakti aydınlığına çıkaracak bir kitap.
Hele ki bugün siyaset adı altında devleti ve milleti o yıllara geri döndürmek isteyen zihniyetin anlaşılması için çok elzem.
Doğan’ın ifadelerine devam edelim:
“Milletin bin yıllık inancı-manevi hayatı, hafızası (tarihi), sözü (dili) ve ses kültürü (musikisi) değiştirilmek için harekete geçilmiştir.
Bu yıkıcı inkılâpların millet varlığında meydana getireceği hasarların zamana yayılmış tesirleri kolaylıkla ölçülemez.
Bugünkü zihin karışıklığımızda, değerler buhranında bu inkılâpların payı dikkate alınmaksızın sağlıklı sonuçlara varılamaz”.
•
Ezcümle:
Hiçbir hakikatin üzeri örtülemez. Günü geldiğinde mutlaka ortaya çıkar. Bu hakikatin kendi gücüdür.
Eser hakkında: Yazar Yayınları;
0312-232 05 71/72 yazaryayinlari com







