--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

14-28 Mayıs seçim sonuçlarına bir kere daha şükretmek

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

 

İrfan ehli kimseler, siyasete gireceklere şu tavsiyede bulunurlar:

-“Eğer sözleriniz amelinizle hemhal olmuyorsa susmasını bilmelisiniz. Bizim halkımız siyasetçinin sözüne değil özüne ve amentüsüne bakar”.

Geçtiğimiz hafta yolum TBMM’ye uğradı. Son yıllarda bütçe görüşmelerini izlemeye gitmezdim. O gün de Meclis’te Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kuruluşlarının bütçe görüşmeleri varmış.

Mümkün mertebe basın odasından izlediğim bütçe görüşmelerinde muhalefet takımının yıllardır zihniyet itibariyle hiç değişmediğini gördüm.

Bu nasıl bir zihniyet yapısıdır anlamak imkânsız. Gerçi bir bakıma da haklılar. Devlet ve millet bütünlüğü ile temelinde dini İslam’a olan öfkeleri bunları zinde tutuyor.

Yalnız tartışmalarında cumhur ittifakı milletvekillerinin konuşmalarına tahammül edemedikleri için hep bir ağızdan ama ne dedikleri anlaşılmayan sataşmalarda bulunarak, kargaşa ve kaos çıkarma maharetlerine diyecek yoktu.

Bütçe komisyonu başkanı Ak Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş’un tüm iyi niyetli çabaları ve samimiyeti herkese tesir ederken bir tek CHP ile “diğerlerine” hiç fayda etmiyordu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın nezaketi, ağırbaşlılığı ve temsil ettiği makam da umurlarında değildi.

Saatlerce izlediğim görüşmelerde Cumhurbaşkanlığının ve hükümetin memleket ve millet hesabına yaptığı icraatlar yerine en çok sınır ötesi operasyonları ile diyanet eleştirildi.

Muhalefet böylece “Biz buyuz” diyordu.

Hani diyaneti camiye gidenler eleştirse, dersiniz ki, “Camiye gidiyorlar ve din adına diyanet adına eksiklikleri görüyor ve haklı olarak eleştiriyorlar”.

Gelin görün ki bırakın camiye gitmeyi, ellerinden gelse diyaneti kapatacaklar konuşuyordu. Dolayısıyla devlet-millet kalemizin iki ana burcu MİT’in sınır ötesi operasyonları ile diyaneti hukuksuz bulanlar bir ve beraberdi.

Muhalefetin öğrenilmiş çaresizliğinin göstergesi olan şu gerçek de fayda etmiyordu.

Siyasi hayatı boyunca 17 seçime girip her seçimi kazanan Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın, milletimizle birlikte kazandığı zaferler bunlara hiçbir şey anlatamıyordu.

Oysa aynı seçimlere ilgili partiler de girdiler ve her seferinde kaybettiler. Böyle bir durumda hangi siyasetçi olsa herhalde oturup;

-“Biz niye hep kaybediyoruz, neden milletle bütünleşemiyoruz” diye sormaz mı? Tartışmalar boyu şuna şükrettim.

Allah korusun ya 14-28 Mayıs seçimlerinde iktidar olsalardı, memleketin ve milletin hali nice olurdu? Bitmiştik!

14 Mayıs gecesi sandıkların daha yüzde 20’si bile açılmamışken, büyük bir coşku ile milletimizin gözünün içine baka baka -şimdi devirdikleri genel başkanlarını- Cumhurbaşkanı ilan etmişlerdi. İşte gerçek yüzleri.

Ezcümle:

Rabbim devletimizi ve milletimizi aklıselimin galip gelmesiyle bir kere daha çıkışı olmayan uçurumdan kurtardı. Milletimizin amentüsü galip geldi.

Hele ki İsrail Filistin savaşı sebebiyle dünyanın kutuplaştığı Haç ve Hilal kavgası sebebiyle ne istiklalimiz kalırdı ne istikbalimiz. Gelin de şükretmeyin!

 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

.....

28 Kasım 2023 17:51

Bu kadar hikayeye ne gerek var şu anda ülkemiz dünyada faizin en yüksek olduğu ülke değil mi 

fetocuların hepsi türkiyede olurdu

28 Kasım 2023 10:13

Kılıçoğlu bunları Türkiye’ye getirecekti geri, ama kendisi de gümledi o ayrı. Bu gerzek feto örgütü hâlâ ülkeye dönme planları yapar mı yakın bir gelecekte, zor. Bu yeni oğlan da gidici çünkü, yerelden sonra

Yusuf Duman

28 Kasım 2023 07:50

Süleymancilar iki seçimde de CHP'ye oy verdi. Lütfen Süleymancilarla ilgili halkı uyarın. Feto onları da ele geçirmiş

abdullah

28 Kasım 2023 07:10

bu tiplerin bu ülkeye zerre faydası olmamıştış olmaz da...çok şükür ülkeyi onlar yönetmiyor...ama onların kuyruğuna takılmış insanlarımız var...Rabbim ıslah etsin veselam...

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle