1 Mayıs İşçi Günü mü terör günü mü!
Neden her 1 Mayıs’ta Disk ve cephelerindeki dernekler, terör estirerek ülkenin huzurunu kaçırırlar? Bu nasıl bir işçi bayramıdır?
Hak-İş de büyük bir işçi sendikasıdır ve yıllardır, tek kişinin burnunun kanadığı görülmemiştir.
Son dönemde Türk-İş de öyle, onların içinden de terör hınçlısı sol mayalı kimseler çıkarılınca, sözlerini ve yüzlerini memlekete döndürmüşlerdir.
Bir daha soralım:
-“Neden solcu sendikalar, masum işçilerimizin cüzdanını ve vicdanını kirleterek, sürekli terör yer, terör içer ve yaptıkları her icraatın sonunu terörle bitirirler”?
Çünkü yaşadıkları ülkeye ve topraklara aidiyet duyguları zayıf da onun için. Hangi insaf ve vicdan sahibi bir insan, kendi ülkesine zarar verebilir?
¥
Sloganlarından da utanmıyorlar. Nedir sloganları; “Emek, barış, demokrasi için yaşasın 1 Mayıs”.
Hangi emek? İşçilerimizin emeklerinden elde edilen gelirlerle, Disk ve payandaları, acaba bugüne kadar işçilerimize ve ülkemize hangi katkıda bulunmuşlardır?
İşçilerimizin kazanç ve alın terleri üzerinden yaptıkları tek şey, devlete ve millete karşı terör estirmek, ülkeyi milyonlarca lira zarara sokmaktır.
Hiç olmazsa sloganlarında geçen “barış” kavramına sahip çıkıp, zerre kadar kendileri ve birbirleriyle yüzleşerek;
-“Neden biz toplumla barışamıyoruz” sorusunu sorsalar. Bitkisel hayata soktukları vicdanları, belki kıpırdayabilir ama vicdanlarıyla yüzleşecek mecalleri yok.
İnsanı insan yapan meleke; Yüce Yaratıcı tarafından verilen akıl ve vicdan mayasıdır. Kişinin yaşadığı topluma ve topraklara aidiyeti için bahşedilmiştir.
Aklı ve vicdanı öteleyen kimseler;
“Barındıkları ülkeye sürekli zarar veren, kavgaların başını çeken, yine çeşitli şekillerde kargaşa ve kaoslara zemin hazırlayan, bizzat bu kargaşada yer alan kimselerdir”.
¥
Maalesef ülke olarak yaklaşık iki yüzyıldır, İttihat ve Terakkicilerin kötü artığı bu zihniyet sahiplerinin yüzünden devamlı diken üstünde yaşamaktayız.
Devletin ve milletin her türlü imkânından yararlanarak; “böl, parçala, yut” ezeli taktiğinin sahibi ve takipçisi Haçlı komitelerinin taşeronluğunu yapmaktan vazgeçmiyorlar.
Bir insanın vatanına karşı sorumluluk duymasının adı “vatan ahlakıdır”. Sosyal ahlakın en önemli kısımlarından birisi “vatan ve millet sevgisidir”.
Peki, nerede bu kesimlerdeki “vatan ahlakı ve vatan-millet sevgisi?” Nasıl barış anlayışıdır bu? Dünkü terör eylemlerini, hangi insani gerekçelere sığdırmaktadırlar?
Kim anlar, kim bilir, nasıl anlarlar, nasıl anlatılır bilemem ama bu topraklar ve üzerinde yaşayan nesiller, malum zihniyet sahiplerinden çok çekmiş ve yorulmuşlardır.
¥
Ezcümle:
Ülkemizin kaderi ve geleceği üzerinde söz sahibi olan milletimizin insan ve inanç dokusunu, ne bunlar ne de başka güçler yıkamayacaktır.
Anadolu topraklarını vatan kılan yüksek ruhun sahipleri olan aziz milletimiz, ne küreselcilerin ne onların yerli işbirlikçilerinin oyunlarına gelmeyecektir.
Bu vatan kavgayla değil, barışla korunacaktır.







