• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Osman Aydın
Ali Osman Aydın
TÜM YAZILARI

Üstün Dökmen Yalnız Değildir!

16 Ağustos 2022
A


Ali Osman Aydın İletişim: [email protected]

Psikolog Üstün Dökmen, “bir eczacı başörtülü olabilir, mimar olabilir, Milli Eğitim izin verdiği için öğretmen olabilir. Fakat başörtülü psikolog, başörtülü psikiyatrist, başörtülü PDR uzmanı olması meslek etiğine aykırıdır. Nötr olamazlar." demiş.

Tepkiler çığ gibi tabii. İnsanlar köpürüyor. Dökmen’in söylediğindeki çelişkiler tartışılıyor. “Başörtülü nötr olamazsa, başörtüsüz de olamaz” diyorlar. Haklılar. Mesele “nötr” olmaksa, Dökmen gibi bir faşist başörtülü birine karşı nasıl nötr olabilir ki ? Ya da Bir beyaz, bir siyahiye… Veya tam tersi. Ayrıca daha temel bir sorun var. Nötr olmak gerçekten mümkün mü? Bir ölçüsü var mı? Psikolog kürt, danışan da laz olursa, nasıl olacak mesela? Şive farkları da empatiye engel olmaz mı? Ya dövmeler! Argüman tutarsız olunca her yeri dökülüyor görüldüğü gibi…

Önce şunu söylemem gerekiyor. Psikoloji bir bilim değil. Dolayısıyla Üstün Dökmen de bir bilim adamı değil. Söylediklerine yeni bilimsel şeyler muamelesi çekmeye lüzum yok. Çünkü rasyonel ve yeni hiçbir şey yok söylenenlerde! Benzerlerini 28 Şubat sürecinde o kadar çok dinledik ki! Başörtülüysen psikolog olamazsın, avukat olamazsın, hemşire olamazsın diyorlardı. Hepsi oldu çok şükür. Hatta valimiz bile var…

Askeri, savcısı, siyasisi işbirliği ederek, laik ablalar rencide olabilir diye başörtüsü takanları kamu hizmetlerinden mahrum etmeye çalışıyorlardı o zaman. Çünkü fanatik laiklerin nötrü başörtüsüzlüktü. Dökmen bu ilkel mi ilkel geleneğin bir parçası işte. Yani Üstün Dökmen yalnız değil! Kötü ve acınası olanda bu!

Charlie Chaplin’in “Büyük Diktatör” adlı filmi vardır. Bu film faşizm hakkında yapılmış harika bir taşlamadır. Filmdeki diktatör Heinkel ( yani Adolf Hitler): “Subaylarımız ne kadar da esmer! Önce yahudilerden sonra da esmerlerden kurtulacağız ve mavi gözlü, sarışın bir ordu kuracağız.” der.

Dökmen gibi fanatik laiklerin tüm emeli de başörtülülerin görünmez hale getirildiği nötr bir toplum meydana getirmek. Cumhuriyet tarihi biraz da bu nötrleşme arzusunun tarihi… Legal-illegal masalardan güç devşirip 2023’de iktidarı tekrar ellerine almak, eğitimden adalete kadar tüm devleti tepeden tırnağa “nötrleştirmek” istiyorlar. Tıpkı eskisi gibi… Eskiye dönmek istiyorlar. İrtica hortluyor ahali!

Söyledikleri tutarsız da olsa, etik kılıflara da soksa Dökmen’i düşüncesini açıkladığı için tebrik ediyorum. Keşke laik fanatiklerin hepsi böyle dürüst olup kafalarındaki cerahatı dökseler. Toleranslıyız, falanız, filanız diye kıvırıp durmasalar… Dökmen’e sitem eden küçük bir kısım sekülere de teessüf ve hayret ediyorum. Yahu Dökmen’de kınadığınız gayri insani, gayri ahlaki, gayri medeni söylem bizzat Kemalist ideolojinin söylemidir. Nesine şaşıyorsunuz! Neye inandığınızın farkında değilsiniz galiba…

Dökmen’e sövüp Kemalizm’e methiyeler düzmek akıl alır bir çelişki değil… Batı değer ve sembollerini nötr olmanın alameti ilan eden cumhuriyeti kuranlardı. Onlara göre esas olan dinin tüm sembollerini çıkarmak, Batı’nın bütün sembollerini kuşanmaktı. Çizgiyi tam burdan çektiler işte. Düşmanlık yapacaksanız meselenin kökenine dönün.

Ayrımcılığın, insan hakları ihlallerinin, ötekileştirmenin kökenindeki o ilkel ideolojiyle hesaplaşın! Siz onu yaparken müslümanların rehavet içinde yüzen ve “artık devir değişti/ tabii çelik de değişti” diye şarkı söyleyenleri bu konuşmaların arkasındaki mekanizmaya baksın. Tabii devir değişti ama görüldüğü gibi Kemalistler değişmedi. Sadece değişmiş gibi yapıyorlar. Küflü ajandalarıyla fırsat kolluyorlar.

Merhum Mustafa Karahasanoğlu’nun Ardından

Gazetemizin kurucusu, büyük mücadele adamı Mustafa Karahasanoğlu, Hakk’ın rahmetine kavuştu. Bu müslümanlar için büyük ve yeri zor doldurulacak bir kayıptır. İlk gençliğinden bu yana bütün hayatını bu ülke müslümanlarının şuurlanması, güçlenmesi için gayret ederek, fedakarlık yaparak geçirdi Mustafa Amca. Cuma dergisi ve Vakit gazetesi ile laik despotluğun en koyu örneklerine karşı müslümanları ve İslami değerleri müdafaa etti. Konuşmanın bedelinin çok ağır olduğu, toplumun sessizliğe zorlandığı en şiddetli baskı zamanlarında, zorbalığa direnmenin en vakur örneklerini verdi.

Bunları söylemek insana gayet kolay geliyor. Fakat bunları yapmak, bütün hayatını din ve dindar düşmanlarıyla mücadele ederek geçirmek; bu uğurda hayatın konforlarından, zevklerinden feragat etmek, söz gelimi çoluk çocuğuna vakit ayırmaktan bile vazgeçmek, gerçekten inanmış, adanmış, misyon sahibi insanların yapacağı bir şeydir ancak. İşte merhum Mustafa Karahasanaoğlu böyle bir ideal adamıydı. Nezaket sahibi, yufka yürekli, cesur ve vefalıydı. Tek bir yazımızın tek bir cümlesine dahi müdahale etmediği gibi o yazılardan dolayı, gelen bütün eleştirilere, maddi ve manevi yaptırımlara göğsünü siper etti. Hiçbir güç odağının baskısından dolayı yazarını gözden çıkarmadı. Sarsılmaz bir irade ile arkamızda durdu. Bunu bizzat yaşadık. Vefasına, samimiyetine, mücahedesine şahidiz!

Bugün ülke müslümanları olarak elde edilen müsbet kazanımların arkasında Mustafa Karahasanoğlu gibi savaşçıların gayreti var. Bu anlamda ibret alınacak bir örneklik sergiledi. Akit Gazetesi ile bir yol açtı, bir çınar dikti… O çınarın gölgesi ezilmişlerin, hakkı gasp edilmişlerin soluklanacağı bir yer olmaya devam edecek inşallah. Biz kendisinden razıyız, Cenabı Allah da razı olsun.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Psikoloji bir bilim değil ?

Biraz aciklar misiniz ? Tesekkurler.. Huseyin Baradan M.A. clinical psychologist

Charlie Chaplin

Selamun Aleykum, Chaplin musluman degildi ustelikde komunist idi . iyi bir ornek olmamis vesselam
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23