--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yahudilerin ‘suç’ ortağı olmak zorunda mıyız?..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
20

İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımına, herkes gibi bizler de ‘seyirci’ kalmaya devam ettiğimiz süreçte, bir anda Üstad Osman Yüksel Serdengeçti’nin ‘Kanlı Bahar’ şiirindeki mısraları geldi aklımıza; ‘İnsanlık nâr içinde, Kanlı bahar içinde, Başka âlem isteriz, Biz bu diyar içinde.. Akif’in gür sesinden, Yunus’un nefesinden, Gökalp’in hevesinden, Bir şeyler var içimde… Ben dağlarım oğluyum, Tarihim, Niğbolu’yum, Fetih zafer doluyum, Deli rüzgar içimde…’ Bu mısraların sahibi Sayın Serdengeçti’yi okumak için aldığım ‘Osman Yüksel Serdengeçti-2’ kitabının tanıtım bölümündeki şu ifadelere dikkat kesildik; ‘Bu kitapta yer alan bazı yazılarından dolayı Serdengeçti işkence gördü ve zindanlarda yattı. Milletine insanca yaşama hakkı tanımayanlara, bu milleti diktatör kafasıyla idare etmeye kalkışanlara, halkı sürü yerine koyanlara, Allah’a, Peygamber’e ve dine saldıranlara karşı kalemini keskin bir kılıç gibi kullandı. Namertlere hadlerini bildirdi. Serdengeçti’yi okumak, daha dün gibi kısa bir zaman önce bu millete reva görülen onca zulmü unutmamak, bu halka ve bu halkın dinine gizliden gizliye düşmanlık edenlere karşı uyanık ve tedbirli olmak demektir. Serdengeçti o mazlum ve mağdur milletin vicdanı idi. O vicdanı bu topraklarda yaşayan her şuurlu ferdin mutlaka tanıması ve bilmesi gerekir.’ Tüm bunları durduk yere hatırlatmadığımızı, siz benden daha iyi bilirsiniz… 

YAHUDİ PATENTLİ BOMBALAR!..

Bugün Gazze’de insanlığın yok oluşu ve bizlerin ise sürece ‘seyirci kalmakla yetinmemiz, normal bir durum değil. Bosna, Irak, Suriye, Afganistan, Doğu Türkistanlı Müslüman kardeşlerimize yönelik soykırımın bir benzeri, bugün Gazze’de yaşanıyor. Bölge insanının dinlerinin İslam olması, Yahudi ve Hıristiyan anlayışına göre suç unsurunun temelini oluşturuyor. Bundan çıkarılacak en büyük ders, geçmişte ve bugün yaşananlar. Bugün İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiklerine soykırım kelimesi bile eksik kalıyor. İnsanlık dışı sürecin en önemli kaynağını, maddi ve manevi güçsüzlüğün bir yansıması. Kahrolsun İsrail diyoruz, kuruluş amacı ve sermayesi belli, patenti Yahudi olan Siyonistleri ayakta tutan ekonomisine en önemli desteği, maalesef ama maalesef, toplum olarak kendimiz sağlıyoruz. Hal böyle olunca, dayanamayıp yazma gereği duyuyoruz. Vatandaş, devletin özel sektörün haksız rekabete karşı kurduğu Tarım Kredi Kooperatiflerine gittiğinde, yiyeceğinden içeceğine, temizlik ürünlerine kadar Yahudi mallarının raflarda yerini aldığını görmekteyiz. Değerli bir kardeşimizin dediği gibi; Yahudi ürünlerinin, devletin kurduğu ve işletmesini yaptığı yerde ne işi var? Gerçekten de, bu bir çelişki değil mi! Sahi, Türkiye’nin bor madeninden üretilen doğal madeni ürünümüz BOR’un, daha çok tanıtımı yapılarak, fiyat olarak da uygun hale getirerek, raflarda daha çok yerini alması yetmiyor mu? Bilerek veya bilmeyerek, insanlık dışı uygulamalardan dolayı beddua konumundaki Yahudilerin en önemli sermaye kaynağını, maalesef ama maalesef bizler sayesinde arttığını düşündükçe, probleme çözümü dışarda değil de, kendi içimizde aramamız gerektiği gerçeğini kabullenmek, gerekli tedbirleri almak gerekiyor. Ekonomik desteğin yanında, bir de Yahudi patentli ürünlerin tüketilmesinin insan sağlığı açısından doğuracağı sakıncaları düşünmek bile istemiyoruz(!) Bir de spor sektöründe Yahudi markaları var ki! Sonuç olarak, Osman Yüksel Serdengeçti gibi değerlerimiz, geçmişi çok net şekilde bugüne aktarıyor. ‘Halkın dinine gizliden gizliye düşmanlık edenlere karşı uyanık ve tedbirli olmak.’ İnsanlığımızın çaresiz kalma nedeni geçmişten, yaşadıklarımızdan ders almamız, maalesef… 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle