--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

UEFA resmen dalga geçiyor!...

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

  3 Temmuz sürecine yönelik şike iddialarıyla Disiplin Kurulu’na gönderilen F.Bahçe, 2+1, Beşiktaş 1 yıl Avrupa kupalarından men edildi...
Kimden geldi karar; UEFA’dan. Karar sürpriz mi; Değil. Öyleyse sormak istiyorum; Bu gelişme niçin tuhafımıza/zorunuza gidiyor!
Şimdi  ne olacak; Kulüplerimiz bir üst mahkemeye gidecek. Sonuç değişir mi? Şahsıma sorarsınız, değişen fazla bir şey olmaz. Çünkü Avrupa maçları kuraları çekilip fikstür belirleniyor. Üst mahkemeden çıkacak aksi kararlar, UEFA’nın tüm hesaplarını altüst eder.   
Bir de işin aması var? O ise UEFA’nın cezasını kulüpler düzeyinde vermesi. Şimdi karşımıza çıkan soru; isimler üzerindeki ceza ne zaman verilecek? O biraz zamana bırakıldı gibi...
İşte, o zamana bırakma ‘eylemi’, inanın beni çok rahatsız etti. UEFA Ceza Kurulu bu tür uygulamaya (Kulüp ve idarecilere verilen cezanın ayrılması) ‘Resmen Türk futbolu ile dalga geçiyor’ denilebilir!..
Peki, şikenin Türkiye ayağında ne oluyor?.. TFF olaylara kayıtsız kalırken (resmi internet sitesinden plaj futbolu haberlerini vermesi bunun göstergesi), Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve ekibine ceza geldi.
 Ben bir hukukçu değilim ama gazetemizin köşe yazarı aynı zamanda kendisi iyi bir hukukçu olan Ali Karahasanoğlu, geçtiğimiz gün köşesine taşıdığı yazısına ‘Yıldırım’a el çektirme var da Kocasakal’a niye yok?’ başlığını atmış.
Fenerbahçe Başkanı’na verilen ‘Yıldırım’ hızındaki ceza, haklı olarak onun da dikkatini çekmiş.
İnsan yine düşünmüyor değil; 5. Asliye Mahkemesinde çıkan Aziz Yıldırım ve diğer yönetim kurulu üyelerinin, UEFA’dan çıkan kararla aynı tarihe denk gelmesi ‘tesadüf’ mü yoksa işbirliğinin bir neticesi mi?..
Bu sorunun yorumunu da hukukçulara bırakalım!....
Beşiktaş Tezini Çürütüyor
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman ve Avukatları, İsviçre’nin Cenevre kentinde, şike cezasından sarsılan takımlarının haklarını aradı.
Düne kadar, Orman’ın yaptığı savunmayı UEFA karşısında ‘dik’ duruşun bir ifadesi olarak algılamıştık ama, sonradan yapılan açıklamalar bizleri oldukça şaşırttı.
Basında çıkan  ‘Men şikeden değil mi?” haberleri ne karşılık Siyah-Beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, ‘Kararın tek gerekçesi Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu’nun fiil ve davranışlarıyla etkilediği iddiasına ve sonrasındaki olaylara dayanmaktadır’ ifadeleri yer alıyor.
Sayın Başkana sormak gerekiyor; Siz madem bu tür bir açıklama ‘yoluna’ gidecektiniz de UEFA yetkilileri karşısına niçin çıktınız? Tamam biz sizin kararınıza ‘saygılıyız’ demek için mi?
Beşiktaş Kulübü Başkanı olarak şahsi görüşünüz nedir acaba, bunu da açıklayın kamuoyu bilsin!
Diğer husus, Sayın Serdal Adalı’nın son başkanlık seçimde karşınıza aday olarak çıkması, sizin bu tutumunuzda etkili olmuş olabilir mi?
Şunu iyi bilmek gerekir ki, süreç kişisel değil de Beşiktaş menfaatleri için işletilirse, camia bundan fayda sağlar, aksi takdirde gelen gideni aratır vesselam.   
Trabzonsporluya Mesaj Olsun
Bizler 3 Temmuz sürecini sonlandırılmasından yanayız. Futbolun ‘şike’ denen illetinin konuşulmasından inanın sporsever de bıktı.
Ama maşallahı var, kulüp yöneticilerinin. Onlardan birisi de Trabzonspor’un yeni Başkanı  İbrahim Hacıosmanoğlu.
Hacıosmanoğlu sanki önceki başkandan söz almış gibi ‘Şikenin Şampiyonluk Kupası’ diyor başka bir şey demiyor.
Onun bu tavrı, Bordo-Mavili takıma zarar veriyor. Şampiyonluk hesapları yapılması gereken süreçte,  Kulübün gündeminde iki yıl öncesinin ‘şaibeli’ kupası var.
Bu kadar kafa karıştırılan bir ortamda gözü kapalı, geçmişin ‘karanlık’ döneminden bir şeyler çıkarmak, en alt kademeden başkanına kadar, inanın camialara çok şeyler kaybettirir. Sayın Sadri Şener bunun son örneği.
Bilinmesi yarar sağlar...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle