Trabzonspor’da ‘yol’ yakınken!..
Ne tıp, ne de futbol profesörü olduğumuzu iddia ediyoruz. Sadece futbol severin endişelerini ‘dillendirmek’ istediğimizi, yazımızın başında belirtmek isteriz. Ülke futbolunu içinden çıkılmaz hale sokanların yanında, bırakın biz de birkaç ‘kelam’ edelim. Bu sürecin en dikkat çeken takımı Trabzonspor. Tam 37 yıl sonra şampiyon olan takım bir sezon sonra daha henüz, yeni sezonun ilk üç haftasında ikinci mağlubiyetini alıyor. Olacak iş mi! Bu yetmezmiş gibi, Antalya ve Rize karşısında sergilenen futbol beklentilerin gerisinde kalırken, Galatasaray deplasmanındaki oyunu, tarihi rakiplerini ‘cesaretlendirir’ nitelikteydi. Düne kadar, şampiyonluk yarışında Trabzonspor olmaz diyenleri hayal kırıklığı yaşatan takım, daha şimdiden sevenlerini umutsuzluğa sevk eden bir ’konumda’.
BAŞARISIZLIĞIN ‘MİMARLARINA’ YAKIN MARKAJ
Süper Lig’in ilk üç haftasında ortaya çıkan bu kadar ‘net’ tablodan sonra, yol yakınken doğru olan yapılmalı. Bunun için sürecin ‘ortaklarını’ yakın markaja almak gerekiyor. Futboldan örnek verirsek, eğer siz ‘golcü’ oyuncuya sağlam bir ‘markaj’ uygulayıp durduramaz, kalenizdeki gole de yenilgiye de engel olamazsınız. Bu ‘taktiği’uygulatacak olan kenar yönetim, yani teknik adamdır. Filmi biraz geriye saralım. Başkan Ertuğrul Doğan, geçen sezon bitmeden Nenad Bjelica’yı takımın başına getirdi. Takım başarılı olsun diye de, transfer konusunda da yetkiyle donattı. Gelinen noktaya bakıldığında, şöyle bir soru gelebilir akla; Başkan Doğan, Hırvat teknik adamı çok aradı mı, dahası bu transfer nasıl gerçekleşti? Bu sorunun cevabını inanın, sizler kadar ben de merak ediyorum. Merakımızın karşılığını bekleyeduralım (dileriz yönetimden böyle bir açıklama gelir), Hırvat teknik adamın transfer ve sahadaki oyuna müdahale konusunda yetersiz olduğunu, ligin daha henüz ilk üç haftasında gözler önüne serdi. Geçen sezondan bu yana takımın başında ve transferlerde belirleyici oluşu, bu saatten sonra hiçbir kendisini savunacağı bir bahanesi kalmamıştır. Nenad Bjelica transfer sezonunun 15 Eylülde biteceğini gerekçe gösterip, olası yeni isimlerin kadroya katma isteği konusunda bordo-mavili yönetimi uyarmak gerek. Neden? Devam edelim…
HIRVAT TEKNİK ADAMIN TRANSFERLERİ…
Gazetemizin Yeni Akit’in Spor Müdürü Emrah Savcı, önceki günkü yazı içeriğinde yer alan “Kadroya Hırvat oyuncuları doldurmakla takımı şampiyon ya da iyi bir takıma dönüştürürüm mantalitesinin ne denli yanlış olduğunu hocanın anlaması ya da birisinin ona anlatması lazım..”
O kadar önemli ki. Bu görüşler, sezon başı olmasına rağmen, aslında Trabzonspor’un içinde yer aldığı ‘buhranı’, bir başka yoruma-savunmaya hacet bırakmayacak şekilde o kadar net şekilde özetliyor ki. Ne demek; kadrosuna Hırvat oyuncuları doldurması. Bizzat teknik adamın Rize maçı açıklamasına dikkat kesilelim; Kolay değil, 10 yeni oyuncumuz var. Bizimle beraber Trabzonspor’a alışmaya çalışıyor. Bunlar için süreç gerekli. Sonuca baktığımızda, kaybın en önemli nedeni.
Trabzonspor’un başarısı için ‘kese’ ağzının açılmasını anlarım ama mali açıdan savurganlığın asla ve asla kabullenir bir yanı yok. Düne kadar Trabzon bir futbol şehridir diye övgüler yağdırırken, bugün yabancı teknik adam ve beraberinde getirdiği-önerdiği ‘yabancılar’, bu da yetmezmiş gibi ‘vatandaşlarıyla’ anılır oldu. Nerede kaldı sizin ‘Alt yapı akademisi’, nerede kaldı Nenad Bjelica’nın akademiyi ziyareti. Böyle bir süreçte, kadronuza alt yapıdan yeni gençler, yıldız oyuncular kazandıracak yerde, ziyarette bulunduğunuz altyapı akademisiyle çektirdiğiniz hatıra fotoğrafının ne hükmü var. Çünkü Trabzonspor’un ligdeki ‘mevcut’ yeri kaygı uyandırmaktadır…







