--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sporla toplumsal ‘cinsiyetsizliğe’ çanak tutmak!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
3

Suçlu ayağı kalk denildiğinde, ortama sessizlik hakîm olur. Haydi, ayağa kalkma cesareti gösteremiyoruz, ceketimizin cebindeki bulundurduğumuz (günümüzde kaldı mı bilmem) aynaya bakmaya yüzümüzde mi yok! Gerçeklerle ‘yüzleşmek’ yerine, suçluyu bulmak için etrafıma göz gezdirip, suç ortağı arıyoruz. Ne zaman ki olan ve olacaklarda benim de katkım var deriz, işte o vakit doğruyu eğilim göstermiş oluruz. Bir kartopu mahiyetindeki ‘olaylar’, gün geçmesin ki büyüyüp, çığa dönüşmesin. Toplum için günümüzün en büyük tehlike, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği adı altında gerçekleştirilen, toplumumuzu manevi ‘felakete’ sürükleyen çalışmalar. Spor adı altında hazırlanan ve toplumumuzun milli ve manevi değerlerine bağdaşmayan projelerin sayısı, her geçen gün artıyor, ne yazık ki. Bir şey olmaz denilen hadiseler, işletilen süreçle çok şeye dönüşüyor. Dünle başlayan ve bugünümüzü sarsan bazı ‘özel’ sportif projelere, çok geç olmadan ‘dur’ denilmesi, sonlandırılması gerekiyor…

ÇÖZÜMÜ SAYIN AŞKIN BAK’TAN BEKLEYEN SORUNLAR

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, spor adına devletin en üst makamındaki görevini Mehmet Muharrem Kasapoğlu’ndan devraldı. Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından ikinci kez bu göreve layık görülmesi, ‘Türkiye Yüzyılında’ Sayın Aşkın Bak’tan beklentilerin de büyük, bir o kadar anlamlı olma özelliği taşıyor. Sayın Bak göreve gelir gelmez yaptığı açıklamasında ‘Türkiye Yüzyılı, gençlerin yüzyılı olacak’ vurgusu yaptı. İşte o gençlik bir kısım ‘illegal’ grupların, ‘müstehcen’ çalışmalarının kıskacında. Spor bahanesiyle dernek, sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri ve birçok yapının içerisine sızmış durumda olan yapıları araştırıp, toplumun en önemli yapı taşı olan çocuk ve gençler üzerinde ‘cinsiyetsizlik’ vurgusunun sonlandırılması için önem taşımaktadır. Bu konuda örneklerin yazmakla bitirilemeyecek kadar çok oluşunu, bir tuşla görecek kadar  (google –toplumsal cinsiyet eşitliği spor / resimler )  yaygınlaştığını görüyoruz, maalesef. Arkasında durduğumuz sözümüzü bir kez daha hatırlatalım; Herkes spor yapmalı, yaptığı spor, toplumumuzu oluşturan bireylerin dini inancı ve cinsiyetiyle çelişmemeli…

TOPLUMUMUN CİNSİYETSİZLİĞİNE İLAHİYATÇILAR NE DİYOR?

İhsan Şenocak; “Toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumsal cinsiyet adaleti gibi terkipler, Allah’ın(cc) erkek ve kadın olarak yarattığı insan gerçeğini inkâr etme ve onu tarihten silme ameliyesidir. Tarih, Kur’an-ı Kerime ve insan gerçeğine operasyon yapanların hazin hikayeleriyle doludur.” Şevki Yılmaz; “Aile yapısını koruyucu, kollayıcı politikalar arttırılmalı, aksine yapılan ve yapılacak uygulamalardan vazgeçilmelidir. İstanbul sözleşmesi başta olmak üzere, ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ zırvalarına bir an evvel kulaklar tıkanmalı. Başta LGBTİ'ler olmak üzere gençliğimizi, milletimizi fesada sürükleyen oluşumlar engellenmeli ve kurumsallaşmalarının önüne geçilmelidir. Terörden de tehlikeli cinsi sapıklıklara mutlaka dur denmelidir.” Ebubekir Sofuoğlu; “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Allah’ın kadın ve erkek olarak yarattığı insanın biyolojik cinsiyetliliğin zıddıdır. ‘Toplumsal cinsiyet’ diye bir şey olamaz. İnsanlar cinsiyetleriyle doğarlar.” Nurettin Yıldız;"Kameraların önünde kullanmaktan hayâ ettiğim sözcükler var. Yaşadığımız toplum açısından bir gerçeklik var. İnsanoğlunun düşebileceği en adi, ahlaksız ilişkilerden birisi olan hatta en çukurdaki ilişki biçimi olan cinsel sapıklıkla karşı karşıyayız. Bugün ne yazık ki dünya devletleri insanların hem cinsel sapıklıklarını devlet garantisi altına almayı bir medeniyet olarak algılamışlardır." 

GÖREV VE SORUMLULAR ‘SAPKINLIĞA’ DUR DEMELİ!

Toplumsal cinsiyetsiz eşitliği adı altında cinsiyetsizliğe kapı aralayan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği projesinin, Avrupa Birliği’nin (AB) öncülük yapması ve ülkemizde gerçekleşen birçok projenin destekleyicisi olması, bu ve benzeri birliğin kuruluş amaçlarını da gözler önüne seriyor aslında. Gazeteci-Yazar Sayın Abdurrahman Dilipak, 19 Aralık 2019 tarihinde gazetemizde yer alan yazısının başlığında, haklı bir soru niteliğinde; “Hedef ‘Cinsiyet Eşitliği’ mi, ‘Cinsiyetsiz Toplum mu?’” Bu sorunun cevabı, yazısının içeriğinde ve günümüzde gerçekleşen projelerle gözler önüne serilmekte. Düşündürücü olan ise, müdahalede geç kalınması. Bazı spor branşları var ki, bayanların ‘fıtratına’ uymamasına rağmen,  bu branşlarda bayan sporcu sayısının artması, aile kurumunun tehdidinin de hız kesmeden devam ediyor olması. Biz bugün sporu konuşup, yaygınlaşmasını isterken, spora teşvik ettiğimiz çocuk ve gençlerimizi ‘cinsiyetsizlik’ felaketine sürüklenmesinin önünü geçilmelidir. Bu konuda herkese görev düşüyor ama, daha büyük görev, sporumuzun yönetim ve denetiminden birinci derecede yetkili, devletin resmi kurumu olan Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın. Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak “ Başta çocuklar, kadınlar, gençler ve engelli olmak üzere her vatandaşımıza hizmet etmeyi amaçlayan kapsayıcı spor projeleri gerçekleştiriyoruz” derken, gerçekleşen sportif projelerde, toplumun sahip olduğu milli ve manevi değerleri ön planda olmalı. Aksi halde, geleceğimizi kendi elimizle ‘erozyona’ uğratmaya devam ederiz…

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle