Spor ekonomisindeki ‘cumhuriyet’ altınları
Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak, 2023 madalya sayımız 3 bin 617’ye ulaştı ve ‘sporumuzun’ zirve yaptığı açıklamasını görünce, kendisini destekleyici bugünkü yazımızın konusu da belirlenmiş oldu.
Bir önceki dönem bakanımız Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun ‘4 yılda 20 binden fazla, 2022 yılında ise 51 branşta 6 bin 127 madalya kazandık’ demecini hatırladık. Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere, Spor Kulüpleri, Sporcular, Antrenörleri dahil, spor organizasyonların da madalya kazanmak için ‘spor camiaları’ içerisinde ‘hummalı’ bir yarış var.
Bu bağlamda, Gençlik ve Spor Bakanlığının 2019 yılında yayınladığı rapor gözümüze ilişiyor; 1053 sporcu, 785 antrenör ve 23 spor kulübüne toplam 41 milyon 209 bin lira ödül. Her biri madalya ‘cumhuriyet’ altınıyla eş değer ise, bugünkü parayla değerini, benim matematiğim biraz ‘zayıf’ olduğu için, varın siz hesaplayın!.!
AZIMSANMAYACAK SPORCU
AZIMSANMAYACAK BAŞARISIZLIK
Gençlik ve Spor Bakanlığının verdiği ‘ödüller’ kimsenin keyfi-keder değil de, belirlenen ‘Spor Hizmet ve Faaliyetlerinde Üstün Başarı Gösterenlerin Ödüllendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik’ kapsamında verilmektedir. Bu yönetmelikte, ödüllerin hangi organizasyonlar (Olimpiyat, Dünya, Avrupa Şampiyonları, Üniversite ve Akdeniz Oyunları gibi) ve hangi kategorilerde (ümitler, gençler, yıldızlar, büyükler) verildiği belirtiliyor. Altmışın üzerinde spor federasyonlar, branş ve kategori sayısı göz önünde getirdiğinizde, azımsanmayacak bir sporcu, antrenör ve yönetici sayısı ortaya çıkıyor.
Uluslararası derecelere bakıldığında, aynı başarıyı görmek mümkün değil, maalesef. Sportif başarı dendiği vakit ilk akla Olimpiyatlar Oyunları gelmekte. Türkiye olarak 2016 Rio Olimpiyat Oyunlarında 8 madalyayla 41’inci, 108 sporcuyla katılım gösterdiğimiz 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda ise 13 madalyayla 35. sırada yer aldık. Bu demek oluyor ki, uluslararası organizasyonlara sporcu gönderme yarışında ‘hız’ kesip, sporun halka-tabana yaymak için çaba sarf etsek daha yararlı olacağı kanaatindeyiz!.!
SPOR KAFİLELERİNİN EKONOMİYE MALİYETİ
Ülkesini başarı ve layıkıyla temsil eden her bir sporcu ve spor adamını, tabii ki tebrik ederiz. Bizim burada altını çizmeye çalıştığımız konu, performans sporu adı altında bir sporcunun ülkesini temsilen uluslararası spor organizasyonlara gitmesi, kıyafet, ulaşım, yemek, içmek, konaklamanın berberinde getirdiği ekonomik maliyet.
Uluslararası müsabakalar böyle, ulusal müsabakalarda ise aynı şekilde hakem tayini- yer ve malzeme tahsisi vb. milli olan sporcuna burs bağlayan, alanına göre imtihansız öğretmen ve antrenör olarak atananlar, belli derecelere ulaşan sporcusuna müşavir kadrosu, devletimizin sporcusunu şefkatli kanatları altına alması demek. Spor organizasyonlarının sponsor destekli yapılması, devletin bu konuda giderlerini azaltıldığına şahit olmadık! Bakın bir organizasyona gidildiğinde 50 ve 100, yeri geliyor bir kafile 150 kişiden olabiliyor.
Başarılı sporcunun öğretmen, Müşavir, 1000 ve 500 Cumhuriyet altını dağıtılan ödüller alması bir kenara, ‘Otobüs veya uçak dolusu müsabakalara giden kafilelerin devlete ‘ekonomik’ faturası ne kadar?’ sorusunu, acaba en son ne zaman cevap arama ve kamuoyuyla paylaşma gereği-cesareti gösterebildik. Sormak isteriz, amatör spordaki bu denli ‘profesyonel’ ekonomik savurganlık neden?!? Dünyanın hangi ülkesinde mevcut, varsa açıklayın bizde bilelim. Bu bir ‘yönetim’ zafiyetidir.
Tüm bunların yanı sıra, derece-madalya alacağım diye milli ve manevi değerlerden ödün vermek durumunda bırakılan, ülke insanım. O da apayrı bir yazı konusu!.! Ne diyelim; Cumanın hayrı üzerimize olsun inşallah…







