Spor ‘alanları’ yetmezmiş gibi ‘müzede’ de soyundurdular!.
Her cuma, spor sayfamızın bu köşesinde, spor ‘maskesi’ altında milli ve manevi değerlerimizle bağdaşmayan ‘rezaletleri’ yazıp, ilgili ve yetkililerin dikkatini çekiyoruz. Bugün ise ‘müze’ ismini alan mekânlardaki ‘rezaleti’ yazma durumunda kaldık, maalesef. Söz konusu yer Bayburt. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın her seçim sonrası ilk ziyaret ettiği ve övgüler yağdırdığı, şanlı tarihiyle özleşen şehir. Bu kadim şehrimiz, akılları şeytanın ‘kiracıları’ gibi çalışanların sergilediği ‘oyunla’, bir kez daha gündeme geldi. Bölgede yaşananlar, inanın ne ‘yaşanması’ ne ‘yazmayı’ arzuladığımız bir durum-vaziyeti yansıtıyor. Geçmişten gelen tarihi bir ‘emaneti’ koruyamamanın vicdanları sızlatacak bir durum yaşandı. Üstelik, böyle bir süreç, bölge halkının ‘tarihi’ bugüne taşınmış, dediği bir mekânda-müzede gerçekleşiyor. Benzer olayların yaşanmaması için, yazmak durumunda kaldık…
BAYBURT’TAKİ MÜZELERE DİKKAT!
Bayburtlu olarak kamunun farklı ‘kademelerinde’ görev yapan isimlerin, memleketine ‘müze’ adı altında açmış olduğu mekânların, birilerinin ‘çirkin’ emellerine alet edilmesinin, tahammül edilemeyecek bir hal aldığını görmemek ‘ahmaklık’ olur, yorumunu yapacak kadar ‘yaşananlar’ seviyesiz. Hatırlayın ‘Baksı Müzesi’ kurucusu Prof. Dr. unvanlı Hüsamettin Koçan’ın katıldığı bir televizyonda, yobaz sunucunun, ‘bölge halkı yobazların, cahillerin cirit attığı bölge’ şeklinde sarf ettiği, kişisel seviyesini gösterdiği adi ve küstahça sözlerini ve bu sözlerin sahibi karşısında, Koçan’ın sessiz kalışını. Bu kez Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Harman Sonu’ programında, ‘defile’ adı altında yöresel kıyafet ‘Ehram’a yapılan küstahça hareketler. Sahi, Bayburt’a açılan bu müzeler de neler oluyor!. TRT Haber’de yer alan içeriğe baktığımızda adı geçen defile de, Bayburt Üniversitesi öğrencileri de görev almış. (https://www.trthaber.com/haber/guncel/bayburtta-harman-sonu-programi-renkli-goruntulere-sahne-oldu-796032.html). Yöre insanı kalmamış, üniversitede okuyan ‘öğrenciler’ bile, bu kirli ‘projeye’ alet edilmiş. Oysa ki, o müzeyi yazın bizzat ziyaret etmiş, sergilenen malzemeleri gördükten sonra (bizleri 30-40, yıl önceki çocuk yıllarımıza götürdüğü için), emeği geçenlere ‘dua’ etmiştik. İşte o müze, bugün birlerinin ‘kirli’ anlayışına ‘alet’ edildi. Bir ‘duanın’, ‘bedduaya’ dönmesini kimse istemez, elbette! Bugün yaşananlar, ‘Bayburt Bayburt olalı, böyle rezalet görmedi’ sözünü hatırlattı. Bu bir projedir ve bu kirli proje bize, batılılar tarafından 1932 yılında ‘sözde’ dünya güzeli seçilen Keriman Halis’i olayı ve jüri tarafından ‘Biz Osmanlı’yı şimdi yendik’ sözlerinden hatırlattı! O gün olduğu gibi bugünde Bayburtlu, milli ve manevi değerlerine hedef alanların bu oyunu bozmakla kalmaz, sorumlulara layık oldukları ‘cezayı’ keser, düşüncesindeyiz…
ERDOĞAN’IN EN ÇOK DESTEKLENDİĞİ BİR ŞEHİRDE, DEFİLE ADI ALTINDAKİ ‘REZALET’ TESADÜF OLABİLİR Mİ?
Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde rekor oy aldığı ve ilk ziyaret ettiği gün, tribünlerden yükselen ‘Ya Allah Bismillah Allahu Ekber’ sloganlarıyla başladığı konuşmasını hatırlayın; “Kardeşlerimiz aşık ne güzel söylemiş. Söyleyin Bayburt’un vasfı halini, ülkede bulunmaz bir eşin Bayburt. Bülbüller çeker ahu zarını, seherde ötüşür kuşların Bayburt. Kahramanlar eri, Bayburt otağı, şehitler yurdudur bizde Kop Dağı. Evet, Bayburt kahramanlar otağı, şehitler yurdu. Bayburt Birinci dünya savaşında işgale karşı direnişiyle, tarihe ikinci Plevne savunması olarak geçen destansı bir mücadelenin şehridir. Hamd olsun Bayburt bu kutlu mirasa canı pahasına sahip çıkıyor.” Şimdi soruyoruz; Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın en çok oyu aldığı, siyaset üstü bir manevi değeri bulunan bir şehirde, müze adı altındaki bir mekânda ‘organize’ dışında, ‘sıradan’ bir durum, şeklinde değerlendirilebilir mi? Milletimizin dini ve kültürel değerlerine ‘ihanet-saldırı’dan başka bir anlam taşınmadığına göre, bir daha benzer durumların yaşanmaması için önlem alınması, yaptırım uygulanması gerekiyor…








