--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Lig bitti, geriye izi kaldı!..

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Futbolun Süper Liginde 34 haftalık maraton sona erdi. ‘Şampiyon Galatasaray ve küme düşen takımların dışında sizlerin hatırında futbol adına ne kaldı’ diye bir soru yöneltsek, acaba cevabınız ne olurdu? Şahsen bana sorsanız, dün söylediğimizi bugün tekrarlardım; Futbol oyunu adına koca bir hiç!
Şimdi denilebilir ki böyle bir yaklaşım Şampiyon Galatasaray’a karşı bir haksızlık olmaz mı? Olmaz, sanırım… Bizler Şampiyonu bundan tam 3-4 hafta önce tebrik etmiştik. İşte, bizim ligimiz öylesine bir lig oldu çıktı. Şimdi kafamdan şöyle bir düşünce geçmiyor değil; madem Şampiyon olan takım haftalar önce belirleniyor, 18 takımlı bir sezonda maçlar neden 34 hafta değil de, 32 veya 30 hafta üzerinden oynanmasın. Lig erken tamamlanırsa bari şiddetin kol gezdiği bir yarışta en azından daha az küfrün şahitliğini yapar, daha az kan dökülmesini sebep oluruz!...
Bakınız, yazımız nereden nereye geldi.İnanın bilgisayarın başına oturup, klavyenin tuşlarına dokunduğunuzda, yazı sizi sürüklüyor. Sporun özüne dem vurarak, güzel şeyler yazması geliyor insanın içinden ama nafile, olmuyor. Adı futbol olunca yaşananlara da bakınca, statlarda sergilenen oyunun aktörlerinin, öfke nöbetleri geçiren hastalarına benzetiyorum.
Şimdi, geçmişten aklımda kalan ve  takdir ettiğim bir söz geldi; Futbol en güzel uyutma veya uyandırma aracıdır. O sözü bugüne uyarladığımızda, geleceğe ait futbol oyunun kin, nefret, öfke ve şiddet olarak hatırlanacağı her halinden belli.
Belki pes dedirtecek kadar bu hususlarda tekrara düştük ama, son hafta da olsa statlarda yaşanan pankart olayı ve futbolu idare edenlerin demeçlerine bakar mısınız? Galatasaray tribünlerinin Trabzonspor’u 2010-2011 Sezonun Şampiyonu yapması ve Fenerbahçe takımının, açılan pankarta sert bir dille cevap vermesi. Burak Yılmaz ve Selçuk’u Galatasaray’a  kaptıran Trabzonspor başkan Sadri Şener’in ‘aldatıldık’ anlamına gelen sitem dolu açıklamalarını ‘Fenerbahçe ile düşmanlığımız ilelebet sürecek’ şeklinde tamamlaması..
Evet Ligin bittiği bir dönemde maalesef konuştuklarımıza bakar mısınız? Ondan sonra sanki çözüm olacakmış, alternatif bir seçenekmiş gibi Spordan Sorumlu Bakanımız çıkıp açıklama yapıyor; Özel güvenlik statlardan çekiliyor. Gönül isterdi ki bu açıklama, statlarda tel örgülerin kalktığı günki gibi bizi sevindiren, sporda şiddetin bittiğine işaret olsun ama nafile. Stat içerisinde asayişi, özel güvenliğin yerine polis sağlayacak(mış). Bende diyorum ki polis yetmez, siz şuna çevik kuvvet deyin daha yerinde ve gerçekçi bir yaklaşım olur, sanırım.
Evet bunlar yaşandı ve konuşuldu ligin zirvesinde. Peki ya düşme hattında. İşte o mücadelede söz düellosu, ağır ithamlar değil, sadece lige tutunabilmek için takımların müthiş mücadelesi vardı. Hatırlanacağı gibi Mersin İdmanyurdu haftalar önce Orduspor ise birkaç maç öncesi Süper Lige veda eden isimler olmuştu. Ligden düşecek son takımı ise son 90 dakika belirleyecekti.
Bu takımlar içersinde İstanbul Büyükşehir Belediyespor vardı ki, Kasımpaşa takımı ile oynayacağı maçı kazanması yetmiyor, bir üstünde yer alan Karabük ve Akhisar takımlarının rakipleri ile oynayacağı maç sonuçlarını beklemesi gerekiyordu. Ama, ne rakipleri kaybetti ne de kendisi istediği sonuçları alabilmişti... Hal böyle olunca da, 2006-2007 Sezonundan bu yana Süper Lig’de adından başarıyla söz ettiren Büyükşehir Belediyespor, lige veda etmek zorunda kaldı. Peki, turuncu lacivertliler bunu hak ettiler mi? Devre arasında Webo, Gökhan gibi yıldız oyuncuları elden çıkardığınızda, mücadelenizin kalitesi düşecektir elbette.
Bir de kafaları her zaman karıştıran ve sorulması gereken sorular var? Belediye takımı Süper Lig’de olmalı mı? Öyle ya işin içinde yabancı oyuncu, transfer ücretleri vs. var.
Bu soruyu yıllar önce Kulüpte Başkanlığı yapan Nuri Albayrak’a yöneltmiştik: Aldığımız cevap ise takımın bırakın  masraf için de olmayı, kâr ettiği yönündeydi. Tabii o zaman ile bugün arasında yıllar geçti. Dileriz mali yönden aynı çizgi devam ediyordur. Çünkü, camianın ismi sadece futbolla gündeme gelse de Kulüp 15’e yakın amatör branşla, Olimpiyatlara en çok sporcu gönderen, Türk Sporunun lokomotifi konumunda.. Dolayısıyla, her şeyde olduğu gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Gelecek sezon Süper Lig’de olmamasında vardır bir hayır’ diyoruz…

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle