--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsrail bombalarında, ne kadar pay sahibiyiz!.

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
5

İsrail, sahip olduğu ‘Yahudi’ anlayışıyla bir kez daha terör devleti olduğunu, üstelik gözümüze sokarak, vicdanımızı yaralayarak gösteriyor. İyi anlaşılması için de, daha çok mazlumu katletme küstahlığı sergiliyor. Son saldırılarda şehit olanlar 1100 kişi. Zalimin zulmüne ‘dur’ denilmediği takdirde bu sayısı giderek artacağını besbelli. İki milyonun üzerinde Müslümanın yaşadığı ve İsrail işgali-ablukasından dolayı açık hava cezaevine dönen Gazze şehrinde, şimdi su-elektrik-doğalgaz kesildiği haberleri geliyor. Okullar, camiler, hastaneler bombalanıyor. Beş bin yaralıdan söz ediliyor, şehit ve yaralı sayısı her geçen gün artıyor. Filistinli kardeşlerimiz böyle bir ‘bombardıman’ altındayken, bu insanlık dışı tablonun oluşmasına nasıl seyirci kalınabilir. Üstadın ‘Sana ülke diyenin yüzüne tüküreyim’ dediği terör devleti İsrail’in, bugün hangi aşamada olduğunu Müslüman topraklarında yaptığı insanlık dışı muameleyi gördükçe, şairin ‘Yıkılasın İsrail’ şiirinde geçen ifadelerden daha da ağırlarını hak ettiğini düşüncesine kapılıyoruz. Anadolu Ajansına düşen şu iki haber başlıkları bile, sürecin korkunç boyutlarını ortaya koymaya yetiyor; ‘Gazze’deki tek elektrik santralinin yakıtı tükendi, 2 milyonu aşkın kişi elektriksiz kaldı.’ ‘İsrail hastanelerindeki yaralı Filistinlilerin infaz edilebileceği uyarısı’. Ne kadar insanlık dışı bir tablo. Biz Müslümanların kutsal gördüğü Filistin topraklarında ortaya çıkan böyle bir tablo karşısındaki sessizliğimiz, insanoğlu olarak ne kadar aciz durumda olduğumuzun bir sonucu, Allah (cc) bizi affetsin…

HASTANEDEKİ HASTALARI
İNFAZ EDECEK KADAR CANİLER

Allah (cc) Mâide süresi 51. Ayetinde buyuruyor ki “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır.” Filistin’de yaşananlar bugünün olayı değil ki! 1947 yılından bu yana terör devleti İsrail’in işgali devam ediyor. Biz ise tüm olan bitene yıllarca seyirci kalmadık mı! Yapmamız gereken fiili eylemi erteleyerek, sadece ‘duaya’ sığınmadık mı! Peygamber Efendimiz ne buyuruyor; “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” Yaşananlar sadece bugünün hadisesi değil ki! Yılın 365 günü, bölgedeki tüm olup bitenleri gördükten sonra, kalbimizle düzeltme yoluna giderek Resulullah’ın tanımadığı ‘imanın en zayıf derecesine’ nail olmadık mı! Hal böyle olunca ‘Kahrolsun İsrail’ edası sergilerken, düşmanın kahrolması için de elinde sapanıyla şanlı direniş gösteren Filistin’deki mazlumlara bırakmadık mı! Tamam Allah (cc) bizi affetsin de, o affa uğramayı hak ediyoruz muyuz? sorusunun karşılığını bulmak için, hiç düşünme ve harekete geçme cesareti gösterebildik mi?..

SIKILAN KURŞUN VE ATILAN
BOMBALARIN NE KADARINDA PAY SAHİBİYİZ!

İsrail’deki Filistin zulmünü tanıklık edip, öfkemizi bu tür yazılar veya sözlerle ifade ederken, çok geçmiyor ki hiçbir şey olmamış gibi günlük hayatımıza devam ediyoruz. Temizlik, gıda gibi temel ihtiyaçlar gördüğümüz Yahudi ‘mallarını’ alıyoruz, spor kıyafeti dahi seçerken, aynı şekil de küffarın (Yahudi) malını tercih ediyoruz. Müslüman mahallesinde ‘patentleri’ bunlara ait içecekleri, kendi insanımız kendi elleriyle ikram ediliyor.

Hal böyle olunca da diyoruz ki, Dünya yüzündeki 20 milyon civarındaki Yahudi, mali açıdan kaynakları bu denli güçlü durumda olabiliyor. Suçluyu dışarıda aramaya gerek yok sanırım, İslam düşmanlarını kendi içimizde, biz besliyoruz. Yediklerimiz, içtiklerimiz, giydiklerimiz, kullandıklarımıza verdiğimiz, üstelik kaliteli diye ‘astronomik’ rakamlar-paralar, bugün Filistin’de Müslüman kardeşimizi sıkılan kurşun, kutsal topraklarımız diye benimsediğimiz bölgenin abluka altında olması, bombalanmasında, ne kadar pay sahibiyiz, hiç düşünebildik mi? Spor camiası içerisinde ne kadar gücünü Yahudi sermayesinden alan kitle var, hiç düşündük mü? Tabii bu soruya cevap verirken, önce üzerimizdeki Yahudi sermayeli spor kıyafetlerimizi çıkarmamız gerekiyor, yoksa söylediğimizin inandırıcı tarafı olmaz, bir kez daha kendi kendimizle çelişkili duruma düşeriz, Allah (cc) muhafaza!.

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle