--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Futbolumuz, 100. yılında İtalyanlara emanet!.

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
10

A Milli Futbol Takımı’nda teknik direktörlük görevine Stefan Kuntz’un yerine Vincenzo Montella getirildi.  Bu demek oluyor ki, Alman teknik direktör gitti, yerine İtalyan teknik direktör geldi. Milli takımın yeni isminin ‘başarılı’ olup olamayacağı inanın şahsımı ‘hiç’ ilgilendirmiyor (!). Bu bağlamda şöyle bir soru gelebilir; öyle ise niçin yazıyorsun? Mevzu geçmişten gelen, sadece bugünü kapsamadığı için, konun derinlemesine yazılması, ayrıntıların bilinmesinde fayda var. Kısacası, süreç sadece ‘skor’ olarak değerlendirilmemeli. 

Çünkü adı geçen Milli, bu ülkenin takımı olduğu için yabana atılacak, bilgilenmesi gereken gerçeklerin dillendirilmesinde yarar var. Montello, A Milli Takımda 47. Teknik direktör. Akla şu soru geliyor; 1923’ten bugüne bu kadar (rakamla 47) teknik direktör değişiyorsa, böyle bir durumda ‘başarılı’ olma şansınız da azalıyor. Çünkü, anı yaşamak, bize göre planlamanın gerisinde kalmaktır. Kimse darılmasın-gücenmesin ama yaz-boza dönen bir ülkenin futbol takımından söz ediyoruz. Süreçle ilgili ilginç istatistikler göze çarpıyor. 

Araştırmaya göre, 1923 yılında başlayan serüvende Ali Sami Yen bir (1) kez milli müsabakaya çıkıyor,  tek parti dönemi sona erdiği 1950 yılına kadar yabancı teknik direktörler hüküm sürdüğünü görmekteyiz. Billy Hunter (İskoç-1924-1926), Bela Toth (Macar-1927-1932), Fred Pagnam (İngiliz-1932), James Elliot Donnelly (İrlanda-1936-1937), Ignace Molnar (Macar-1948), Ulvi Yenal (1948), Peter Molloy (İngiliz-1948-1949-1950), Cihat Arman (1949/1956/1964/1970-1971). Tabloya baktığımızda, futbolumuzun bugünün, Cumhuriyetin ‘bir’ döneminden farksız değil. Hal böyle olunca da, ülke futbolunun neden FIFA dünya sıralamasında 42. Sırada yer almasına şaşırmamak gerek. Anadolu Ajansı’nın yer alan araştırmanın diğer ayrıntısında, sadece bir kez (1 kez) ay-yıldızlı ekibimizin başında sahaya çıkan teknik adamlar şöyle sıralanıyor; Ali Sami Yen (1923), Rumen Petrescu (1971), Gündüz Kılıç (1954), Şeref Görkey (1962), Şükrü Gülesin (1969) ve Ünal Karaman (2004). 

Bu tabloyu gördüğümüzde hemen, İstanbul’un Avrupa Spor Başkenti seçildiği 2012 yılında, teknik direktör Yılmaz Vural ile yaptığımız röportajdaki sözleri geldi aklımıza; “Löw takımın başındayken Adanaspor küme düşüyordu, beni çağırdılar takımı kurtardık. Bugün Löw nerede, uzun yıllar Almanya Milli Takımda, Yılmaz Vural ise herhangi bir takım çalıştırmıyor…” Sayın Vural’ın bu açıklamaları, en uzun süreli A Milli Takımda görev alan (135 maç) Teknik Direktör Fatih Terim’i hatırlattı. Vincenzo Montella, Türkiye’nin 100 yıllık tarihinde 21. Yabancı teknik direktör. Türkiye, İtalyan teknik adamı iki sezon önce çalıştırdığı Adana Demirspor’dan tanıdı. Süper Lig’de takımının başında çıktığı 69 maçta 33 galibiyet elde etmiş. TFF’den yapılan açıklamaya göre, İtalyan çalıştırıcıyla 3 yıllık sözleşme imzalandığının töreni bugün (çarşamba) Riva’da gerçekleşecek. Bu ‘imza’ duyurusu, TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin ‘Stefan Kuntz ile yola devam edeceğiz’ açıklamasının üzerinden on gün geçmeden (geçen hafta) Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Merkezine çağrılarak, yolların ayrılmasını hatırlattı! Futbolumuzu yönetenler için, ‘Alman ekolü bitti, şimdi İtalyan ekolü başlıyor’. Bu çağrı şahsi yorumumuz olarak, sihirli değneğe inananlara gelsin. Olan yine ülke futbolu ve ekonomisine oluyor. Sahi, İtalyan ekolü ‘başarılı’ olur mu? Düşünceye daldığınızda gülmek, pek hayra işaret olmasa gerek. 

Biz bu yazıyı yazarken, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) verilerine göre yaklaşık ülkemizde 30 bine yakın antrenör var (mış). Bunların 300-350 tanesi UEFA PRO Lisansına sahip (miş), yani Milli Takım çalıştıracak düzeyde. Kimseden bir ses var mı; yok. Herkes hayatından memnun olabilir ama, biz rahatsız olduk! Çünkü, Milli Takımlar düzeyinde futbolumuz 100. Yılında, kendi içimizden yetişen teknik adamlara değil de, bir İtalyan teknik direktöre teslim ediliyor. Üstelik üç (3) yıllığına…

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle