--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Futbolseverin Gezi Parkında işi ne!...

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Taksim Gezi Parkı. Düne kadar bu isim söylediğinde, yeşil alan, gezi alanı, dinlenme yeri akla gelirdi. Bugün ise çağrışımlar değişkenlik gösterdi. Şimdilerde ise Gezi Parkı adı, yeni oyunların sergilendiği, yakıp yıkılan mekan olarak sınıflandırılıyor.
Kötü amallerinin tutsağı olup, birkaç ağacın yerinden taşınmasını bahane gösterenler, yazdıkları senaryoyu sergilemek için, adeta Taksimi ‘sahne’ seçtiler.
İstanbul’da yaşayan bir kişi olarak, oradaki park niyetine kullanılan ve akşam karanlığının çökmesi ile her türlü nanenin yendiği mekânlar için ayaklananların amacı üzüm, bağcı…her şey bahane. Tek hedefleri yakıp, yıkmak, dökmek. Varsa yoksa etraftaki vatandaş ve kamu malına zarar vermek.
Bunların kim oldukları emniyet kayıtlarında tek tek var. Başlangıcından bugüne, gelinen nokta; Ağaç bahane terör şahane. Daha fazlası, eğer iş kaldırılan ağaçların yerinden sökülmesi ise, hak arayanların yüzlerindeki maskeler, polis panzerlerinin üzerine ele geçirilen inşaat araçlarıyla yürümek, bu yetmezmiş gibi yol kesip lastik yakmak neyin nesi olabilir!...
Evet, böyle bir ortamda futbol ailesini ilgilendiren gelişmelerde olmuyor değil. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş denilen ‘sözde’ taraftar kitleleri, el ele, kol kola Taksim’e yürüyor. Gerekçe ne; Yeşillikleri protesto etmek.
Ne gariptir ki sonrasında ne oluyor. İlgili taraftar grupları yaptıkları sözde protestolar için çıkıp, yanlış anlaşılmama adına erdemlice davranıp (ultrAslan) kendi yayın organlarında bildiri yayınlıyor.
Galatasaray taraftar grubu ultrAslan tarafından yayınlanan açıklamada ‘Şunu bir defa daha ifade etmekte fayda görüyoruz. ultrAslan Bağımsız Taraftar Oluşumu olarak Gezi Parkına destek verirken kimseden icazet almadığımız gibi bugün orada olmamak içinde kimseden telkin almadık, almayız’ ifadeleri yer alıyor.
Bildirinin son paragrafında, yapılan hareketin endişe oluşturan ‘…Son olarak hiç kimse ultrAslan’ı siyasi bir taraf olarak görüp sınamaya ve kullanmaya kalkmaması gerektiğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.’ ifadeler yer alıyordu.  
UltrAslan bu açıklamaya niçin gerek duyuyor? Taraftar grubu olarak Taksime gidildiği ve  düşünülenin aksine, ortam olarak da her türlü provokasyonun yapılmasına uygun bir zemin oluşturduğunun sezinlendiği için.
Bu taraftar gruplarının, futbolda ki öfke ve şiddeti bir kenara iterek hep birlikte Taksim’e yürümesi ve bu tablonun da önümüzdeki maçlarda tribünlere de yansıması arzusu uyandırılmaya çalışılıyor.
Bunların hepsi, uydurma senaryo olduğu için hayata geçirilmesi de o kadar güç. Onun içindir ki Spor Bakanlığı Spor Savcılarını devreye sokuyor, onun içindir ki gece maçlarının gündüze çekilmesine çalışılıyor.
Tekrar Taksim’e, kötü amellerin hayata geçirilmesi için atılması istenen fakat çoğunluğu sağduyusu sayesinde geri tepen Gezi Parkı ve taraftar gruplarına gelince, bizim dillendireceğimiz; Taraftarın yeri Taksim değil tribünlerdir. Onlar, futbolla olan tutkularını buralarda dillendirip, sporu bir siyasi rant değil oyun olarak, güzelliklerini burada dillendirebilirler.
Sporun özünde kötü amel, siyaset yok ki siz taraftar grubu olarak Taksime yürüyorsunuz. Bir kısım siyasi kimliğe bürünmüş sözde spor yazarları da bu harekete destek verip, ateşin altını körüklemesi de işin çabası.
Gerçek taraftar, tribünde futbolun seyir zevkini büründürenlerdir. Sizin ‘Gezi Parkı’ adı altında oynanan, ülke huzurunu bozmak için bir kıvılcım dönüştürmek istenen mekânlarda futbolsever olarak ne işiniz olabilir ki. Gerçek taraftarın yeri, Türk Telekom Arena, İnönü, Şükrü Saraçoğlu tribünleridir. Şampiyonluk şarkıları orada yazılır, orada söylenir. Kötü emellerin birleştiği ve adı ‘Gezi Parkı’ olan mekânlar ise, istenmeyen olayların sahnelendiği yer olarak hafızalarda kalır!...  
Not: Eğer Taksim’de yer alan taraftar grupları ‘Biz siyasete alet olmadık’ diyorlarsa, aynı gruplar bu ülke Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 16 Haziran’daki Kazlıçeşme’de düzenleyeceği mitinginde de yer almalı...

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle