Futbolda tartışma bitmez!..
Zaman hızla ilerliyor, bu ilerleme de değişimi beraberinde getiriyor. Süreç farklılaştıkça, insan, ister istemez ‘Değişimler gerekli miydi?’ düşüncesine kapılıyor. Çünkü, değişimler zaman zaman geride toz bulutu/belirsizlikler bırakabiliyor.
Geçen zaman ile birlikte, sürece önce ayak uydurmak, sonrasında ise ona yetişme yollarını iyi etüt etmemiz gerekiyor ki, içinde yer aldığımız zaman dilimi bir anlam kazansın. Hal böyle olunca, futbol gündemi de bu hızlı değişimden üzerine düşen payı fazlasıyla alıyor.
İstifa ve seçim derken bir de bakıyorsunuz, ligin bitimi ile birlikte durgunlaşan sezon, bir anda hareketlenip, heyecan vermeye başlıyor. Futbolseverde ‘Her gün yaşanan bu değişimler takımlarımızı ne derecede etkiliyor’ şeklinde haklı olarak merak uyandırıyor.
İşte Galatasaray... Üst üste gelen şampiyonluklar ve yönetim kadrosunda meydana gelen değişim. Peki, bu değişim durup dururken nereden çıktı?. Aysal, yapacağı yeni seçimle, kendine olan güveni yenileyerek, icraatlarını üç yıl daha devam ettirmek istiyor. Belki kulüp tüzüğü buna izin veriyor, belki tek liste ile başkanlığını tekrarlayacak ama seçim sonrası olacaklara bakıldığında, sürecin sancılı geçeceği her halinden belli.
Ünal Aysal kendine olan güvenini, yine kendi listesindeki isimlerle yenileyecek ama ya üst üste iki defa şampiyonluk yaşatan ve mevcut yönetiminden koparılan Ali Dürüst, Abdurrahim Albayrak, Adnan Öztürk gibi isimler ne olacak? Onlar şimdilik sessizliklerini saklı tutuyor. Eğer yeni yönetimde görev almak istemeselerdi, diğer bir ifade ile ayrılmaya gönülleri rıza gösterseydi, bugüne kadar çıkar, Ünal Aysal’ın yeni yönetimine destek verdiklerini açıklarlardı. Fakat ortamda, ısrarla sessizlik hakim. Bunun adına ‘fırtına öncesi sessizlik’ yakıştırması yaparsak, inanın abartmış olmayız.
¥
Sarı-Kırmızlı ekip, transferde Lille FC oyuncularından Aurelien Chedjou ile anlaşmaya varıldığını duyurdu. Kamerunlu yıldız oyuncu için eski takımına 6.300.000 EURO bonservis bedeli, futbolcuya ise her sezon için 2.200.000 EURO, maç başına ise 10.000 EURO ödenecek. Bu transfer, teknik olarak Galatasaray takımının sahadaki gücünü artıracak. Bir de oyuncunun takıma maliyeti var. Başarı adına Fatih Terim odaklı benzer transferler, şüphesiz saha sonuçlarını olumlu etkileyecektir, aynı olumlu tabloyu kulübün bütçesiyle ilgili söylemenin mümkün gözükmediğinin bilinmesinde fayda var.
Sözün özü; Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal’ın, erken seçim kararı almakla güven tazelediği sonucu çıksa da spor tarihi yaprakları gösteriyor ki, yönetim içerisinde meydana gelen bu tür kopmalar, başlangıçta saha içindeki sonuçlara yansımasa da mutlaka tribüne yansır. Takımın bu durumdan etkilenmemesi de mümkün değil. Bunun ayrıntısını, işleyen süreçte hep birlikte göreceğiz.
¥
Diğer takımlardaki durum Galatasaray’dan farksız mı? Değil... Beşiktaş camiası 16 Haziran’daki seçime hazırlık yapıyor. Başkanlık koltuğuna Fikret Orman gibi Serdal Adalı da aday. Adalı, 3 Temmuz şike sürecinin sanıklarından.. Kendi ifadesiyle; “Metris’e giderken vicdanım çok rahattı. Yargının kararına boynumuz kıldan ince. Adalete güveniyorum. Aklanacağımızdan şüphem yok. Olsaydı burada oturmazdım” derken, Adalı, Beşiktaş’a hizmet arzusunu, şike sürecinin önüne geçirecek bir tavır takınıyor. Bu durum, Beşiktaş’ın içinde muhalif grubun yer alması, mevcut yönetimin işlerinin takipte olacağı manası taşır ki, bu da Siyah-Beyazlı camianın yararına olur.
¥
Fenerbahçe, Aykut Kocaman ile yollarını ayırdı. Daha önce birçok defa verilen istifa kararı, bu defa direkten dönmedi ve adeta ‘gol’ oldu. Kocaman’ın takımı çalıştırdığı döneme başarısız diyemeyiz ama Sarı-Lacivertli taraftara heyecan verecek, cesur futbolu oynatamadığı için teknik adam ile tribün arasında soğukluğun yaşanmasına neden oldu. Şimdi size bir soru: Sayın Aziz Yıldırım, kaç kez istifa etti ve mevcut yönetim istifasını geri çevirdi? Peki, Ali Yıldırım neden istifa etti? Bunun cevabı ne ‘ilginçtir’ ki hiç aranmıyor. İnsan düşünmüyor değil, isimler birbirine mi karıştı ve sonradan geri adım atılmak istenmedi. Son cümle, keskin bir ifade olarak değerlendirilebilir ama bu söylemin altındaki gerçek ‘istikrar’ kelimesini öne çıkarmak gerek.
Alex’in gidişinde de yazdık, bir takıma sekiz yılı aşkın hizmet eden bir ismin bileti, anlık öfkenin/kararın sonucu kesildi. Bu durumdan da en çok F.Bahçe etkilendi.
Evet, futbolumuzun 100 yıllık çınarı olan takımlarımızda bunlar yaşanıyor. Yaşananlara acaba hangi kelime kâfi gelir!…







