--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fransa’nın spor kıyafeti barbarlığı (1)

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
7

 

Sporun, ne zaman ki sadece spor olamadığını anlarız, işte o vakit ‘doğruya’ erişmiş oluruz. Kur’an ve Sünnette bu ‘doğru’ açık bir şekilde yer almaktadır. Biz ise kutsal kitabımız ve peygamber sünnetinin bu değişmezlerin yaşantımıza yer alması konusunda, kibre kapılıp (Allah muhafaza) nefsimizi dizginleyemediğimiz için, İslami gerçekleri anlama ve hayatımıza uygulamada zorluk çekiyoruz. Yaşanılan-yaşatılan ‘anormal’ durum, sporda kendini iyiden göstermeye devam ediyor. 

Bu sürecin en önemli en fazla zirve yaptığı dönem, kıyafette ‘modernlik’ denilen, İslam ile bağdaşmayan, çağdışı uygulamalarla başladı. Bu sürecin tarihsel boyutunu bilmek, önem taşıyor. Sporu kullanarak yaşatılan ‘rezaletin’ temelleri Yunanistan’da ‘ateşi’ yakılan 1896 Atina’da, Olimpiyat Oyunları’yla atıldı. Bu sürecin ülkemizde hız kazanması, cumhuriyetin kuruluş yıllarıyla denk geliyor. Günümüzde ise zirve yaptı diyebiliriz. 

Dönemin Spor Bakanının, ‘Spor bizim en önemli vizyonlarımızdan’ derken, sporda ‘modernlik’ seviyesine dikkat edilmesine arzulardık.  Bunun bir başka açıklaması, kuralları batı medeniyeti anlayışına göre belirlenen (İslam düşmanlığıyla beslenen), uluslararası komitelerin (lobi ve localardan oluşan) devreye koyduğu kaidelerle çerçevesinde çark işletilmektedir, maalesef… 

SPORUN BİR ŞEY OLMAZLARI, 

FELAKETE SÜRÜKLÜYOR 

Sporu da kendi kirli emellerine ‘malzeme’ yapıldığı ve Müslüman kimliğine ters düşen uygulamalar olduğunu, spor organizasyonlarında görmek zor değil. Ulusal olarak isimlendirilen ülke geneli ve uluslararası diye isimlendirilen Dünya-Avrupa-Olimpiyat gibi organizasyonlarda, gücünü, şairin tek dişi kalmış canavar olarak adlandırdığı batı medeniyetinden alan anlayışın oyununa, bilerek veya bilmeyerek spor adı altında alet olunuluyor. Planlı, bir o kadar ağır ve sinsice işletilen ‘çarkın’ bir parçası olması durumuna maruz bırakılıyor.

Dur denilmediği takdirde ise, milli ve manevi değerleriniz yok oluyor. Bu yok olma, geleceğe bırakılan kötü bir eser, zarar verici bir miras olacak ortaya çıkıyor, maalesef. Bu sürecin tarihsel boyutunun nasıl işletildiğini, gelinen noktayı hep birlikte gözlemliyoruz. Bayan voleybol oynasın, bir şey olmaz. Bayan güreş yapsın, bir şey olmaz. Bayan ve erkek aynı ortamda kamp yapsın, bir şey olmaz. Eşcinsel kimliğiyle ön plana çıkan şahıs voleybolcu diye ay-yıldızlı forma giysin, bir şey olamaz.

Bayan sporculara erkek antrenörler çalıştırsın, bir şey olmaz. Engelli yüzücülerin eğitimini erkek hocalar versin, bir şey olmaz. ‘Olmaz, olmaz olmaz’ dedikçe maalesef,  çocuklarımız – gençlerimiz dur durak bilmeyen böyle oyunun bir ‘parçası’ olmak durumunda kalıyor. Bakın, derece yapan sporcu ne diyor; Dangal filminden etkilenerek güreşe başladım. Bugünler o film, eskiye göre sık gösterilmiyor.Niçin? Atı alan Üsküdar’ı geçmekle kalmadı, şeytan aklı amacına ulaştı da o yüzden. 

Hal böyleyken, ortaya çıkan böyle bir tabloyu garipsememek gerek. Bu sürece seyirci kalanlar, sporda yaşatılan bu ‘rezaletinde’ bir paydaşı olduklarını unutmamalılar…

Bugün yazımıza konu olan huşuslar, elbette ki durduk yerde oluşmadı. Fransa Spor Bakanı Amelie Oudea-Castera, başkent Paris’te 26 Temmuz-11 Ağustos 2024’te düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’na katılan Fransız ekiplerindeki sporcuların başörtüsü takamayacağı yaklaşımı, İslam düşmanlığından kaynaklandığı için, duyarsız kalamayacağımız gibi, böyle bir konuyu sadece ‘bir’ yazıyla sınırlamayacaktık. 

Bunları söylerken, yazı ve kitaplarını (22 kitap) ilgi ve takdirde takip ettiğim Sayın Fatih Duman’ın ‘Hikâyesi olmayan hiçbir şey yoktur’ sözünü hatırladık. O nedenle ‘sporun dünü ve bugününü iyi analiz edilmeli ki, yarına yansımaları ‘tek dişi kalmış batı medeniyeti canavarının’ elinden kurtulmuş olsun. Diğer türlü, gençlerimize ve geleceğimize kendi ellerimizle ‘yazık’ etmeye devam ederiz, Allah (cc) muhafaza...

Bu vesileyle, Cuma gününün feyzi ve bereketi hepimizin üzerine olsun inşallah…  

(Devam Edecek)

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle