--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

EURO 2024’teki ‘siyasi’ anlayışa Erdoğan’ın tavrı

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
8
 
Türkiye, 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Hollanda ile çeyrek final oynayarak, önemli bir başarıya imza attı. Bunu başarı olarak görmek istemeyen içerideki ve dışarıdaki ahmaklar/mihraklar, karşılaşmanın öncesi ve sonrasını (biraz da işlerine gelmediği için) göremeyecek kadar kör ve sağır olabilirler. Siz onlara bakıp da sakın aldanmayın! Görebilmek de biraz nasip, biraz da kısmet ve erdemlik işi. İşin içinde Türkiye gerçeği/değerleri değerlerinin ‘futbol’ aracılığıyla verilmesi gereken mesaj olduğu için, sürecin anlaşılması/değerlendirmesi ayrıca/daha da önem taşıyor… 

Önemine vurgu yaptığımız bu ‘gerçeklerin’ ayrıntısının ne olabileceğini, Türkiye-Hollanda maçını izleyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından çok rahat bir şekilde anlaşılabilir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, gazetecilerin sorularına eski bir futbolcu ve iyi bir sporsever edası/özgüveniyle net bir şekilde cevap verdi. Bu açıklamalarla, dünden bugüne, her defasında vurgu yaptığımız o batının kültür ve medeniyetinden beslenen haçlı ve Siyonist anlayışının insanlık için ne kadar tehlike, küresel emperyalist anlayışın sosyoekonomik açıdan olduğu kadar, spor aracılığıyla da ne kadar tehlike oluşturabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bireysel veya toplumsal olarak, bu tehlikenin farkına vararak, gerekli gardımızı/önlemimizi almamız gerekmektedir. Bu tehlikeyi spor üzerinden nasıl işletebileceklerinin son örneği, 2024 Avrupa Şampiyonası. Program yoğunluğuna rağmen, bu oyunun/çarkın nasıl döndürüldüğünün ifşası, Türkiye-Hollanda maçını Almanya’da tribünde izleyen Sayın Erdoğan’ın, ders niteliğindeki açıklamaları… 

UEFA’NIN MERİH DEMİRAL KARARI SİYASİ

“UEFA’nın Merih’e verdiği 2 maç men cezası, açık söylemek gerekirse şampiyonaya ciddi manada gölge düşürdü. Bunun izahı mümkün değil, tamamen siyasi bir karar. Bu karar vicdanları karartmıştır, ama millilerimizin moral ve motivasyonunu hamdolsun etkilememiştir. Tüm bu olumsuzluklara rağmen A Milli Futbol Takımımız Hollanda gibi bir futbol ekolüne adeta kök söktürdü. Heyecan verici, kıran kırana geçen bir müsabaka izledik.”

“Kazakistan’dan dönüşte uçak söyleşimizde de ifade etmiştim. Eğer olay bozkurt işaretini cezalandırmaksa Almanlarda kartal var, kartalı cezalandırıyor musunuz? Yok. Fransızlarda horoz var. ‘Niye horozlanıyorsun’ diyerek kalkıp da Fransızları cezalandırıyor musunuz? Yok. Fakat Türkiye’de o golün ve arka arkaya atılan gollerin heyecanı içerisinde bizim efsanelerimizde yer alan bozkurt işaretini yapan Merih’e verilen bu ceza, Merih’in şahsına değildir. Aslında Türkiye’nin millet olarak yapısına dönük verilmiş olan bir cezadır…”

“BATI ZİHNİYETİ HİÇ DEĞİŞMEDİ”

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu açıklamalarından da anlaşılacağı gibi, bugün sahada gücünü gösteremeyen Hakk’tan uzak Batılı Emperyalist güçler, tarihte olduğu gibi haksız bir şekilde ‘masada’ kazanma yolunu seçmiştir. Nitekim Avrupa Futbol Şampiyonası’nın en iyi oyuncusu olmaya aday (ki Portekiz’e attığı iki gol bunu ispatı) Merih Demiral’a iki maç ceza vermesi bunun net göstergesi. Böylesine bir süreci, Sayın Erdoğan’ın “Batı’nın bugüne kadar zihniyet itibarıyla, Türkiye’ye yaklaşımını hiçbir zaman değiştirmedi.”

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN BİR ŞANS

Türkiye-Hollanda maçını tribünden izleyen Sayın Erdoğan, Almanya dönüşü gazetecilerin kendisine yönelttiği soruları bir Cumhurbaşkanı, bir spor otoritesi, bir futbolsever gibi tek tek cevaplayarak, Türkiye için neden önemli, bir o kadar değerli olduğunu apaçık, bir kez daha gösterdi. Dediğimiz gibi bu gerçeği görebilmek için siyasetin gözlerimizi kör, kulaklarımızın sağır etmemesinin yanı sıra, aklımızı zafiyete uğratmaması gerekiyor. Spor camiası açısından, sporumuzun milli ve manevi değerlerimizle yoğurmaları için, ülkemizde spor/futbolu yöneten, başta Gençlik ve Spor Bakanlığı ve seçim arifesine girilen Türkiye Futbol Federasyonu ve Spor Federasyonu yetkililerine önemli görevler düşmektedir, vesselam…     

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle