--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

E. İmamoğlu’nun yönetemediği İstanbul, hakkını helal et!

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
5

 

Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan müjdelediği ‘Türkiye Yüzyılı’nın önemli süreçlerinden birisi de Mart 2024 belediye seçimleri. Belediye seçimleri dendiğinde, ilk akla gelen İBB ve Spor İstanbul’da yaşananlar.

Son 4 yıllık sürede dünyanın sayılı şirketi arasında yer alan Spor İstanbul’da neler yaşanmadı ki! Böyle bir süreci biz anlatmaya kalksak, inanın sayfalar yetmez. Nasıl ki ‘armut dibine düşer’, nasıl ki ‘vagonların istikameti lokomotiftir’, yönetim skandallar-zafiyetler (adını ne koyarsanız) gibi benzer bir durumda, bugün Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığını yaptığı İBB’nin iştirak şirketi, genel müdürü İ. Renay Onur’un olduğu Spor İstanbul’da yaşanmakta.

Mart 2019 yerel seçimlerine kadar Dünya’nın sayılı spor şirketleri arasında yer almayı başaran Spor İstanbul’da, o tarihten bugüne kadar, spor insanının üzüntü ve endişeye kapılacağı ne varsa yaşandı, an itibariyle de yaşanmaya da devam ediyor, maalesef.

Açılmayan tesisler, işinden-aşından edilen çalışanlar, bayan-erkek karma seanslar ve daha başka nelere şahit olmadık ki. Atılan personelinin sorunlarını dinlemekten aciz, bu sorunları anlatmak için kapısına gelen işten attıkları çalışanlarla ‘muhatap’ olmamak için, korkudan (herkes başkalarını kendisi gibi bilirmiş) koca şirketin kapısına içeriden ‘zincir’ vurulduğunu bu millet gördü.

Bu kadar aciz, bu kadar korkak, beynini kendilerinden olmayanları atmak-yok etmek anlayışıyla kin ve nefretle donatmış bir güruhtan bahsediyoruz. Söylediklerimiz inanın abartı değil. Ne demek istediğimizi, mevcut liderlerinin çalışanın ‘işten çıkarmamak’ için namus sözü vermesine rağmen, seçim sonrasında ‘sözünün’ arkasında durmayıp, geri adım attığından anlayabilirsiniz. Hal ve gidişat böyle olunca, varın İstanbul’un halini varın siz ‘kestirin’…

KAMUSAL ALANDA İDEOLOJİK VE KEYFİ UYGULAMA OLMAMALI 

Evet, Spor İstanbul’da her geçen gün yeni bir skandala ‘imza’ atmaktan geri durmuyor. Seçmen, oylarıyla göreve getirdiği ‘şahıslardan’, güveninin karşılığını almak istiyor. Bu da ancak halkın ve Hakk’ın menfaatlerini ön planda tutulduğu çalışmayla olur.

İBB’nin mevcut başkanı (düne kadar Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı idi) Ekrem İmamoğlu ve ekibi ise, bırakın kendilerine güvenenlere hizmet etme, süreci halkın yararına yönetmeyi, göz boyamaktan başka bir görev ve sorumluluk yüklenmediğini görüyoruz.

Bunları söylerken İBB Ak Parti Grup Başkanvekili Sayın Tevfik Göksu’nın 2022 yılında İBB’nin tanıtım bütçesine 849 milyon Türk Lira ayırdığı açıklaması geldi. Hangi ‘makyaj’ bunların yalan-dolanlarını daha ne kadar örtecek, merak ediyorum. Bu destekli-desteksiz atışları-sıçrayışları, çekirge misali nereye kadar sürer! İstanbul’un menfaatlerine ortak temenni olan, Mart 2024 duyar gibiyim… 

SADECE BİR ÖRNEK YETER; 

HALİÇ’TEKİ YÜZER TENİS KORTU PLATFORMU

İstanbul lafsı, E.İmamoğlu’nun İstanbulluların parasını kişisel ‘piarına’ çarçur ediyorsa, bir spor adamı olarak siyasi ideolojisine kurban edilen spor tesisleri geldi aklımıza.

Üstlendiğiniz görev ve sorumluluk kamuya ait olduğu için, sizin takibinizi yapmak da bizim mesuliyetimizde. Hiç kimsenin devletin, vatandaşın parasını çarçur etmek gibi bir ‘lüksü’ olamaz.

Tüm bunları dillendirirken aklımıza, İBB’nin mevcut başkanı ve yandaşlarının tenis oynaması (gösteri maçı için) 2021 yılında ‘şaşaalı’ şekilde Haliç’e kurulan yüzer tenis kortu platformu geldi aklımıza. Yüzme bilmediği için battı, esprisi bir yana, o tarihten (19 Mayıs 2021) bu güne, o platformu sporseverin bir daha görmediğinden emin olabilirsiniz.

Maliyetinin ne kadar olduğu belirsizliğini koruduğu yüzen tenis kortu platformu (maliyet ve akıbeti hakkında İBB Meclis Üyeleri soru önergesi sunabilirler) son görüldüğünde, Unkapanı Köprüsü’nün ayağında demirlemiş, teknelerin bağlandığı iskele babası vazifesi görüyor(muş). Hakkını teslim etme adına söylersek, İBB Başkanının haklı gerekçesi de olabilir.

Kendi dönemlerinde hat safhaya ulaşan Haliç suyunun kirliğinden dolayı bölgedeki kötü koku, yüzer tenis kortunda spor yapanların sağlığına tehlike oluşturabilir. Ekrem İmamoğlu ve mevcut ekibi bu denli ince düşünceye sahip olabilirler. İşin ‘mizacı’ bir yana, Unkapanı Köprüsü’nün hemen yanına bağlanmış durumda (son akıbetini de merak etmiyor değiliz!) Haliç’in güzelliği bozmasının yanında, bu durumdan Haliç’in simgesi olan olta balıkçıları da şikâyetçi.

Bu şikâyeti birileri İBB bütçesinin önemli bölümünü ‘reklama’ ayıran Ekrem İmamoğlu’na ulaştırmalı. Öyle ya, şunun şurasında Mart 2024 seçimlerine ne kaldı ki! Her defasında ‘16 milyon için çalışıyoruz’ tescilli yalanını (beceremediğiniz projeler, işten attığınız 10 binleri nereye koyacaksınız) arkasına sığınıyor ya.

‘Şapka düştü, kel göründü’ sözüne istinaden, E.İmamoğlu ekibine sonra demesin ‘Ne kayakta, ne de balık lokantasındaydım, bu durumdan neden beni haberdar etmediniz!’

Ezcümle; hakkını helal et İstanbul, seni kimler yönetiyor. İstanbulların tek tesellisi ise, Mart 2024 seçimlerine az bir süre kalmış olması…

(Haftaya; İBB Spor İstanbul’da son durum!)  

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle