--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası Türk sporu (2)

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen
5

 

2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde ‘zaferle’ çıkan Cumhur İttifakı ve Erdoğan’dan sonra, şimdi gözler Sayın Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığında kurulacak yeni kabine listesi ve Bakanlar Kuruluna çevrildi. Lider vasfına sahip isimler değişmesi güç olmasının nedeni, istikrar ve üretkenlikten kaynaklı. Halk çoğunluğunun Sayın Erdoğan’a olan güveni ve kendisine lider olarak gördüğünü, 2002 yılından beri girdiği 15 genel seçim, referandum ve yerel seçimi kazanmasından anlıyoruz. Millet İttifakının adayı Kılıçdaroğlu ise Sayın Erdoğan’a karşı tam 10 seçim kaybettiğini tarihi kayıtlar bize gösteriyor. Başkan Erdoğan’ın Allah’ın izni, milletinin desteğiyle, girdiği her seçimden güvenoyu alarak çıkması sağlıktan ulaşıma, sanayiden tarıma, savunmadan sosyal desteklere kadar her alanda ülkeye kazanım sağlamakta. Sporda bu kazanımlarda önemli bir yere sahip…

GÜVEN VE HUZUR ORTAMI İÇİN 

SARF EDİLEN GAYRET

Ülkeye yapılan her bir yatırım eğer vatandaşın yararına oluyorsa, değer kazandığını yeni bir seçim sonucunda gördük. Sayın Erdoğan bir konuşmasına dikkat kesilelim; “Devletimizin her alanda hedeflerimize ve hayallerimize uygun güce kavuşması için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Kendi vatandaşlarıyla birlikte tüm dostlarının ve kardeşlerinin de ümidi haline dönüşen bu ülkenin siyasi, ekonomik, askeri her alanda daha da büyümesi ve güçlenmesi için daha çok gayret göstereceğiz.” Yapılan her çalışma, ülkenin her alanda güçlenmesi için. Sarf edilen gayret ve çaba, ülke bütünlüğü ve güçlenmesini sağlamak, milletimizin güvenli, huzurlu bir hayata kavuşturmak, anlayışıyla hareket eden bir lider. İşte o vakit kendinizden emin olarak, hedefe kararlı bir şekilde yürümüş olursunuz. 14-28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden ‘zaferle’ çıkılmasının en önemli sebebi, Sayın Erdoğan’ın, bizlerin şahit oluğumuz (gözle görülür yatırımlar) kendi ifadelerinde de belirttiği, devletimizin her alanda hedef ve hayallere uygun güce kavuşması için gece gündüz çalışmaya devam edilmesi…  

TÜRK SPORU İÇİN ‘ERDOĞAN’IN ÖNEMİ

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın liderliğindeki gerçekleştirilen yatırım ve gelişimin önemli ayağını da spor oluşturmaktadır. Parlamenter sistemden Başkanlık sistemine geçtiğinden bugüne bir dönem, diğer bir ifadeyle 5 yıl geride kaldı. Başkanlık döneminin çıraklık olarak nitelendirilecek sürecinde, sporda önemli spor yatırımları da üzerine düşen payı aldı. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın sporun içinden gelmiş olması, 16 Bakanlıktan birisinin Gençlik ve Spor Bakanlığı olmasını sağladı. Spor Bakanlığı’nın, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı kadar önemsendiğini gösteriyor. Peki, bu güven sportif yatırım ve organizasyonlara yeteri kadar yansıtıldı mı? Görev verilenler, kendisine verilen yetkinin üstesinden gelebildi mi? Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu göreve ilk geldiğinde mesaj niteliği taşır düşüncesiyle ‘Bakan Kasapoğlu’na spor reçetesi’ (27 Temmuz 2018) başlığı altında bir yazı dizisi hazırlamıştık. Yine bu satırlarda yer alan yazımızın özünü, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın Türk Sporu için bir şans olduğunu, Sayın Kasapoğlu’nun kendisine layık görülen bu görevi iyi değerlendirilmesi gerektiği, vurgusu oluşturuyordu. Spor Tesisleri ve sporcu sayısı bakımından en son açıklamasında ne dedi Bakanımız Sayın Kasapoğlu “Özellikle 20 yıllık sürede 40’tan fazla stadı inşa eden bir ülke yok… Geçen yıl 50’den fazla branşta 6 binden fazla madalya kazanıldı…” Buna benzer geçmişte yaptığı açıklamaları hatırlayalım; “2002 yılında 278 bin olan lisanslı sporcu sayısı, bugün 12 milyona yükseldi. Lisanslı sporcu sayımızın yüzde 40’ı kadın sporculardan oluşuyor ve bu oran her geçen gün artıyor…” Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun bu açıklamaları, spordaki ‘rakamsal’ değerleri, sporda tesisleşme, lisanslı sporcu sayısı ve sportif başarının yansıması. Bu tablo mevcut hükümetin spora verdiği önemin yansıması. Devam edelim…

SEÇİM SONRASI SPOR POLİTİKAMIZ NE OLMALI

Spor Bilim uzmanı olarak bizim üzerinde düşünüp kafa yorduğumuz, sporda tesisleşme, lisanslı sporcu sayısı ve sportif başarıyı artıracak yatırımların önemi kadar, uygulanan spor politikalarının halkın milli ve manevi değerleriyle ‘uygun’ olup-olmama hususu. Sporu yönetenlere, çocuk ve gençleri spora yönlendiren ailelere,  toplumsal mesaj olması açısından, yine bu satırlarda sayısız yazılar yazdık. Performans sporun başlangıcı olan lisanslı sporcu sayısı övünülürken, sportif başarıya giden her yol ‘mubahtır’ anlayışına sahip olunmaması gerektiğinin önemine dikkat çektik. Bakın, 2021 tarihinde ‘Haramı sporla meşrulaştırma harekatı’ başlığı altında düşüncelerimizi paylaşmışız. 19 Nisan 2019 tarihinde ise ‘Sporun ideolojik ve hormonal boyutu’ isimli, literatüre girmesi gereken ifadelerin yer aldığı bir başka yazımız, yine bu satırlarda yer almış. Sözün özü; Spor politikaları belirlenirken, sporu kullanarak geride enkaz bırakmak isteyen ‘anlayışa’ karşı dikkatli olalım. Her bir düşünce ve yatırımımızın kaynağı Kur’an ve Sünnet olmalı ki, 14 ve 28 Mayıs seçimleriyle birlikte eriştiğimiz yeni bir ‘tarihi’ fırsatı, insanlık için kazanıma dönüştürelim…  

 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle