--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Avrupa ‘arenasında’ futbol ‘ziyafeti’…

Ahmet Gülümseyen
Ahmet Gülümseyen

Fenerbahçe oyun ve skor olarak anlamlı bir ‘Lazio’ galibiyetine imza attı. Yazımızın sonunda söyleyeceğimizi başında söyleyelim; Sarı-Lacivertli ekip ‘takdiri’ hak etti.
Eğer maç kazanmak istiyorsanız sahadaki oyuna iyi hakim olmanız, kontrol altında tutmanız gerekiyor. Mücadeleye hızlı başlayan Lazio karşısında, savunmanın dikkatli olması, ihtimale dayalı bir ‘skor’ avantajıyla sarsılacak Kanarya’nın da önüne geçmiş oldu. Lazio’nun çalıştırıcısı ‘dersine’ iyi çalışmış olacak ki, temsilcimizin gol bölgelerindeki etkili ismi Musa Sow ve Webo’nun, direkten dönen top dışında, ilk 45 dakikada etkisiz olmasına neden oldu.
Karşılaşmanın ikinci bölümünde rakip oyuncu Onazi’nin kırmızı kartla oyun dışı kalması, F.Bahçe’nin oyununa da yansımaya başladı. Sağlam bir defansa sahip Lazio’yu aşmak, düşünüldüğü kadar kolay değildi. Ceza sahası içinde Laziolu oyuncu Radu’nun eline çarpan topu, penaltı atışıyla Webo gole çevirince, Kadıköy adeta ‘bayram’ havasına döndü.
Caner’in oyuna girişiyle, iyice havası yerine gelen Kanarya, bu oyuncunun ceza sahası dışında kaleyi gördüğü topta, Kuyt fırsatçılığını konuşturunca, gerek bu maç, gerekse rövanş karşılaşması için büyük öneme sahip 2-0’lık skor avantajını İtalya’ya taşımış olduk. İnsanın aklına şu soru gelebilir; Fenerbahçe iyi değildi, bu sonuç rövanş için yeterli olacak mı? Benim aklıma da şu cevap geliyor; Siz elde edilen skoru alın, gerisini rakip düşünsün.
Bu maçta tartışılacak bir husus var: Penaltı pozisyonu. İskoç hakem William Collum, Radu’nun eline çarpan topta, 2 nolu yardımcı hakem William Conquer’e uyarak penaltı kararı verdi. Benzer bir pozisyon Real Madrid-Galatasaray maçın da da yaşanmıştı. Bu defa verilen karar doğruydu.    
Mücadele ve tur 90. dakikanın uzatma dakikalarında elde edilen gol F.Bahçe için turun habercisi oldu. Orada maç kaç kaç biter, 90 dakikanın skoru kime güler bilemem... Bildiğim gerçek, 2-0’lık neticenin ‘yabana atılacak’ bir durum olmadığı, Sarı-Lacivertli ekibin atacağı bir gol, Kanarya’nın işini oldukça ‘sağlamlaştıracağı’. İtalyan ekibinin maça seyirci desteğinden yoksun çıkacak olması, (UEFA sayesinde) boş tribünlere alışık F.Bahçe’nin işini kolaylaştıracak.Dahası; Lazio ile 180 dakikalık mücadelenin adının, ‘Tur Fenerbahçe’nin’ olacağını umut ediyoruz.
•
Avrupa’daki diğer temsilcimiz Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ettiği Real Madrid karşısında bizlere unutamayacağımız bir 90 dakika yaşattı. Yıldızların sahne aldığı maçta, oyunun ‘kalitesi’ belki sınırlı, belki sonuç olarak arzu edilemeyen ‘skor’ ortaya çıktı.. Ama, şahsen ben unutamayacağım bir gece yaşadım desem, abartmış olmam.
Galatasaray karşısında Real Madrid klasına yakışır bir oyun sergiledi. Maçtan önce bahsetmiştik; kendimize olan güveni kaybetmeyeceğiz, ama rakibin ‘kalitesi’ belli. Bir Ronaldo bile, ayağına top geldiğinde tek başına ‘milyonları heyecanlandırmaya yetiyordu’ desek, sanırım abartmış olmayız. Benzer durumu Galatasaraylı oyuncu Drogba için de söyleyebiliriz. Bu demek oluyor ki, sergilenen oyun ve mevcut sonuç, eldeki malzemeyle eşdeğer.
Ne derler, ‘gömlek’ farkı.
Ülkemizde her zaman yaşanan ‘hakem hataları’, G.Saray ve F.Bahçe maçlarında da yaşandı. Dikkatimizi çeken, verilen kararların olumlu ‘ibresi’, ev sahibi ekiplerin lehine olması. Hatırlayın, G.Saray maçında ne oldu.. 26. dakikada Felipe Melo’nun, gelen kafa topuna vuruşunda top Sami Khedira’nın eliyle buluşmuştu. Ve Burak Yılmaz’ın ayağına basılarak düşürülmesine, Norveçli hakem Svein Oddvar Moen’nin seyirci kalmıştı. F. Bahçe maçında olduğu gibi ‘elle müdahale’ ve ‘penaltı’ pozisyonunda çıkan kararlar, bizlerde böyle kanaat uyandırdı.
Sonuç olarak; önce Milli Takım, ardından takımlarımızın Avrupa maçlarında gösterdiği ‘takdir edici’ mücadele...
Kısacası, baharın kendini iyiden iyiye hissettirdiği şu günlerde, G.Saray ve F.Bahçe bizlere güzel bir ‘futbol’ ziyafeti sundu...    
 

Ahmet Gülümseyen Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle