--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hukuk, ahlak ve ekonomi

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
42

Kasım ayında MAG danışmanlığın yaptığı kamuoyu araştırması açıklandı. Kamuoyu; kamuoyu araştırma şirketlerine  %38 güveniyor. %26 kısmen, %25’i güvenilmez bulurken; %25’in bir fikri yok.. Bu “Fikri yok”lar önemli. 140’a yakın partinin 10-15’ini çık, tamamı o kadar etmez. Bu kitle, çeyrek ekmek arası döner, bir kutu ayran, mini bir konser ve 1 sayfalık, reklam ajansında hazırlanan siyasi reklam spotlarından oluşan bir konuşmaya %7 oy verdi geçmişte.

Bu arada, şu kamuoyu şirketlerine güvenenler var ya, onlar da kendi şirketlerine güveniyor, ötekilerinkine güvenmiyor. Yani adil bir şahidlik sözkonusu değil o konuda, genel anlamda, istisnalar müstesna!

Sözkonusu açıklamada beni korkutan bir sonuç vardı: Araştırmaya katılanların %60’ı ülkenin temel sorununun ekonomi olduğunu söylüyor. Eğitim ve kültür alanındaki yetersizliği temel sorun olarak görenler %10, göçmenlerden kurtulursak kurtuluruz diyenler %12, adaletsizlik ve ahlaki sorunlar diyen %12, %6’sı başka sebebler öne sürmüşler.

Hani adalet mülkün temeliydi! Adalet yoksa, hiçbir şeyin teminatı yoktur. Ahlak yoksa hangi adaletten söz ediyorsunuz ki. O zaman avukat tutmaz hakim tutarsınız! Bunu anlamak için faal bir akla ihtiyaç var. Maarifi sorun olarak görenler %10’da kalmış. Aslında o eğitim ve kültür dediğiniz yapı da, müfredat, İK, finansal destek kaynakları itibarı ile “aydın ihaneti” ve “aydın yabancılaşması” olarak ciddi eleştirilere muhatap olan kesim. Hani derler ya “Beni bir tek sen anladın, onu da yanlış anladın diye, o hesap”.

Aslında bir “kahtı rical” dönemi yaşıyoruz. Bizi biz yapan değerlerden koptuk-uzaklaştık. Yani “alameti farika”mızı, bizi ötekilerden ayıran farklılıklarımızı kaybettik. Din “irtica”, dindar “mürteci” diye tanımlandı yıllarca. Bilim, sanat, felsefe, ekonomi, siyaset, tarih hepsi batıdan aktarma şeyler. Din, tarih ve sağlık, artık magazin konusu oldu, magazinleştirildi. Toplum din, ahlak, gelenekten kopartılarak kişisel planda BİREY’leştirilirken toplumsal planda cinsiyeti bile dönüştürülmeye çalışılan Seküler bir GENOM topluluğuna dönüştürüldü.

Toplum kanaat önderleri üzerinden “kökü mazide olan ati” anlayışı ile geleceğe hazırlanmıyor, aksine toplum mühendisleri eliyle dahili ve harici güçlerin piyonu haline getiriliyor.

Ha! Bu arada kamuoyu araştırmasına şu “Dış güçler” konusu da yansımış. Sormuşlar, son zamanlarda fiyat artışı ve kurdaki dalgalanmanın sebebi nedir? Cevap: %54 ekonomi kötü yönetiliyor. %24 döviz kurundaki artış. %8 zincir marketler, %8 dış güçler, diğerleri %6, %10 kararsız, bilmiyor. Burada %8’in “Dış güçler” konusu önemli.. O hangi dış güç? Birine göre AB, birine göre, NATO, birine göre ABD, birine göre Çin, Rusya, Yunanistan filan olabilir?

Bu dış güç dediğiniz yeni bir şey değil. “Ey Türk gençliğinde bu tesbit yapılır: “İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.” Şimdi birileri “Bedhah ne demek?” diyebilir. “Kötü kişiler”. “Dahili”, “İç;Harici”, “Dış” kötüler, yani düşmanlardan söz ediyor. Zaten sözün devamında buna işaret var. Yani bu konu Kemalist bir slogan olarak siyaset tarihine geçti ve orada o gün suçlananlarla, bugün burada suçlananların da zaman içinde değiştiğini söylemek de mümkün. O gün dış düşmandan anlaşılan bugün “dost” ve “müttefik” oldu! O hızla “rakıyı içince” “Yunan’la kardeş” de olduk netekim!

Kişi ya da bir iş, bir söz kötü ise, o “dahili” de olsa “harici” de olsa ben onlardan değilim. Eğer iş ve söz güzelse, o dahili de olsa, harici de olsa o söz ve iş benim başımın üzerindedir. Zira “onlar sözü dinler, doğrusuna tabi olur, yanlışına karşı çıkarlar”. Hikmet de mü’minin yitik malıdır. Firavunun karısı “Asiye” olunca, hizmetkârı “Haacer” olunca o benim annem olur. Hz. Lut’un karısı, Hz. Nuh’un karısı olunca o benden uzak dursun!

Yukarıda Maarif, Hukuk ve Ahlak’ın ıskalandığını yazmıştım. Başımıza gelen felaketi anlamak için şu hususa dikat edelim: “Allah cahil ve zalim bir topluluğa yardım etmez. Ahlaksız, fasık o toplulukların işlerini sarp dağlara sardırır ve onlar kendilerini değiştirmedikçe Allah onlar hakkındaki hükmünü değiştirmez. Sonuçta her topluluk layık olduğu şekilde idare olunur. Bir topluluğa, kişiye, ülkeye bakın, orada hukuk, ahlak ve ekonomi nasıl o zaman onlar nasıl bir topluluk ve halleri nicedir, hemen anlarsınız. Bu hesapta ekonomi genel olarak sonuçtur. O sonuç, tekrar o süreci tetikler, yani yılan kendi kuyruğunu ısırır!

Kamuoyu araştırmasındaki tesbitler, vahiydeki tehditlerle örtüşünce bugün memleketimiz, İslam dünyası ya da dünya böyle sorusunun cevabı daha net şekilde ortaya çıkabiliyor. Ama kim okuyup, düşünüp ona göre bir yol takip ediyor ki!

Eminim herkes başka sonuçlara bakmıştır, bu kamuoyu araştırmasında! Mesela bugün seçim olsa kim ne kadar alır! Söylüyorum: Babanız peygamber olsa gelse, sizi kurtaramaz. Peygamberler kurtarıcı değil, Onlar kurtuluşa çağırırlar. Göklerin ordularının komutası, göklerin hazinelerinin anahtarı Onların ellerinde değil. Kader, rızık ve ecelimiz O’nun elindedir. Onunsa ortağı yoktur! Ve herkes layık olduğu şekilde yönetilecektir. Biz kendimizi değiştirmeden Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Ve Allah (cc) bizi mallarımızı, canlarımızı, sevdiklerimizi kimi zaman artırarak kimi zaman eksilterek imtihan edecektir. Allah servet ve iktidarı halklar, ülkeler arasında evirir çevirir ve hepsi bir imtihan içindir. Bize düşen bu hercümerc içinde Hak’kı üstün tutmak ve O’nun rızasını düşünmektir..

Herkesin daha çok merak ettiği şeyler, benim için çok da anlamlı değil. Onlar sadece sonuç, burada asıl önemli olan süreç, biz o süreçte ne yapıyoruz. Bana sorarsanız gidişat iyi değil. Erken seçime karşı çıkmayanlar %48+15=63, ülkenin iyi yönetilmediğini söyleyenler de %50’nin üstünde. Zaten herkes kendi çevresine adil bir şahid gözüyle bakacak olursa, gerçeği görecektir. Bugünlük de bu kadar. Ha! Kim misgali zerre kadar iyilik ya da kötülük yaptı ise karşılığını görecektir. Dünya yansa, siz o 40 kişi yani Nuh’un gemisine binenlerdenseniz korkmayın, mahzun olmayacaksınız. Sizi, gören, duyan, bilen, hüküm sahibi bir Allah var! Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(42)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sahin

2 Aralık 2021 23:01

Ulke iyi yonetilmesse kim iyi yonetir onuda soyleseler

Cavap olarak yazılmış soruya cevap

1 Aralık 2021 13:51

Yorumumu daha dikkatli okumanızı rica ediyorum. Farklı düşündüğümüzü de zannetmiyorum. Yeri, zamanı, şekli itibariyle, söylenmiş bir doğru söz bazen yanlışın kendisinden çok daha büyük kaosa neden olabilir. Doğrucu davut olarak böyle bir pişmanlığı yaşadığım için biliyorum ve niyeti halis olan bir kardeşimin bunu yaşamasına gönlüm razı değil. Yoksa, yanlışlara susalım diye bir zilleti tabii ki tavsiye etmedim. Çok kritik bir dönemden geçiyoruz ve önce bu badireyi atlatmamız gerekiyor. Hatalar, yanlışlar da akabinde muhakkak istişare ile ele alınmalı. Hataların düzelmesi için, yeri-şekli-zamanını gözeterek elimizden gelen hayırlı çabaları göstermek hepimizin boynunun borcu. Selam ve dua ile..

ahmet

1 Aralık 2021 11:30

Sayın hocam ya Bediüzzaman Saidi Nursi gibi ya siyaseti tamamen bırak yada bu işleri bırak bu işlerin orta yolu olmaz ya hoca ol ya siyasetçi.Ben seni kınamıyorum dost olarak boynundaki akrebi gösteriyorum.Her konuda hem bilgi hem fikir sahibisin ancak benim gibi az bilgili adamlar kadar isabetli ferasetli düşünemiyorsum çünkü siyasetle çok hemhal olmuşsun.Arkadaş bu faiz her türlü bitecek ki sorunlar kalıcı çözülsün.Siz esas dünyaya islami finans sistemi nasıl yerleştirilir ona kafa yor.Gavurlar nasıl eksi faiz yapıyorsa bizde yapabiliriz.Büyük bir çocuk doğuyor doğum sancılı olur.Bediüzzamanın yüz sene önce gördüğü şeyi burnunuzun dibinde göremiyorsunuz.Arkadaşlar islam ve islamiler 2071 e kadar hep terakki edecek tabi ki maddi manevi bir musibeti başımıza getirmezsek.Artık bunu görün.Ümidin üzerine tuz sirke döküp ümitten bahsedip durmayın.

Nostalji

30 Kasım 2021 23:53

Bana sorarsanız gidişat iyi değil. 

H.Bulat

30 Kasım 2021 23:20

Bay Kemal; Senden ve ailenden bıktık ćek git artık.Bu ülkede seni seven insan ancak %30 civarında.Çaldiklarınız çırptiklarınız sizin ve ailenizin olsun.Yeyer ki bu milleti soymayı bırakın artik(!)

Fsm

30 Kasım 2021 21:49

Hukuka, adalete ve ahlaka verdiğiniz değere katılmamak elde değil. Peki size bir soru sorayım Sayın Dilipak: Devletin memuru anayasaya aykırı iş ve işlem yapabilir mi, el cevap yapamaz. Ama maalesef bizim devletimizin memuru bunu yapıyor

Nahit sazoglu

30 Kasım 2021 21:23

Yillar once yagmalanan ulke turkiye kitabinizi okumustum cok faydalandim cok uluslu sirketlerin ulkemizi nasil somurdugunu care milli gorus acilen adil duzene gecmeliyiz

Yutubda murat akanın bir videsu var gikkat sistemi çökertecekler diyor

30 Kasım 2021 18:09

Bu sistem Türkiye deyil dış güç dinlerseniz daha iyi anlaşılır.

OYTUN TEMEL

30 Kasım 2021 16:54

Hocam ekonominin direği TCMB, ama Hiç fonksiyonu kalmayan bir kurum. Sayfasında fiyat istikrarını korur diyor, hangi istikrar? Arabayı atın önüne koyuyor iktidar. Önce ihracatı ve üretimi arttırırsınız ondan sonra faiz zaten kendiliğinden düşer. Önce faizi düşürürseniz millet kredi alıp dolar alır, doları zıplatır, dolar enflasyonu arttırır ve kısır döngüye girersiniz. Zaten yurtdışı borçlanma faizi arttı bile. Artık millet bu kadar açık hatayı bilinçli yaptıklarını düşünüyor. Amaç işgücünü ucuzlatmak ve ihracatı arttırmak. Halk fakirleşmiş kimin umurunda!

Mehmet

30 Kasım 2021 16:38

Carı açığın ve enflasyonun fazla olduğu ülkede faiz ve zamlar kaçınılmaz. 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle