Biz "Şark çıbanı" diyoruz, "Diyarbakır çıbanı, Antep çıbanı" diyoruz ama, dünyada çok yaygın olduğundan her ülkede, kendi yörelerinin, şehirlerinin adıyla da anılıyor. Meselâ Suriye'de adı: "Halep çıbanı" Irak'ta "Bağdat çıbanı" Hindistan'da "Delhi çıbanı" Tıbbî adı ise: Wright Hastalığı, kutanöz layşmaniyazis veya Leishamania tropica.
Akdeniz ve Ortadoğu’da çok sık görülüyor. Özellikle geri kalmış ülkelerde Ortadoğu, Afrika ve Hindistan'da salgın halindedir. Hastalık parazit taşıyan dişi tatarcıkların kişiyi ısırmasıyla insana geçer.
Hayvandan alıp insana veriyorlar
İnsanların derisinde oluşturduğu önemli ve sağlık bakanlığına bildirilmesi zorunlu bir hastalıktır.
Tatarcık ve sivrisinek görüntü olarak hemen hemen aynıdır. Tatarcık vücudu tüylü olup sivrisinekte tüyler yoktur. Tatarcığın rengi mat sarı renkte olup donuktur, sivrisinekte ise renk daha canlı ve bedeni tüysüzdür. Çıplak gözle ilk etapta bunları ayırt etmek kolay değildir.
Şark çıbanı hastalığının temelinde “leishmania tropica” adlı bir parazit vardır. Hastalık direk olarak phlebotomus (tatarcık) adı verilen ara hayvanları aracılığı ile bulaşmaktadır. Aynı zamanda karasineklerde şark çıbanı hastalığını bulaştırmaktadır.
Dişi tatarcıklar bu paraziti at, koyun, köpek gibi hayvanların kanını emerken alırlar. Parazitler insanda deride hastalığa sebep olurlar. Fakat iç organlara ve diğer dokulara yayılım yapmazlar. Dişi tatarcığın ısırdığı yerde 2-3 milimetre çapında, kahverengi-kırmızı renkte bir kabarıklık oluşur.
Kimi tez geçer kimi birkaç senede
Zaman geçtikçe söz konusu pembe leke daha belirgin hale gelir ve 5. günden sonra sertleşip kabarır. Gün geçtikçe renkleri koyulaşır. Şark çıbanı ortalama 1 yıl sonra kendiliğinden kaybolabilir ve leke izi kalabilirken bazen de leke açılan yara şeklini alabilir. Yara kabuğu tutup kaldırıldığında, bazı çıkıntılar görülür ve bu çıkıntılara çivi belirtisi denir. Bu tür vakalarda hastalık birkaç sene sonra iz bırakarak iyileşir.
Şark çıbanı daha çok alın, burun, çene, yanaklar, boyun ve kol gibi açık bölgelerde daha çok meydana gelir. Şark çıbanı hastalığını hayatımda bir defa geçiren kişi bir daha şark çıbanı hastalığına yakalanmaz.
Çocuklarınızı uzun süre emzirin bağışıklığı güçlü olsun
Bu oluşuma hekimler nodül tabir eder. Bu nodülün üstü sert bir kabukla örtülüdür. Bu kabuk ve lezyon yaklaşık 1 sene sonra açılır ve yara halini alır. Hastalık yaklaşık birbuçuk yıl sonra iz bırakarak iyileşir.
Bağışıklığı sağlam kişilerde tek bir yara oluşturan şark çıbanı, bağışıklık problemi olan insanlarda çok sayıda ve büyük yaralar oluşturarak seyreder.
Şark çıbanı tedavisi
Şark çıbanı tedavisinde yara içine emetin, atebrin şırıngaları uygulanır. Bu yöntem ilk kez Hulusi Behçet tarafından kullanılmıştır.
Antimon bileşikleri, Amfoterisin B, Neostibosan türü ilâçların damar veya kas vasıtasıyla vücuda verilmesi de şark çıbanı tedavisinde oldukça faydalıdır.
Antibiyotik ve Sulfonamidler yaranın olduğu yerdeki bakteri infeksiyonlarının tedavisi için kullanılır.
Bu esnada yara kabukları düzenli temizlenmeli, pansuman edilmeli ve temiz gazlı bezle kapatılması gerekir.
Şark çıbanı hastalığından korunmak için, ilk önce tatarcık sinekleriyle savaşmak gerekir. Bu sebeple bu sineklerden uzak durulmalı çevre sağlığına, hijyene dikkat etmek gerekir.