• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Rezalet ki ne rezalet! Bu kadar Yunan propagandasını ne karşılığında yapıyorsunuz?

Yeniakit Publisher
2024-07-23 15:15:00 -
Rezalet ki ne rezalet! Bu kadar Yunan propagandasını ne karşılığında yapıyorsunuz?

Oğuzhan Bilgin, Yunan propagandasının Türkiye'de yaygınlaştığını ve bu durumun tarihsel gerçeklerle örtüşmediğini söyledi. Bilgin, Yunanistan'ın Türk düşmanlığı üzerine kurulduğunu ve Türk milletinin unuttuklarını hatırlamaları gerektiğini belirtti. Yunan şarkıcıların ve sanatçıların Türkiye'deki etkinliklerine dikkat çeken Bilgin, bu tür propagandaların Türk toplumunu yanıltabileceğini ifade etti. Akşam gazetesi yazarı Bilgin, Türk milletinin tarihine ve kültürüne sahip çıkmasının önemini vurguladığı yazısında şunları kaydetti:

Oğuzhan Bilgin, Yunan propagandasının Türkiye'de yaygınlaştığını ve bu durumun tarihsel gerçeklerle örtüşmediğini söyledi. Bilgin, Yunanistan'ın Türk düşmanlığı üzerine kurulduğunu ve Türk milletinin unuttuklarını hatırlamaları gerektiğini belirtti. Yunan şarkıcıların ve sanatçıların Türkiye'deki etkinliklerine dikkat çeken Bilgin, bu tür propagandaların Türk toplumunu yanıltabileceğini ifade etti. Akşam gazetesi yazarı Bilgin, Türk milletinin tarihine ve kültürüne sahip çıkmasının önemini vurguladığı yazısında şunları kaydetti:

"Asırlar boyu idaremiz altında kalmış, barış ve özgürlük içinde herkesin kendi kimliğini yaşamasına müsaade edilmiş eski vilayetlerimizde 19. Yüzyılda İngilizler, Fransızlar ve Ruslar Yunanistan diye bir proje devlet kurulmuştu.. 1821'deki Mora İsyanı'nda 30 bin Türk'ü yakarak, kafalarını keserek öldüren Yunanlar o icat edilmiş devletlerini bu katliamların üzerine, emperyalistlerin hediye etmesiyle kuruyordu. Sonrasında da Türkiye'ye karşı açtıkları savaşların hepsini kaybetmelerine rağmen emperyalistlerin müdahalesiyle topraklarını Türkiye aleyhine defalarca genişleteceklerdi.

Katliamlar Mora'yla sınırlı kalmadı. Atina'daki Türk mahallesi içindekilerle birlikte yok edildi. Teselya'da, Drama'da, Selanik'te, Kavala'da, Batı Trakya'da, Girit'te ve en sonunda da Anadolu'daki işgallerinde katliamlara devam ettiler.

Peki, bugünkü Yunanistan topraklarında kalmış vilayetlerimizden gelip göç etmek zorunda kalan Balkan göçmenleri dedelerinin, ninelerinin yaşadıklarını ne kadar biliyor?

İzmir'de, Aydın'da, Uşak'ta, Afyon'da, Eskişehir'de, Kütahya'da, Manisa'da, Bursa'da yaşayanlar 1919-1922 arasında Yunanların yaptığı katliamların, tecavüzlerin ne kadar farkında?

Ya çok daha yakın zamanda Kıbrıs'ta yaptıkları katliamları ne kadar hatırlıyoruz?

İmparatorluk kurmuş, "öteki"si olmayan bir millet olduğu için, kin ve nefret üzerine kendi millî kimliğini inşa etmemiş bir millet olduğu için Türkler kendilerine yapılanları hatırlamıyor. Tamam da bu kadar unutkanlık fazla değil mi?

Yunanistan'da hükümetler değişmesine rağmen; sağ ve sol hükûmetler göreve gelip gitmesine rağmen sabit kalan tek şey Türk düşmanlığı oluyor. Çünkü Yunan zihniyeti kendi ulusal kimliğini ve ulus-devletleşmesini Türk düşmanlığı üzerine inşa etmiş durumda. Zaten bu nedenle Türklere karşı katliamlar yapan, binlerce Türk eserini yıkan Yunan zihniyeti böyle bir kurucu-ötekilik ve "kurucu-düşmanlık" psikolojisine dayanıyor. O kadar ki Mora'daki Türkleri nasıl katlettiklerini sapıkça bir zevkle anlatan sözde bir şiiri millî marş olarak hâlâ kullanmakta ve yeni nesilleri bu Türk düşmanı barbarlıkla yetiştirmekteler.

Bizdeki durum ise basit bir unutkanlığın ötesinde bir hâl arz ediyor.

Geçtiğimiz hafta İzmir'de Çeşme'ye davet edilen Yunan şarkıcı Atatürk'ün resmini kastederek "bu kasabın resmi inmeden konsere çıkmam" demiş ve sahneye çıkmamıştı.

Defalarca yazdım, Türkiye'de kültürden müziğe, turizmden siyasete uzun yıllardır süren bu Yunan propagandası artık kabak tadı vermiş durumda. Hele hele her fırsatta Yunanları denize dökmüş Atatürk'ü ağızlarına alıp kendilerini meşrulaştırmaya çalışan mandacıların iki yüzlülüğü iyice ayyuka çıkmış hâlde.. Yunan şarkıcıları konsere çağıranlar, her fırsatta Yunanlara şirinlik yapanlar, 200 yıl boyunca defalarca Türkleri katletmiş Yunanistan'ın propagandasını yapanlar biraz olsun utanmış mıdır?

Sanmam. Bırakın utanmayı, kendileri Yunanistan'a davet edilse Venizelos'un ve Yunan Bayrağı'nın olduğu sahneye çıkmaktan gocunmayacak bir sanatçı zümremiz var.

1990'lardan beri şarkılarının arasına alakasızca Yunanca kelimeler yerleştiren, Yunan şarkıcılarla düetler yapmayı bir şey zanneden, bizim egemenliğimiz altında bulundukları dönemde bizden öğrendikleri yemeklerden oluşan mutfaklarını abartarak anlatanları görmüyor muyuz?

Çektikleri dizilerde Türk kadınlarını Yunan erkeklerine aşık eden senaryoları yazanları unuttuk mu? Bugün malum dijital platformda yapılan dizilerde Türkleri katil, Rumarı mağdur gösterenleri bilmiyor muyuz?

"Aslında biz dostuz, sorun politikacılar" şeklindeki saçmalıkları, sanki Türkiye'de aynı Yunanistan'da olduğu gibi bir ırkçı düşmanlık varmış gibi eşitleyerek anlatanları yıllar boyu dinlemedik mi?

Yunanlar kendilerine hediye edilen eski topraklarımızda yüz binlerce Türkü katlettikleri gibi yüz binlerce Türk evini, camisini, okulunu, kütüphanesini, türbesini ve hatta mezarları yok etmişken Ayasofya'nın cami olarak açılmasına bile Yunanlarla birlikte karşı çıkanları görmedik mi?

Peki, ya son günlerde açıkça Yunanlar tarafından fonlandığı belli olan birtakım sosyal medya fenomenlerinin, hesaplarının, trollerinin turizm temalı Yunan propagandası yaptığını görmüyor muyuz?

Bu propagandanın etkisiyle bir trend hâline getirilen bu Ege (Yunan değil) Adalarına akan milyonlarca "Türk" vatandaşını sadece "ucuzluk"la açıklayacak kadar sığ, meselenin bir moda ve prestij meselesine dönüştürüldüğünü görmeyecek kadar kör müyüz?

Neticede Türkiye'de belki de kökenleri erken Cumhuriyet dönemine kadar giden, başta sol gruplar ve partiler olmak üzere politik olarak sözcülüğü yapılmış, kültür-sanat-medya ve sosyal medyalarıyla örgütlenmiş bir Yunan propaganda makinesi var. Bir Türk'ün eski tebaamız Yunanlar karşısında bu hâle düşmesi ise anlaşılabilir bir durum değil."

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Gültekin

GEÇMİŞİNİ UNUTANLAR, GELECEĞİN KARANLIK YOLLARINDA YOL YÜRÜMEYE MAHKUMDUR.

mehmet

Bu insanların torunları, benim atalarımı niye oralara gönderdin diye kin tutuyor Osmanlıya. Sanki Anadoludaki topraklarda hiç müslüman Türk katletmedi ingilizi, yunanı, ermenisi, rumu, fransızı...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23