Allahu Teâla’nın (C.C) tutacağımız oruca ihtiyacı olmadığı muhakkaktır ki, kul rabbine yaranmak için, kendini bağışlatmak için oruç ayını doğru değerlendirmelidir. Bunun yanı sıra orucu mazeretsiz yahut kasıtlı bozmak, haramdır ve günahtır (orucu kasıtlı yemenin ramazan ayının manevi iklimi ile bağdaşmayacağı gözetilerek). Böyle bir gaflete düşen müslüman bol bol tevbe istiğfar etmelidir. Aynı zamanda kasten yahut mazeretsiz bozulan oruçlar için kefaret orucu tutulmalıdır. Peki, ama orucun kefareti nasıl ödenir? Kimler kefaret orucu tutmalıdır?
Allahu Teâla’nın (C.C) tutacağımız oruca ihtiyacı olmadığı muhakkaktır ki, kul rabbine yaranmak için, kendini bağışlatmak için oruç ayını doğru değerlendirmelidir. Bunun yanı sıra orucu mazeretsiz yahut kasıtlı bozmak, haramdır ve günahtır (orucu kasıtlı yemenin ramazan ayının manevi iklimi ile bağdaşmayacağı gözetilerek). Böyle bir gaflete düşen müslüman bol bol tevbe istiğfar etmelidir. Aynı zamanda kasten yahut mazeretsiz bozulan oruçlar için kefaret orucu tutulmalıdır. Peki, ama orucun kefareti nasıl ödenir? Kimler kefaret orucu tutmalıdır?
Kefaret orucu nedir?
Sahurdan niyet ettiği halde, orucunu kasten bozana kefaret gerekir. Bu borcu ödemek için tutulan oruca kefaret orucu denir
Hazret-i Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiği hadis-i şerif şöyledir:
‘’Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek, Helak oldum ya Resulallah dedi. Peygamber efendimiz, ne olduğunu sordu. O da Ramazan orucunu kasten bozduğunu söyledi. Peygamber efendimiz, bir köle azat etmesini bildirdi. Kölesi olmadığını bildirince, aralıksız iki ay oruç tutmasını emretti. Bunu da yapamayacağını bildirince, fakir doyurmasını bildirdi.’’
Mazeretsiz kasten oruç bozan ne yapmalı?
İslam âlimleri de, geceden niyetli orucunu bir mazeretsiz kasten bozan kimsenin kefaret olarak, varsa bir köle azat etmesini, yoksa peş peşe 60 gün oruç tutmasını, oruç da tutamazsa, 60 fakiri doyurmasını bildirmişlerdir. (Redd-ül Muhtar)
Peygamber efendimizin bildirdiği hükmü kabul etmeyen, Allahü Teâlâ’nın emrini kabul etmemiş olur. Çünkü Kur'an-ı Kerimde mealen buyuruluyor ki: ‘’Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.’’ (Nisa 80)
Orucun kefareti nasıl ödenir?
Oruç kefareti için peş peşe, 60 gün oruç tutmak gerekir. 60 gün sonra, tutmadığı her gün için, birer gün daha tutulmalıdır. Birkaç Ramazanda kefaretleri olan veya bir Ramazanda, 2 gün kefareti olan kimse, birinci kefareti yapmamış ise, ikisi için yalnız bir kefaret yapmalıdır. Birinci kefareti yapmış ise, ikinci kefareti de, ayrıca yapmalıdır.
Kefaret orucu, hastalık, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebi ile bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden 60 gün tutmak gerekir. Bayram günlerinde bozmazsa, yine yeniden başlaması gerekir. Hayz ve nifas sebebi ile bozunca, yeniden başlamaz. Temizlenince, geri kalan günleri tamamlar.
Bol bol tevbe istiğfar edilmeli!
Ramazanda mazeretsiz oruç tutmamak haramdır, büyük günahtır. Önce, tutulmayan oruçlar için tevbe edilir. Sonra tutamadığı gününe gün, yani kaç gün tutulmamışsa o kadar gün kaza orucu tutulur.
30 gün oruç tutmasak kefaret gerekir mi?
Bir kimse, Ramazan ayında 30 gün oruç tutamasa, tutamadığı gün kadar kaza orucu tutar. Bu oruçlara kefaret gerekmez. Kefaret, oruç tutmamanın değil, niyetli iken Ramazan orucunu kasten bozmanın cezasıdır. Çok yaşlanıp, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kaza oruçlarını tutamayacak ihtiyar ve iyi olmasından ümit kesilen hasta, gizli olarak yiyip içer! Hadis-i şerifte, (Oruç tutamayacak kadar yaşlı veya artık iyileşmesinden ümit kesilen hasta fidye verir) buyuruluyor. Çok yaşlı olup oruç tutamayan kimse, zengin ise, her günün orucu için fidye verir. Fakir olan fidye vermez, dua eder.
Zenginin fitresi
Fidye olarak, her gün için bir fitre miktarı un, hurma veya üzüm verilir. Mesela 30 gün oruç için 53 kg un veya 105 kg hurma veya üzüm verilmesi yeterlidir. Yahut bu kadar unun kıymeti kadar altın veya gümüş para, tutulamayan otuz gün orucun fidyesi olarak, bir veya birkaç ihtiyaç sahibi, Ramazanın başında veya sonunda verilebilir. İhtiyaç sahibi, aldığı fidyeyi kendisi kullandığı gibi, başka birine de verebilir. Fidye verdikten sonra, oruç tutabilecek hâle gelen kimse, tutamadığı oruçlarını kaza eder. (Nehr-ül-fâık)
Hastalık, yaşlılık gibi bir engellerden dolayı Ramazan orucunu tutamayan zengin kişinin, bu durumu ölünceye kadar devam etse, fakirlere yemek verilmesini vasiyet eder. Velisi de; onun tutamadığı her oruç için, fakire bir fitre veya değerini verir. (Bedâyi)