• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'Ortadoğu'yu dizayn etmek isteyen güçler yine sahnede'

Yeniakit Publisher
2015-05-26 13:56:00 -
'Ortadoğu'yu dizayn etmek isteyen güçler yine sahnede'

Uluslararası Rabia Platformu Koordinatörü Cihangir İşbilir, TRT Türk’te yayınlanan ve sunuculuğunu Alper Altun’un yaptığı Manşetten programında, Mısır eski cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye verilen idam cezası hakkında önemli açıklamalarda bulundu

A.A: Mısır’daki ilk seçilmiş cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi 1 yıl 3 günlük görevinden sonra darbeyle indirildi. Hapse atıldı, 1 ay kadar önce 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Şimdi de idam cezası verildi… Kendisiyle birlikte 100’den fazla kişi de idama mahkum edildi. Bunların arasında Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf Karadavi de var. Hatta idam cezası verilenler arasında hayatını zaten kaybetmiş olanlar da var. Bu idam kararlarıyla Sisi yönetimi ne yapmak istiyor?

C.İ: Ortadoğu'yu dizayn etmek isteyen güçler yine sahneye çıkmıştır. Bu kararlar sadece Mısır'daki seçilmiş Cumhurbaşkanına ve Mısır halkına değil, bölgedeki diğer seçilmiş hükümetlere, liderlere bir  mesaj veriyor. Bölgede hiçbir seçilmiş hükümet, hiçbir seçilmiş lider kendini güvende hissetmesin mesajı açıktır. Bu kararlar uygulanırsa darbenin sebep olmuş olduğu travma yeni bir evreye girecek ve bölgede önü alınamayacak, bölgede kargaşa daha da artacak.

A.A: Peki Muhammed Mursi’yi dünyadaki diğer cumhurbaşkanlarından ayıran bir takım nitelikleri var. Nedir bunlar? İdama mahkum edilmiş olmasında etkili olmuş mudur?

C.İ: Mısır için çok önemli biri çünkü ilk kez demokratik yollarla cumhurbaşkanı olan biri Mursi. Siyasi hayatı öncesinde iyi eğitimli ve iyi bir akademisyen aslında…

A.A: Mısır’da 2013'teki darbeyle görevinden uzaklaştırılan eski cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, yargılandığı ‘İttihadiye olayları’ davasında 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hem bu İttihadiye olayları nedir hem de idam cezası verilmesine gerekçe olan suçlar nedir?

C.İ: Mursi, İttihadiye olayları davasında 2012’de Cumhurbaşkanlığı Sarayı önündeki gösterilerde protestocuları öldürmeye teşvik etmekle suçlanıyordu. Mursi bu yüzden 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan Mursi hakkında 25 Ocak devrimi sırasında hapishaneden kaçmak, yargıya hakaret, Hamas ve Katar’a istihbarat sağlamak suçlarından açılan dört ayrı davadan daha yargılanıyor. Tabii bu suçlamaları yanlı bir mahkemenin verdiği kararlar doğrultusunda olduğunu söylemek mümkün.

A.A: Bu arada Mısır’da darbeden sonra yasaklanan Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın liderlerinden Farid İsmail, hapiste hayatını kaybetti. Bu şekilde başka ölümler de oldu mu ve Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın son durumu nedir Mısır’da?

C.İ: Sisi, mahkemeleri infaz salonları gibi kullanmaya devam ediyor. Terör örgütü ilan edilen İhvan mensuplarına ‘Ülkeyi kaosa sürüklemek’ suçuyla idam cezaları veriliyor. Sisi uluslararası krediden aldığı cesaretle darbeci yönetimini meşrulaştırmaya çalışıyor. İhvan’ı bitirmek için idam cezalarını arttıracağını ve sokaklardaki kontrolü sağlamak için önemli isimlerin idamlarını başlattı.

A.A: Mısır’da eski cumhurbaşkanı Mursi ile birlikte idam cezasına çarptırılan Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf Karadavi, kararın hiçbir değerinin olmadığını söyledi… Bu açıklamasıyla tam olarak ne anlatmak istiyor, ne mesaj veriyor Karadavi?

C.İ: Mursi’nin yanında Yusuf El-Karadavi gibi bir İslam alimine ceza verilmesi tüm ilim adamlarına bir mesaj gibi algılıyorum. Karadavi için bir değeri yok evet fakat Mursi ve yanındakiler cunta için tehlike… Çünkü darbe yönetimi her türlü hukuksuzluk yapabilecek durumda başından beri uygulamaları bize bunu gösteriyor. Saatler içinde binlerce insanı katleden bir cuntadan bahsediyoruz.

A.A: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ve 100’den fazla Müslüman Kardeşler üyesinin idam cezasına çarptırılmasını ve Batı ülkelerinin buna sessiz kalmasını eleştirdi. Batı dünyasına ve demokrasi ve insan hakları hamilerine sesleniyoruz, neredesiniz dediler. Sesi çıkan, tepki gösteren tek ülke Türkiye mi yoksa diğer İslam ülkelerinin yönetimlerinden de tepkiler geliyor mu?

C.İ: Uluslararası toplum darbeye destek veriyor. Dolayısıyla darbe yönetiminin almış olduğu tüm kararları kabullenmek zorunda kalıyor. AB ve ABD’den gelen tepkiler yargılamanın usulüne yönelik, bu da darbeyi, darbe yönetimini ve mahkemenin verdiği kararları meşrulaştırıcı bir etki yapıyor. Özellikle ABD ve AB kaygılıyız, endişeliyiz, not ettik demekle yetindi. Fakat bu cılız seslerin, eğer İslam dünyasından ve Türkiye’den daha güçlü tepkiler çıkarsa biraz daha artacağını düşünüyorum. Arap dünyası ise tepkisiz… İktidarlarını koruma adına bir tepkisizlik hali sergiliyorlar. Eğer bu hale özellikle Arap dünyası devam ederse, Mısır’da önümüzdeki dönemlerde çıkabilecek kaos ve kargaşa özellikle Körfez ülkeleri liderlerini de vuracaktır, onları da tehdit ediyor.

A.A: Rabia platformu olarak idam kararıyla ilgili tepkisel anlamda ne gibi çalışmalarınız var?

C.İ: Uluslararası Rabia Platformu olarak, Hukukçular Derneği ve Uluslararası Hukukçular Birliği ile birlikte İstanbul’da “Vicdan Mahkemesi” kuracağız. Hala Rabia ve Nahda meydanlarında yapılan katliamların envanteri bile çıkarılmış değil. Hukukçularımız oradaki suçların şahitleri ve mağdurlarıyla konuşarak tüm belgeleri topluyorlar. Önümüzdeki haftalarda ilan edeceğimiz bir takvimle İstanbul’da tarihe not düşmek adına, uluslararası uzmanların, hukukçuların, mağdurların ve şahitlerin huzurunda hazır bulunacağı bir vicdan mahkemesinde darbeci Sisi ve diğer suçluları yargılayacağız. Bu mahkemenin vereceği kararlar elbette bağlayıcı olamayacak ama uluslararası kamuoyu önünde tarihe not düşülmüş olacak. Bunun yanında biz tüm küresel üyelerimizi sürekli barışçıl eylemlere davet ediyoruz.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23