Çocuklarımıza ingilizce öğreteceğiz diye çırpınıp duruyoruz. Sadece biz değil bütün dünya yapıyor bunu.
Amerika’nın teknolojik ve siyasî üstünlüğü 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ingilizcenin yaygınlaşmasına hız kazandırırken, Sovyet Blokunun çökmesi ve özellikle bilgisayar devrimi bu hızı başedilemez boyutlara taşıdı. Halbuki ingilizce nedir?” İngilizce seçmeci (eklektik) bir yapıya sahip, toplama bir dildir. Garip ama zenginliği(!)ni de buna borçlu” diyen bir yazı var İnternet üzerinde:
“İngilizce kelime dağarcığının büyük bir bölümü başka dillerden geçmiştir. Şekspir (Shakespeare) olmasa İngilizce ne olurdu tartışması çok yapılır. İngilizce'ye girmiş büyük orandaki yabancı kelimeler İngilizce dil bilgisini olumsuz yönde etkilemiş ve İngilizce dil bilgisi kurallarının hemen hepsinin pek çok kuraldışı örneğini yapmıştır. Aslında İngilizce'nin gelişim tarihi incelendiğinde, dil bilgisi açısından sağlam temellerin oluşmamış olması doğal.. Farklı dillerin sözcük ve dil bilgisi kurallarının etkisine girmiştir. Germen dil gurubu kökenli olmasına rağmen, İngilizce'nin dil bilgisi kuralları çoğunlukla Latince'den geçmiştir. Kısacası İngilizce seçmeci (eklektik) bir yapıya sahip, toplama bir dildir. Tutarlı bir dil bilgisi sistemi yoktur. İngilizce'nin dil özellikleri, onun ‘evrensel bir dil’ olmasına en büyük engeldir.
Bu duruma gelmiş yani dil bilgisi kuralları yozlaşmış bir dil, doğal olarak kelime türetemez.. Matematiği bozulmuş bir dil tutarlı bir şekilde kullanılamaz.. Gerek bilişim dünyasında gerek başka alanlarda İngilizce yeni kelimelerin manasız olmasının ana nedeni budur. Bu yüzden ya bir anlama gelmeyen sesten ibaret kelimeler üretilmekte ya da eski sözcüklere yeni anlamlar yükleme yoluna gidilmektedir.. Sözcüğün ilk anlamı ile hiçbir alakası olmayan üçüncü dördüncü anlamlar, anlam bakımından dile büyük ölçüde bir yavanlık getirmektedir. Bazı devletlerin siyasi ve kültürel baskısı ortadan kalktığı zaman, İngilizce'nin aynı Latince gibi kullanım dışı kalması pek muhtemeldir.” İlginç bir iddia!