Eğitim alanında faaliyet yürüten STK’ların temsilcileri, “Eğitim sistemimiz; ülkemizi, milletimizi, vatanımızı gençlerimize sevdirecek; onları bizim ahlaki, milli ve manevi değerlerimiz ile donatacak bir yapıda olmalıdır” görüşünü dile getirdiler.
Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Eğitim alanında faaliyet yürüten Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) temsilcileri, genç nesilde yaşanan ahlaki ve manevi yozlaşmanın önüne geçilebilmesi için atılması gereken adımları açıkladı. Eğitim alanında faaliyet yürüten STK’ların temsilcileri, “Eğitim sistemimiz; ülkemizi, milletimizi, vatanımızı gençlerimize sevdirecek; onları bizim ahlaki, milli ve manevi değerlerimiz ile donatacak bir yapıda olmalıdır” görüşünü dile getirdiler.
“AHLAKİ EĞİTİM VERİLMELİ”
Demokratik Eğitimciler Sendikası (DES) Başkanı Gürkan Avcı, “Bizim eğitim sistemimiz maalesef akademik eğitimi önceleyen bir sistem. Sistemimiz maalesef milletin değerleri ile barışık, değerlerini sindiren, bu değerleri içselleştiren, davranışa dönüştürebilen bir eğitim sistemi değil. Halbuki çocuklarımızın akademik gelişiminin yanında ahlaki eğitimi de alması gerekmektedir. Eğitim sistemimiz; ülkemizi, milletimizi, vatanımızı gençlerimize sevdirecek; onları bizim ahlaki, milli ve manevi değerlerimiz ile donatacak bir yapıda olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin de gelişmiş ülkeler gibi etik eğitim stratejisi olması gerektiğinin altını çizen Avcı, “2023, 2053, 2071 gibi hedefler koyuyoruz. Değerlerine yabancılaşmış, milli ve manevi değerlerini bilmeyen, küçümseyen, hatta düşman gençlik ile bu hedeflere ulaşılmaz ki” şeklinde konuştu.
“MANEVİ EĞİTİME UYGUN MÜFREDAT OLMALI”
Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Genel Başkanı Hamdi Sürücü ise “Türkiye’deki gençliğin ahlaki yapısına baktığımız zaman iyiye doğru gitmiyoruz. Ahlaki çöküntü her gün biraz daha ileriye doğru gidiyor. Ahlaklı bir gençlik yetiştirmek için hükümete, idarecilere, öğretmenlere ve anne-babaya sorumluluk düşüyor. İlk başta, gençlerin maddi bilgiler yanında manevi bilgiler de alabileceği ahlaki yönlendirmelerin de yapılabileceği bir müfredat düzenlemesi yapılması gerekmektedir” açıklamalarında bulundu.
“REFAH TOPLUMU OLUŞTURULMALI”
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Ahmet Özer de, “Bir toplumun gelişimi, yetiştirmiş olduğu insanların niteliğine ve en önemlisi de bu insanları yetiştiren öğretmenlere ve öğrencilere verilen eğitime bağlıdır” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir ülkenin eğitim programları, o ülkenin sadece eğitime bakışını değil, aynı zamanda zihniyetini, nasıl bir birey ve toplum istediğinin yol haritasını da ortaya koyar. Eğitim programları, birey ve toplum için öncelikler ve değerler sistematiği teklif eder. Sonuçta varılacak yer, bireyin kendini gerçekleştirdiği, toplumun refah, huzur ve mutluluk içinde hayatını sürdürebildiği bir refah toplumunun oluşturulmasıdır” dedi.