Kadın erkek ayırt etmiyor. Berbat bir ağrı, çok berbat. Kadınlar arasında sanıldığından yüksek oranda..
Hastaların büyük kısmı migren olduklarının farkında olmamakta..
Her dört kadından biri migren hastası. Mutsuz ve çalışma hayatında olan hanımlar en fazla sıkıntıyı çekenler. Bir yandan iş, öte yandan ev; eş, çocuk derken zavallı kadın migrenin pençesine düşüyor. Uyku problemleri, düzenli yemek alışkanlığının olmayışı ve iş hayatındaki gerilimler çalışan kadınlarda migren atağı için daha uygun bir ortam sağlayabiliyor. Özellikle adet dönemlerinde hormonal etkilerin beyin duyarlılığını arttırması sonucu, çoğu kadında ağrılar daha belirgin hale geliyor.
Yüksek östrojen seviyeleri migrende iyileşme sağlayabilirken, daha düşük seviyeler migreni kötüleştirebiliyor.
Menopoz döneminde ve hamileliğin 3 ile 9’uncu ayları arasında migren krizleri seyrekleşiyor.
Neden daha çok kadınlar?
Hormonal ve genetik değişikliklerin ve bunların beyin biyokimyası üzerindeki etkilerinin sonucu olarak migren kadınlarda erkeklerden daha fazla görülüyor.
Migren bulunan kadınların oldukça büyük bir kısmı depresyondadır. Depresyon migren gelişim riskini artırmakta ve migren de depresyon riskini artırmaktadır.
Kadınların baş ağrılarında genellikle hormonal değişimlerin etkisi var.
Kadınlarda östrojen düzeyleri migren oluşumu üzerinde belirleyici bir faktördür. Özellikle adet döngüsünde gerçekleşen hormonal değişimler, doğum kontrol hapı kullanımı, hamileliğin ilk üç ayında hormonlarda görülen değişiklikler ya da menopoz döneminde dış kökenli östrojen kullanımı, en sık görülen hormonal sebepli başağrıları..
Düşük östrojen seviyesi
Adet döngüsünü düzenlemede ve hamilelikte önemli roller oynayan östrojen ve projesteron hormonları, beyinde baş ağrısını tetikleyen bazı kimyasallara etki edebilmektedir.
Yüksek östrojen seviyesi, baş ağrılarına iyi gelirken, düşük östrojen seviyesi de baş ağrılarına yol açmaktadır. Onun için hanımların östrojen seviyesindeki düşüş baş ağrılarına yol açabiliyor.
Başağrıları, adet öncesi sendromunun yaygın bir özelliğidir ve migreni olan birçok kadın, adet görmeden önce ya da adet görürken baş ağrısı çektiklerini belirtmektedir.
50. yaşta eşitleme
Ergenliğe kadarki migren istatistikleri kızlar ile erkekler arasında hafif bir ayrım gösterirken, ergenlik sonrasında migren hastalarının dörtte üçü kadındır.
Kadınların menopoza girmelerinin daha muhtemel olduğu 50 yaş üzerinde bu ayrım daha eşit bir hale gelir. Östrojendeki değişiklikler migreni tetikler. Bazı kadınlarda adet dönemlerinde ilişkilendirilmelerinin sebebi budur. Bu kadınlarda östrojen düzeylerinin düşmesinden hemen önce migren bulunabilir. Bazı durumlarda bu migrenin ortaya çıktığı tek zaman iken, diğer hastalarda hormonlarla hiçbir bağlantı olmayabiliyor.
Yine doğum kontrol!
Doğum kontrol yöntemleri baş ağrısını tetikliyor. Hatta daha kötü hale getirebiliyor.
Başağrısı, menopoza geçiş yıllarında daha şiddetlenmektedir. Sebebi hormon seviyeleri düzensiz şekilde azalıp artmasıdır.
Birçok kadında ise adet döngüsü azaldıkça, başağrıları ve migren ataklarının sayısında azalma gözlenir. Bu dönemde uygulanan hormon tedavisi de baş ağrılarını etkileyebilmektedir. Bazı kadınlarda, menopozda, hormon tedavisi baş ağrılarını iyileştirirken, bazılarında ise kötüleştirebilmektedir.
Hormonal veya adet ile ilişkili başağrıları sıklıkla adet döneminden 2 gün öncesi ve ilk 3 günü içinde görülür. Kadınların yaklaşık yarısı adet döneminde migren ataklarına eğilimli hale gelirler. Bu dönemde ortaya çıkan başağrıları veya migren ataklarının sebebi, kanamadan hemen önce kandaki östrojen hormonu seviyesinin düşmesi ve östrojen hormonunun göstermiş olduğu dalgalanmadır.
Tedavisi güç olan
Tedavi için hastanın yapması gereken ilk şey baş ağrısı günlüğü tutmaktır. Bu günlüğü tutmak ile hasta adet döngüsü ile baş ağrısı arasındaki ilişki daha iyi anlaşılır.
Bir kadında işe yarayan bir ilaç veya tedavi bir başkasında işe yaramayabilir.
Adet dönemindeki migren atakları, diğer migren atakları ile karşılaştırıldığında daha şiddetli, uzun ve tekrarlayıcı ataklar olmasından dolayı, adet dışındaki migren ataklarına göre tedavileri daha güçtür.
Diğer taraftan östrojen seviyesi hamileliğin ilk dönemlerinde, hızla artar ve hamilelik suresince de yüksek kalır. Hamilelik döneminde migren ağrıları genellikle iyileşir ve hatta yok olur ancak stres kaynaklı baş ağrıları genellikle düzelme göstermez.
Doğumdan sonra östrojen seviyesindeki ani düşüş, stres, düzensiz yeme alışkanlıkları ve uyku azlığıyla birlikte yine baş ağrıları tetiklenir.
Hamilelik döneminde baş ağrıları için ilaç dışı tedaviler tercih edilmelidir. Birçok baş ağrısı ilacının, gelişmekte olan bebek üzerinde, zararlı ya da bilinmeyen etkileri vardır. Emzirme döneminde de ilaçlar hakkında dikkatli olmak gerekir.