• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mescid-i Aksa hala kapalı! Eşkıyalık ikinci ayında! Milyarlarca Müslümadan çıt çıkmıyor

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Mescid-i Aksa hala kapalı! Eşkıyalık ikinci ayında! Milyarlarca Müslümadan çıt çıkmıyor

İsrail’in Mescid-i Aksa’yı kapalı tutmasının ikinci ayına girdiği belirtilirken, bu durumun mabedin statüsünü değiştirmeye yönelik daha geniş ve planlı bir sürecin parçası olduğu değerlendiriliyor. Sahadan aktarılan bilgilere göre, Kudüs genelinde ve Mescid-i Aksa çevresinde yürütülen uygulamalar, altyapı çalışmaları ve yeni düzenlemelerle kalıcı bir dönüşüm hedeflendiğine işaret ediliyor.

İsrail’in Mescid-i Aksa’yı kapalı tutmasının ikinci ayına girdiği belirtilirken, bu durumun mabedin statüsünü değiştirmeye yönelik daha geniş ve planlı bir sürecin parçası olduğu değerlendiriliyor. Sahadan aktarılan bilgilere göre, Kudüs genelinde ve Mescid-i Aksa çevresinde yürütülen uygulamalar, altyapı çalışmaları ve yeni düzenlemelerle kalıcı bir dönüşüm hedeflendiğine işaret ediliyor.

Soykırımcı israilin ABD ile birlikte 28 Şubat’ta İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik başlattığı saldırıların ardından, işgal altındaki Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya girişler tamamen kapatıldı. Bu adım, 1967’de Doğu Kudüs’ün işgalinden bu yana ilk kez Filistinlilerin bayram namazını Mescid-i Aksa’da kılamamasıyla tarihe geçti.

Filistinliler, israilin kutsal mekanlar üzerindeki baskısını giderek artırdığını belirtirken, getirilen kısıtlamaların siyasi hedefler taşıdığına dikkat çekiyor. Mescid-i Aksa’nın bir aydır kapalı tutulması, bölgede tansiyonu daha da yükseltmiş durumda.


 

“SAVAŞ GÖLGESİNDE STATÜ DEĞİŞİKLİĞİ”

Bölgedeki kaynaklara göre, Netanyahu hükümeti İran’a yönelik savaşın oluşturduğu ortamdan faydalanarak Kudüs’te yeni bir süreci sessizce ilerletiyor. Bu kapsamda “ibadet özgürlüğü” söylemiyle yeni bir yasal düzenleme hazırlanırken, Kudüs’ün statüsünü değiştirmeye yönelik adımların atıldığı ifade ediliyor.


 

ÜÇÜNCÜ TAPINAK İDDİASI

Soykırımcı israilde bazı dini çevrelerin uzun süredir gündemde tuttuğu “Üçüncü Tapınak” planının da bu süreçte hız kazandığı iddia ediliyor. Mimari çizimlerin ve 3D modellerin hazır olduğu, görev alacak din adamlarının eğitimlerinin tamamlandığı ve kullanılacak dini kıyafetlerin dahi hazırlandığı ileri sürülüyor.

Yahudi inancında geçmişte iki kez yıkıldığı kabul edilen tapınağın üçüncüsünün inşa edilmesi fikri, özellikle son yıllarda bazı dini çevreler tarafından daha açık şekilde dile getiriliyor. Bu planın merkezinde ise Kudüs’teki Harem-i Şerif bölgesi bulunuyor.

Filistinli kaynaklar ve bölgedeki gözlemciler, israil’n yıllardır Mescid-i Aksa’nın altında ve çevresinde arkeolojik kazı maskeli kazılar yürüttüğünü belirtiyor. Bu kazıların Aksa’nın yapısal bütünlüğünü tehdit ettiği, yer altından ilerleyen geniş bir tünel ağı oluşturduğu belirtiliyor.

Özellikle Silvan (Vadi Hilve) bölgesi ve Batı Duvarı çevresinde yoğunlaşan kazıların, Harem-i Şerif’in altına kadar uzandığı öne sürülüyor.

Daha önce bölgede çatlaklar, zemin kaymaları, küçük çaplı çökmeler gibi belirtilerin gözlemlendiği ifade ediliyor.


 

“DİLİMLEME” PLANI: AKSA’DA YENİ DÖNEM

Bölgede 1967’den bu yana devam eden statükonun israil tarafından tek taraflı şekilde değiştirildiği belirtilirken, Mescid-i Aksa’nın zamansal ve mekansal olarak bölünmesi planı da öne çıkıyor. Bu uygulama “dilimleme tekniği” olarak adlandırılıyor.

Plan kapsamında sabah saat 07.30 – 11.00 arası belirli zaman dilimlerinin sadece Yahudilere tahsis edilmesi, bu saatlerde Müslümanların girişinin yasaklanması ve Aksa’nın bazı bölümlerinin farklı gruplara ayrılması yer alıyor.

Bu modelin daha önce El Halil’deki İbrahim Camii’nde uygulandığına dikkat çekiliyor.

Soykırımcı israilin yeni dönemde Mescid-i Aksa’ya girişleri tamamen kontrol altına almayı planladığı ifade ediliyor. Buna göre girişler akıllı kart ve dijital izin sistemiyle yapılacak

Ayrıca mobil uygulamalar üzerinden kota uygulanacak ve belirlenen sayının üzerindeki Müslümanların girişine izin verilmeyecek

Sadece israilin “güvenlik” onayından geçen kişiler Aksa’ya girebilecek

Bu sistemin, ibadet özgürlüğü adı altında daha sıkı bir kontrol mekanizması kurmayı hedeflediği değerlendiriliyor.


 

KUDÜS VALİLİĞİ’NDEN UYARI: AKSA’DA KURBAN GİRİŞİMLERİ “CİDDİ TEHLİKE”

Kudüs Valiliği, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’da hayvan kurban etme girişimlerinin arttığını belirterek, bu adımları “ciddi bir tehlike” olarak nitelendirdi. Açıklamada, söz konusu girişimlerin kutsal mekânın statüsünü değiştirmeye yönelik sistematik bir planın parçası olduğu vurgulandı.

Valiliğe göre, bu girişimler özellikle Yahudi Paskalya bayramı sürecinde yoğunlaşırken, hedefin Mescid-i Aksa’da yeni dini ritüeller dayatmak olduğu ifade edildi. 2-9 Nisan tarihleri arasında benzer provokatif eylemlerin artabileceği uyarısı yapıldı.

Açıklamada, hayvan kurban etme girişimlerinin yalnızca dini bir ritüel olmadığına dikkat çekilerek şu değerlendirme yer aldı:

‘’Bu eylemler, Mescid-i Aksa’yı “Yahudileştirme” amacı taşıyor. Kurbanların mescidin avlusunda kesilmesiyle işgalci anlatının pekiştirilmesi hedefleniyor ve dini ritüeller, siyasi ve ideolojik bir araç olarak kullanılıyor’’

Valilik, “Tapınak” adıyla bilinen bazı grupların Mescid-i Aksa’nın kapalı olmasını fırsat bilerek yoğun propaganda yürüttüğünü açıkladı. Bu kapsamda yapay zeka ile üretilmiş görseller ve videolar kullanılıyor ve destekçilere kurban ritüelini zorla uygulama çağrısı yapılıyor.

Verilen bilgilere göre 2025 yılı içinde Mescid-i Aksa’da üç ayrı kurban girişimi yaşandı. İki girişimde kurbanların kesildiği ve kanlı et parçalarının mescidin içine sokulduğu belirtildi.

Kudüs Valiliği, yerel ve uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunarak bu girişimlerin derhal durdurulmasını, Mescid-i Aksa’nın statüsünün korunmasını ve kutsal mekânların güvenliğinin sağlanmasını talep etti.


 

HAMAS: BU BİR YAHUDİLEŞTİRME GİRİŞİMİ

Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS), işgal altındaki Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’nın nisan ortasına kadar kapatılmasına ilişkin kararı sert sözlerle eleştirdi. Hareket, söz konusu adımı “planlı bir tehlike” olarak nitelendirerek Müslümanları Aksa’ya sahip çıkmaya çağırdı.

HAMAS tarafından yapılan açıklamada, Mescid-i Aksa’nın kapatılmasının “güvenlik gerekçesi” adı altında yürütülen sistemli bir Yahudileştirme planının parçası olduğu vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bu kapatma, Aksa işgal edildikten sonra yaşanan en büyük ihlaldir ve amacının Müslümanları ibadet alanından uzaklaştırmak olduğu açıktır. İşgalciler, Aksa’yı tamamen kontrol altına almak ve açıp kapamakta kendi projelerini uygulamak istemektedir.”

HAMAS, alınan kararın Mescid-i Aksa’ya yönelik doğrudan bir saldırı niteliği taşıdığını belirtti. Açıklamada, işgalci yönetimin uluslararası toplumun ve Arap-İslam dünyasının uyarılarına rağmen bu politikaları sürdürdüğü ifade edildi.

Hareket, özellikle Yahudi bayramları sırasında Aksa’ya yönelik baskı ve ihlallerin arttığına dikkat çekerek yeni girişimlere karşı uyarıda bulundu.

Açıklamada ayrıca Arap ve İslam ülkelerine de seslenilerek, Mescid-i Aksa’nın karşı karşıya olduğu bu “tarihi tehlike” karşısında sorumluluklarını yerine getirmeleri istendi.

Açıklamada ayrıca Mescid-i Aksa’nın korunmasının yalnızca Filistinlilerin değil, tüm İslam ümmetinin ortak görevi olduğunu belirtti.


 

HÜDA PAR: “AKSA BİR AYDIR KAPALI, BU MÜSLÜMANLARA AÇIK BİR SALDIRIDIR”

HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, Mescid-i Aksa’nın bir aydır kapalı tutulmasına sert tepki göstererek İslam dünyasına çağrıda bulundu:

“Mescid-i Aksa’nın bir aydır kapalı tutulması, doğrudan İslam ümmetinin onuruna, tarihine ve kutsallarına yönelmiş açık bir saldırıdır. Hiçbir hukuki ya da meşru dayanağı olmayan bu uygulama karşısında sergilenen suskunluk ise zincirin yalnızca Aksa’nın kapılarında değil, İslam dünyası yöneticilerinin iradesinde olduğunu gözler önüne sermektedir.”

İslam dünyasının mevcut tavrını eleştiren İmir, yapılan açıklamaların yetersiz kaldığını belirtti:

“Bugüne kadar ortaya konulan tavır, ne yazık ki etkisiz kınama metinlerinden öteye geçmemiştir. Her ihlal karşılıksız kaldıkça yeni bir ihlalin önü açılmış, her sessizlik saldırganlığı daha da cesaretlendirmiştir. Bu gidişatın devamı, yarın çok daha ağır ve geri dönülmez sonuçların kapısını aralayacaktır. Açıkça görülmektedir ki tepkisizlik, fiilen bu sürecin parçası haline gelmiştir.”

Mescid-i Aksa’nın yalnızca bir ibadet yeri olmadığını vurgulayan İmir, ayrıca tüm Müslümanlara çağrıda bulundu:

“İslam dünyasının tüm kırmızı çizgilerinin ayaklar altına alındığı bu süreçte yalnızca yöneticilerin değil, halkların da sorumluluğu büyüktür. Zira iradesini ortaya koymayan toplumlar, kendi değerlerinin aşındırılmasına zemin hazırlamaktadır. Hak ihlallerine karşı güçlü ve kararlı bir duruş sergilenmediği sürece bu kuşatma derinleşerek devam edecektir. Mescid-i Aksa yalnızca bir mabet değil; ümmetin izzeti, hafızası ve kırmızı çizgisidir. Bu mukaddes mekânın kapılarına vurulan kilit, aslında tüm İslam dünyasının iradesine vurulmuştur. Bu nedenle tüm Müslümanları, Mescid-i Aksa merkezli bu açık kuşatma karşısında sesini yükseltmeye, meşru ve kararlı bir şekilde tepki göstermeye çağırıyoruz ”


 

NETANYAHU TWİTLE KİLİSEYİ AÇTI, AKSA’YI AÇMIYOR

Bir aydır Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etmesini engelleyen Soykırımcı israil Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hristiyanlara yönelik de benzer bir adım atmıştı. Pazar günü Katolik Kilisesi’nin en üst düzey temsilcisinin, Kiliseye girişi polis tarafından engellendi. Ancak tepkiler üzerine Netanyah, temsilcinin Kıyamet Kilisesi’ne (Kutsal Kabir Kilisesi) derhal girişine izin verilmesi talimatını verdiğini açıkladı.

Netanyahu, pazar günü X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Kardinal Pierbattista Pizzaballa’ya “kiliseye tam ve derhal erişim hakkı” tanınması yönünde ilgili makamlara talimat verdiğini belirtti.

Kudüs Latin Patrikhanesi, Pizzaballa’nın Eski Şehir’de bulunan kiliseye Palmiye Pazarı ayinini yönetmek üzere girmeye çalışırken israil polisi tarafından durdurulduğunu ve olayın “tehlikeli bir emsal” teşkil ettiğini açıkladı.

Bu adım uluslararası alanda da kınamalara yol açtı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, kardinalin girişinin engellenmesinin “sadece inananlara değil, ibadet özgürlüğünü tanıyan tüm topluma yönelik bir hakaret” olduğunu ifade etti.

Almanya’da, Şansölye Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik’in dış politika sorumlusu Armin Laschet de israil makamlarının Katolik Kilisesi’nin ülkedeki en üst temsilcisinin Kudüs’teki Kıyamet Kilisesi’nde Palmiye Pazarı ayini düzenlemesine izin vermemesini eleştirerek bunu “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Laşet, pazar akşamı Berlin’de yaptığı açıklamada, “Papa’nın temsilcisinin Kutsal Hafta sırasında Hristiyanlığın en kutsal mekanına girişinin engellenmesi, yüzyıllardır süregelen bir geleneği ve Kıyamet Kilisesi’ne erişim özgürlüğünü kesintiye uğratmaktadır” dedi.

Öte yandan Mescid-i Aksa’nın bir aydır kapalı tutulmasına rağmen İslam dünyasından yalnızca kınama düzeyinde tepkiler gelmesi, bu ülkelerin uluslararası krizlerdeki caydırıcılığına ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Diplomatik baskı, ekonomik yaptırım ya da somut siyasi adımların devreye sokulmaması, israilin sahadaki uygulamalarını sürdürmesini kolaylaştıran bir zemin oluşturdu. Uzmanlar, bu durumun İslam dünyasının ortak hareket kabiliyetinin zayıfladığına ve kriz yönetiminde etkisini kaybettiğine işaret ettiğini belirtiyor.

Buna karşın Hristiyan dünyasından gelen tepkiler ve dini liderlerin açıklamaları sonrası israil yönetiminin kiliseye erişim konusunda geri adım atması, iki farklı küresel refleks arasındaki farkı daha görünür hale getirdi. Bu tablo, İslam dünyasının yalnızca söylem düzeyinde kalan tepkilerle sınırlı kaldığı, sahada sonuç üreten bir caydırıcılık mekanizması kurmakta zorlandığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

YILMAZ DURMUŞ

İslam Ülkeleri biri birinden kopuk, hatta biri birlerine şaşı baktığı sürece daha çok kapalı kalır. Yıkmadıklarına şükür edelim
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23