Görev yaptığı yıllarda Irak'ı etnik ve mezhep temelli bir kaos ülkesine dönüştürüp DEAŞ'a zemin hazırladı. Ülkedeki federal yapının da mimarı oldu. Arapça ve Farsçayı çok iyi derecede bilmesi nedeniyle Arapları Osmanlı'ya karşı kışkırtan İngiliz casus Lawrence'a benzetilen McGurk'ün yazımına büyük katkı sağladığı Irak Anayasası, Ekim 2004'te Sünni Arapların rahatsızlığına rağmen kabul edildi. Hürriyet'ten Uğur Ergan'ın haberine göre ülkeye federal yönetimi getiren ve Kürt nüfusun çoğunluklu olduğu üç kuzey iline özerklik veren anayasa, ciddi ihtilaflara yol açtı. Hemen sonrasında Ocak 2005'te Erbil, resmen özerk yönetimini ilan etti. Irak'ta Sünnilerle Şiiler arasında bölünmeleri körükleyen McGurk, bu haliyle terör örgütü DEAŞ'a zemin hazırlayarak, bu örgütün Haziran 2014'te Musul'u ele geçirmesinin önünü açtı. McGurk, DEAŞ'ı bahane ederek bir diğer terör örgütü olan PKK/ YPG'nin bölgede ağırlık kazanmasına tam destek verdi. PKK/YPG'nin en güçlü destekçilerinden oldu. Terör örgütünün silahlanmasına ve işgallerine yardımcı olmasıyla birlikte, çeşitli isimler altında siyasi bir kılıfa bürünmesi için çabaladı. Ardından da Suriye'nin kuzeyinde de DEAŞ ile mücadele bahanesiyle PKK/YPG'ye destek vererek, iç savaş sonrası parçalı bir Suriye haritası çizmek için kolları sıvadı.