İçerideki hainler ortaya çıktı! Alçaklar Türkiye’yi içten yıkmak istiyor
Yusuf Alabarda, Türkiye'nin iç güvenliğini tehdit eden grupların ikna edilemeyeceğini dile getirdi. Akşam gazetesi yazarı Alabarda, ülkenin güvenliği için milli birlik ve beraberliğin şart olduğunu belirtti.
Akşam gazetesi yazarı Yusuf Alabarda, Türkiye'nin iç güvenliğini tehdit eden grupların hiçbir şekilde ikna edilemeyeceğini söyledi. Alabarda, bu grupların ülke içinde sürekli huzursuzluk çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Türkiye'nin dış tehditler karşısında milli birlik ve beraberliğini koruması gerektiğini vurgulayan Alabarda, bu tür iç tehditlerin büyük bir tehlike oluşturduğunu dile getirdi. Yusuf Alabarda, milli dayanışmanın önemine dikkat çektiği yazısında şunları kaydetti:
"Tüm coğrafyamızda ve dünyada böylesi çalkantılı süreçler yaşanırken ülke içinde birlik ve beraberliği korumak gerçekten çok kıymetli zira iç cephede yaşayabileceğimiz ayrışmalar bizi telafisi mümkün olmayan noktalara taşıyabilir.
Yıllardır bu konu ekseninde yazıyor ve konuşuyorum fakat şu sualin de cevabını bulması gerekiyor: 'Belli başlı konularda birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesine toplumun tamamını ikna etmek mümkün müdür?'
Elbette hayır ve bu anormal bir husus değildir. Demokratik standardı yüksek ülkeler zaviyesinden konu ele alındığında ana esas, toplumun tamamının belli konularda fikir birlikteliği içinde hareket etmesinden ziyade rızaya dayalı bir toplumun oluşturulmasıdır.
Sanırım rızaya dayalı toplum modelinin ihdas edilmesi noktasında hâlâ alınacak bazı mesafeler ve aşılması gereken menzillerimiz var lakin yine de toplumun büyük bir kısmını bu çalkantılı süreçlerde birlik içinde hareket edebilir.
Yine de kayda değer bir oranı ise istediğiniz kadar rasyonel izahlar yapın, istediğiniz misalleri gözlerinin önüne serin asla ikna edemeyeceğiniz bir kesin inançlı grup olarak karşınızda duruyor.
Peki aynı geminin içinde yaşayan insanlar olarak yaşayacağımız felaketler hepimizi etkilemeyecek mi?
Hayır.
Bu grubun bu denli rahat olmasının sebeb-i hikmeti de tam bu nokta.
Ülke ister iki bin dolar gelir seviyesinde patinaj çeksin, ister her gün karakolları basılsın, şehirleri susuz kalsın, isterse de vatandaşı metrobüslerin içinde diri diri yanarak can versin bu zihniyetin tuzu her daim kuru.
Onların evlatları hiçbir zaman basılan karakollarda görev yapmadılar, zarar etme pahasına da olsa Türk Hava Yolları (THY) geçmiş yıllarda onlara has hizmetlerini vermeye devam etti, Avrupa başkentleri her daim onlar için hafta sonu gidilip rahatlanacak mekanlar oldu, her daim sağlık sistemi ya da belediye hizmetlerinden ayrıcalıklı olarak yararlandılar ve yararlanmaya devam ediyorlar.
Bugün THY'nin halkın havayolu haline dönüşmesi en çok bu grubun rahatını kaçırdı, alt ve orta gelir grubundan gelme insanların merkeze doğru yanaşmalarını varlıklarına varoluşsal bir tehdit gibi algılamaktalar.
Yarın ülke işgal edilse evlatlarının İsviçre'den Londra'ya, Paris'ten New York'a gidip yerleşebilecekleri mekanları bile hazır. Dolayısıyla ülkeye yönelik menfur bir saldırının dahi onların hayatında değiştirebileceği çok büyük bir etkisi yok ve olmayacak.
Türk siyasi hayatı son 125 senesinde bunların misalleri ile doludur.Keşke bu köşede daha fazla yerim olsa da size 1918 sonrası ülkeyi ter ederek Viyana, Berlin, Lozan ve Cenevre'ye yerleşip savaşın sonunda ülkenin en kaymak tabakasını oluşturanları isim isim yazabilsem.
Eh, okumuş ve Avrupa görmüş adamdı hepsi, aldık kabul ettik ve hazmettik zaten.
Şimdi siz, bölgemizin her geçen gün sıcak bir çatışma ortamına sürüklendiği bir zaman diliminde yaklaşan tehlikeyi milletinizle paylaştığınız an bu grubun ikna olmasını mı bekliyorsunuz?
Size tavsiye edecekleri yegâne yol, Batı'nın lokomotifine vagon olma yolu olacaktır.
HERKESE VAAT EDİLEN HAZIR CENNETLER
Maalesef bu konuyu da kendileri gibi beyaz görmemelerine rağmen gençlerimize güzel ambalajlar içinde başarıyla sunuyorlar.
Yoksa birçok gencimiz Avrupa'yı ve Batı'yı hazır cennet zanneder miydi?"