• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

“Hain Medya”yı bitirmeden terörü bitiremezsiniz!

08 Eylül 2015
A


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Dağlıca’daki korkunç saldırıyı ve diğer saldırıları gerçekleştiren PKK’nın “tetikçi”likten başka bir işlevinin olmadığını bilelim.

Gezi olaylarından bu yana yaşadıklarımızı üst üste koyduğumuzda, ırkçı Siyonist rejimin bütün tezgâhlarında, saldırılarında Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldığını görüyoruz.

Dağlıca saldırılarının hemen ardından, “Erdoğan ‘400 vekil verseydiniz Dağlıca saldırısı olmazdı’ dedi” iğrenç, rezil, şerefsiz, namussuz yalanı üzerinden algı oluşturmaya çalışmaları son derece mânidar.

PKK terör örgütü, seçim stratejisini “Erdoğan’ı başkan yaptırtmayacağız” üzerine oturtmuştu, “Külliye”yi hedef alan saldırıların bir anlamı vardı, “Önce Bilal Erdoğan’ı teslim et!” sataşmaları Siyonizm Operasyonu’nun parçalarıydı…

El oğlu çok ince stratejiler izliyor, adamlarını uygun yerlere uygun zamanlarda yerleştiriyor.

Birkaç kifayetsiz muhteris üniformalıyı öne iterek tezgahladıkları Ergenekon-Balyoz tehdidi ve bu tehdidi ortadan kaldırmak için Sayın Erdoğan’a “yardımcı” olabilecek evsaftaki tek yapının “paralel örgüt” olduğunu empoze eden sızdırmaları, Siyonizm’in ince plânının ürünleriydi.

Paralel yapıya yön veren “üst akıl” bu süreçte bütün detayları düşündü, malûm operasyonları da işin içine AK Parti’ye yakın görünen bazı çevreleri sokarak gerçekleştirdi.

AK Parti içindeki bazı önemli simalarla, daha sonra aleyhlerinde kullanmak üzere “ilişki” kurdu, onları “suça” ortak etti.

Gezi olaylarını “ince ayarla” devam ettirdi.

Olayları ilk anlardaki “korkunç sert” müdahalelerle tırmandırdı, bir yandan bunu yaparken diğer yandan da bilhassa “İngilizce” yayın yapan medyasında, “Hep bunlar Recep Tayyip Erdoğan’ın kamplaşmadan siyasi çıkar elde etmeye yönelik hesaplarından kaynaklanıyor!” propagandasını yürüttü.

AKk Parti’nin DEAŞ terör örgütüne “silahlı destek” verdiği yönündeki tezvirat, Türkiye’yi “dış dünyada” köşeye sıkıştırma gayretinin en önemli parçasıydı.

Çözüm Süreci’ni “Türkiye, 2023 hedeflerine ancak PKK terörünü yok edebilirse ulaşabilir” yaklaşımıyla başlatan AK Parti’nin, ana fikri doğru “Akil Adamlar” projesini, bu işin Güneydoğu tarafını yürüten heyetleri “Sadece PKK çevreleri” ile görüşmeye sevk ederek zararlı hale getirdiler!..

Biz o süreçte en az 10 yazı kaleme aldık…

“Çözüm Süreci’nin ana fikri güzel ama sadece PKK çevrelerinin muhatap alınması terör örgütünü güçlendirir, samimi sivil toplum örgütlerini uzaklaştırır” dedik sürekli olarak.

Sesimize neden sonra kulak verildi ama o noktada, Sayın Erdoğan’ın şahsında Türkiye’yi hedef alan proje çoktan uygulamaya geçirilmiş ve sonuçları çoktan  alınmaya başlanmıştı.

İnce ince her şeyi planlıyor adamlar…

Dağlıca saldırısı, Sayın Erdoğan’ın Canlı Yayın’da olduğu, Sayın Davutoğlu’nun ise milli maçı izlemek üzere Konya’da bulunduğu sırada gerçekleştirildi.

PKK Partisi’nin başındaki, saldırıdan kısa süre önce, hem de şer operasyonu için üs olarak kullanılan Almanya’dan “Erdoğan’ın Ordu’su da Polis’i de yenildi, yine yenilecektir” mesajını göndermek suretiyle Dağlıca saldırısının sinyalini verdi.

Bütün bu süreçte Paralel’in para kaynaklarına yönelik operasyon bütün hızıyla sürüyor ve sıranın “Paralel Medya” ile “28 Şubat Medyası”na geldiği yönündeki bilgiler süratle yayılıyordu.

Dağlıca saldırısıyla birlikte, paralel hareket eden bu iki medya grubu ve sosyal medyadaki “şer organizasyonu” önceden hazırlandığı anlaşılan bir kampanya başlattılar.

Sayın Erdoğan’ı hedef alan yalanlarını servise koyduktan ve yeterince yaygınlaşmasını bekledikten sonra “silen”  “İRİ GAZETE” terör örgütü propagandasına “hizmet” ederken, derin sol medya da “AKP’liler tekbirlerle saldırıyor” yalanını devreye soktu.

Danıştay saldırısının hemen sonrasını hatırlayın, bu çevrelerin önde geleni nasıl da “Saldırgan tekbir getirdi!” yalanını savurmuştu!..

Küresel hegemonyanın taşeronları PKK terör örgütü, paralel yapı, 28 Şubat medyası, 1 Kasım’da tablonun “daha da bozulması” için elinden geleni yapıyor, yapmaya devam edecek.

Sonucu ise “bizim” neleri yaptığımız, neleri yapmadığımız belirleyecek.

Buradan Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu’na sesleniyorum:

Birincisi;

“Bu şer medyasına çok sıkı “hukuk” operasyonları yapılmadıkça, arzu edilen sonucu almak mümkün olmayacak.”

İkincisi;

Sadece onları değil, AK Partili görünümündeki kimi sözde ‘aydın’ları, AK Parti camiasındaki şu veya bu önde geleni destekliyormuş görüntüsü altında ‘fitne kazanına’ malzeme taşıyanları etkisiz hale getirmekten başka çare yok.

Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında ülkemizi hedef alan saldırılara “Suret-i Hak”tan görünerek destek veren sözde muhafazakar tiplere aman dikkat!..

1 Kasım ya “tamam” ya “devam” seçimi olacak.

Kişisel hesap yapanı “çizmek”ten başka çare yok!

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23