• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
11
Yeniakit Publisher
Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan
2024-02-09 12:56:24

Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

Son zamanlarda krizler ve tartışmalı kararlarla anılan Anayasa Mahkemesi’nin Başkanı Zühtü Arslan’ın üçüncü ve son görev süresi 17 Nisan 2024'te dolacak. Üçüncü görev süresi için AYM Genel Kurulu'nda yapılan seçimde 15 üyeden 8'inin oyunu alarak kıl payı seçilen Arslan’ın görev süresinin dolmasıyla yüksek mahkemenin tartışmalardan uzaklaşıp uzaklaşmayacağı merak konusu.

#1
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

AYM’de Zühtü Arslan dönemi, kamuoyunda tartışmalara neden olan kararlar ile hatırlanacak. Zühtü Arslan’ın başında olduğu Anayasa Mahkemesi yaklaşık 3 yıldır HDP'nin kapatma davasını sonuçlandıramadı. HDP adeta kendini kapatarak DEM Parti’yi kurdu, AYM ise tartışmalara neden olan kararlardan zaman ayırıp HDP’yi hala kapatamadı.

#2
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

GİDERAYAK TARTIŞMALI KARARLARI SAVUNDU! Anayasa Mahkemesi'nin yeni üyesi Yılmaz Akçil'in dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla gerçekleştirildi. Son dönemde Can Atalay krizinde Yargıtay ile sık sık karşı karşıya gelen Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan törende yaptığı konuşmada adeta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldı. Arslan, “Hiç kimsenin Anayasa Mahkemesinin hükümlerine ilişkin anayasa yorumunu kararlarını beğenme ve yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak beğenmesek de bir hukuk devletinde bu kararlara uyulması anayasal zorunluluktur. Öte yandan, anayasanın üstünlüğünü ve temel hak ve özgürlüklerin korunmasını sağlamayı amaçlayan anayasa yargısının işlevsel olması verilen kararların yerine getirilmesine bağlıdır. Karara uyulmaması durumunda hukukun üstünlüğü ilkesi zedeleneceği gibi yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır. AYM kararları 153'ncü maddeye göre kesin olup gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Kararların uygulanması her şeyden evvel Anayasa'nın hepimizi bağlayan bir toplum sözleşmesi olmasının zorunlu bir sonucudur" diyerek krizlere yol açan “hak ihlali kararlarını” bir kez daha savundu.

#3
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

AYM’NİN KARARLARI HEP TARTIŞILDI! Art arda verdiği hak ihlali kararları nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nin son zamanlarda meşruiyeti sorgulanmaya başlandı. Gezi isyanında aktif rol alan ve cezadan kurtulması için TİP’ten milletvekili yapılan Can Atalay hakkında “hak ihlali” kararı veren AYM’nin bir skandalı daha ortaya çıkmıştı. Çağlayan Adliyesi’nde saldırı gerçekleştiren ve 1 kişinin ölümü 3’ü polis 6 kişinin yaralanmasına neden olan DHKP/C’li terörist Emrah Yayla hakkında geçtiğimiz yıllarda hapisteyken aynı kararı verdiği ortaya çıkmıştı.

#4
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

TÜRKİYE’YE KARŞI TWİTTER’İ GÜÇLENDİREN KARAR! AYM’nin tartışmaları kararları son kararlarla sınırlı değil. Türkiye’ye yönelik algı saldırısına girişen dış mihrakların saldırı platformu olarak kullandığı Twitter’e yayın yasağına ilişkin yüksek mahkemenin 2014 yılında aldığı karar da büyük tartışmalara neden olmuştu. TİB'in, sosyal paylaşım sitesi Twitter'a tedbir amaçlı erişimin engellenmesi kararı üzerine, 3 kişi Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştu. Başvuruları ele alan Anayasa Mahkemesi, başvurucuların haklarının ihlal edildiğini, erişimin engellenmesinin, ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, hak ihlalinin giderilmesi ve gereğinin yapılması için kararı, TİB ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına gönderdi. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, Yaman Akdeniz, Mustafa Sezgin Tanrıkulu ve Kerem Altıparmak'ın ayrı ayrı yaptıkları bireysel başvuruları birleştirerek, sonuçlandırdı. İkinci Bölümün gerekçesinde, başvurucuların kullanıcısı oldukları twitter.com isimli internet sitesine erişimin engellenmesine dair Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) işlemi nedeniyle Anayasa'nın 26, 27, 40. ve 67. maddelerinin ihlal edildiğini ve bu işleme karşı etkili bir yargı yolu bulunmadığını ileri sürdükleri belirtildi. Başvurucuların, sosyal medya platformu twitter.com isimli internet sitesinin aktif kullanıcıları oldukları ifade edilen kararda, TİB'in mahkeme kararlarına istinaden koruma tedbiri kararı uyguladığı ve twitter.com adresine ulaşımın engellendiği vurgulandı. Erişimin engellenmesi işlemine karşı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından TİB ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu hasım gösterilerek yürütmeyi durdurma istemli olarak açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesi'nin 25 Mart 2014'te davalı idarelerin savunması ve ara karar cevabı alınıp ya da savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçip yeni bir karar verilinceye kadar dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına oy çokluğuyla karar verdiği hatırlatıldı. Kararda, Anayasa'nın 138. maddesinde, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarının, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceğinin hüküm altına alındığı aktarıldı. Anılan internet sitesinin bu konudaki mahkeme kararına rağmen erişime açılmadığı, hukuk devletinde yargı kararının uygulanmasının, yalnızca şeklen bir yerine getirmeyi değil, objektif koşullar altında, olabilecek en kısa süre içinde, tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesini gerektirdiği ifade edildi.

#5
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

BOZDAĞ: TİB ÜLKENİN HAYSİYETİNİ KORUDU Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ katıldığı televizyon programında AYM’nin kararını şu sözlerle eleştirdi: “Twitter, verilen kararları, Türkiye'nin egemenlik haklarını tanımazsa, Türkiye de mahkeme kararlarını, hukuku tanıtan bir adım atar. Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla, yasağın ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu söyledi. Mahkeme kararı bağlayıcıdır. Elbette bu mahkeme kararını ilgili kurumlar yerine getirecektir. TİB daha önce mahkemelerin verdiği kararların uygulanmasını Twitter'dan istedi. Ama Twitter bu mahkeme kararlarını uygulamadı. Twitter, Türkiye'nin hukukunu tanımayan bir aymazlık içerisinde. Ben beklerdim ki, TİB'i eleştirirken, Twitter'ı da insan haklarını korumayan yaklaşımından dolayı eleştirsinler. 'ABD'deki mahkeme kararlarını uygularken, Türkiye'deki mahkeme kararlarını niye uygulamıyorsun' diye bir eleştiri yapmaları lazım. Hükümetin ve TİB'in yaptığı şey bu ülkenin haysiyetini korumaktır. Twitter, mahkeme kararlarına uyarsa niye kapatalım? Twitter, verilen kararları, Türkiye'nin egemenlik haklarını tanımazsa, Türkiye de mahkeme kararlarını, hukuku tanıtan bir adım atar. Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla, yasağın ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu söyledi”

#6
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

ŞENTOP: AYM KARARI ÇELİŞKİLİ O dönem AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Mustafa Şentop ise katıldığı bir televizyon yayınında şunları söyledi: “AYM’nin kararı çelişkilerle dolu karardır. Twitter’la ilgili mahkeme kararı yok genel yasaklamayla. Doğrudur. Genel yasaklama o mahkeme kararıyla yasaklanan içerikler Twitter tarafından kaldırılmadığı için uygulanıyor. URL bazlı engelleme Türkiye tarafından Twitter’da yapılamadığı için genel yasaklama yoluna gidildi. İfade hürriyeti amenna ama anayasada kişisel hakların korunması var. Kişilerine mahremiyetinin korunması zikredilir. İki hak arasında denge kurulmalı. İkisi aynı anda olmuyorsa bir tercihte bulunmalı. Mahkeme de kişinin özel hayatına mahremiyeti tercih etmelidir. AYM’ye başvuru bireysel. Mahkemenin başvuran üç kişi ise o üç kişi için Twitter açılmalı diye karar vermeli. Üç kişi için AYM bireysel başvuruya yanıt veriyor. Genel karar vermiyor”

#7
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

#8
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

CAN ATALAY KARARLARI AYM VE YARGITAY’I KARŞI KARŞIYA GETİRDİ! Anayasa Mahkemesi, 25 Ekim 2023 tarihinde Atalay'ın "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma" ve "kişi hürriyeti ve güvenliği" haklarının ihlal edildiğini belirterek gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesi olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin kendisine gönderdiği kararı değerlendirmesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesi'ne dosyayı iletti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 8 Kasım 2023 tarihinde, Can Atalay hakkında kesinleşmiş hüküm verdiğini ve kararın TBMM Genel Kurulunda okunmamasına rağmen Can Atalay'ın milletvekilliğinin kesin olarak düşürüldüğünü ve bu yüzden Anayasa Mahkemesi’nin kesinleşmiş bir hükümden dolayı inceleme yaparak yetkisini aştığını belirterek, Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymama talimatı verdi. Ayrıca Anayasa'yı ihlal ettikleri gerekçesiyle Can Atalay'ın davasında görüş bildiren 14 üye arasından kabul oyu kullanan 9 Anayasa Mahkemesi üyesi hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak Can Atalay'ın vekilliğin düşürülmesi işlemlerine başlanmasına dair kararını TBMM Başkanlığı’na iletti. 21 Aralık 2023 tarihinde Anayasa Mahkemesi, Can Atalay hakkında ikinci kez hak ihlali kararı verdi. 27 Aralık 2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında Anayasa Mahkemesi üyeleri tarafından Can Atalay’ın "bireysel başvuru hakkının" ihlal edildiğine oy birliğiyle; "seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı" ve "kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının" ihlal edildiğine oy çokluğuyla karar verildi. Gerekçeli kararda İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmesiyle kendisine Anayasa Mahkemesi tarafından verilen yeniden yargılama görevini kullanmadığı belirtildi. Yargıtay. 3 Ceza Dairesinin önceki Can Atalay başvurusunda olumlu oy kullanan Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasayı ihlal ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmasına, kanunen kendisine tanınan bir yetki olmadığından Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yetkisini aştığına yer verildi. Ayrıca kamu gücünü kullanan organların eylemlerinin Anayasaya uygunluğunun sadece Anayasa Mahkemesi tarafından yapılabileceği belirtildi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin almış olduğu "Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymama" şeklinde bir kararın Türk hukuk sisteminde bulunmadığını belirtti. Yargıtay ve Danıştay gibi yüksek yargı organlarının daha önce defalarca kararlarında Anayasa Mahkemesi kararlarına uyduğuna yer verildi. Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen kişilerin özgür bırakılmaması ve tutulmalarına devam edilmesinin keyfiyete sebep veren bir durum olduğu belirtildi. Anayasa Mahkemesi kararlarının idari, yasama ve yargı organlarını kesin olarak bağladığını, hiçbir merci tarafından Anayasaya ve kanunlara uygunluğunun sorgulanamayacağı, yargı ve diğer kamu gücünü kullanan organların Anayasa Mahkemesi kararlarını yerine getirmekle sorumlu olduğu belirtildi. Aksi takdirde bir hukuk devletinde anayasal hükümlere uymamanın ilgilileri açısından cezai, idari ve hukuki sorumlulukları olduğuna yer verildi. 27 Aralık 2023 günü akşam saatlerinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi dosyayı yeniden yargılaması için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderdi. 3 Ocak 2024 tarihinde Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesinin Can Atalay hakkındaki ikinci hak ihlali kararının hukuki değerinin olmadığını belirtti ve Anayasanın 153. maddesi kapsamında uygulanabilecek bir karar olmadığından Anayasa Mahkemesinin kararına uyulmamasına karar verdi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, kararda Anayasa Mahkemesinin jüristokrasik bir davranış sergilediğini belirtti. 30 Ocak 2024 tarihinde Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik Yargıtay kararı TBMM Genel Kurulunda okundu ve böylece vekilliği düşürüldü.

#9
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

AYM YÜZÜNDEN SİYASET VE YARGI DA KARŞI KARŞIYA GELDİ! Muhalefet partileri, bu adımı "hukuki bir darbe girişimi" olarak nitelendirirken, Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, "Devleti oluşturan erkler, sorun çözümler. Asla sorun üretmez, üretemez. Birbirini çelmeleyemez." diyerek kararı eleştirdi. Eski AK Partili milletvekili Şamil Tayyar, Yargıtay'ın kararını "bir siyasi muhtıra" olarak niteledi ve Yargıtay'ın TBMM'ye ayar vermeye çalıştığını belirterek kararı eleştirdi. Can Atalay'ın milletvekili seçildiği Türkiye İşçi Partisi'nin Genel Başkanı Erkan Baş, bu kararı "yargıda darbe girişimi" olarak nitelendirdi ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeni genel başkanı Özgür Özel, kararı "anayasal düzene karşı bir darbe girişimi" olarak nitelendirdi. Muhalif parti milletvekilleri, Yargıtay'ın kararını meclis iradesinin üstünde emir verdiği gerekçesiyle eleştirdi. Özgür Özel, 8 Kasım gecesi TBMM'de CHP Grup Toplantısı düzenlendi. 9 Kasım'da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u meclis iradesine sahip çıkmak için Meclis Danışma Kurulu toplantısına çağırdı. Numan Kurtulmuş başta Meclis Danışma Kurulu toplantısı yapılacağını bildirmesine rağmen sonradan bu toplantının yapılmayacağını açıkladı. Bunun üzerine Özgür Özel, milletvekillerine TBMM'de Genel Kurulu'nu terk etmeme çağrısı yaptı. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve hukukçu Feti Yıldız, "Anayasa Mahkemesine karşı bir kontrol mekanizması" olmamasının eksiklik olduğunu belirtti ve AYM'nin "yargısal aktivizm" yapıp norm ihdas edemeyeceğini belirterek Yargıtay'ın kararını destekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan 10 Kasım 2023 günü Özbekistan ziyareti dönüşünde uçaktaki gazetecilere Anayasa Mahkemesi’nin son zamanlarda birçok yanlış karar aldığını, Yargıtay'ın kararında bir yüksek mahkeme olarak AYM ile ilgili bir yaptırım ve TBMM'den Can Atalay'ın vekilliğinin düşürülmesini talep ettiğini belirtti. Erdoğan, 10 Kasım tarihli Atatürk’ü anma programında da bir daha bu tür yüksek yargı krizinin yaşanmaması için çözümün Meclis'te yeni bir anayasa yapmak olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni anayasa önerisini bir kez daha gündeme getirmesi üzerine CHP Genel Başkanı Özel, Erdoğan'ı krize müdahale etmek suretiyle anayasal düzeni askıya almak ve buna önderlik etmekle itham etti.

#10
Foto - Gelişi kolay gidişi olay! Seni hep böyle hatırlayacağız Zühtü Arslan

ADLİYEYİ BASAN TERÖRİSTE DE HAK İHLALİ KARARI VERMİŞLER! AYM’nin skandal kararları bunlarla da bitmedi. Emrah Yayla ve Pınar Birkoç isimli DHKP-C’li iki terörist, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıldönümünde, İstanbul Çağlayan Adliyesi önündeki polislere silahla saldırdılar. İki terörist öldürülürken bir vatandaş hayatını kaybetti, üçü polis altı vatandaş da yaralandı. Saldırıya ilişkin detaylar arasında, Anayasa Mahkemesi’nin Çağlayan Adliyesi’nde öldürülen teröristlerden Emrah Yayla hakkında 2020 yılında “hak ihlali” kararı verdiği bilgisi ilk anda dikkat çekiyordu. Adliye saldırısı sırasında çıkan çatışmada emniyet güçlerince vurularak öldürülen Emrah Yaylı isimli terörist de AYM’nin bol keseden aldığı “Hak ihlali” kararlarından nasiplenmişti. Bu da kamuoyunda büyük tepki topladı.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23