• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

E-ihracat artık tercih değil zorunluluk!

Yeniakit Publisher
IHA Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
E-ihracat artık tercih değil zorunluluk!

Küresel ekonomideki daralma ve iç pazardaki talep yavaşlaması, işletmeler için e-ihracatı daha kritik hale getirmiş durumda.

İç pazarda talebin yavaşladığı, maliyetlerin arttığı ve geleneksel ticaret modellerinin kâr marjını zorladığı bir dönemde, işletmeler için e-ihracat yeni bir çıkış kapısı haline geldi. Ekonomi uzmanları, artan operasyonel maliyetler ve enflasyonist baskılara karşı şirketlerin finansal sürdürülebilirliklerini koruyabilmeleri için sınır ötesi e-ticareti en güçlü alternatif olarak gösteriyor. Geleneksel ticaret modellerinin kar marjlarını giderek kaybettiği bu dönemde döviz girdisi sağlayan e-ihracat ekosistemi, yerel pazarlara sıkışan işletmeler için yeni bir "nefes alanı" oluşturuyor. Ancak sektör temsilcileri, global pazarlara açılmanın sadece ürün listelemekten ibaret olmadığı, ciddi bir finansal okuryazarlık, stratejik planlama ve devlet desteklerinin doğru kullanımı ile mümkün olabileceği konusunda uyardı.


 

"Al-sat" devri kapandı

Global Seller Academy Kurucu Ortağı Hasan Basri Demir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, e-ticarette yaşanan yapısal dönüşümle birlikte geleneksel "al-sat" devrinin tamamen kapandığını ifade etti. Daralan ekonomilerde yeni çıkış yolunda kalıcı olabilmek için eski alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Demir, e-ihracata yönelen firmaların "ciro illüzyonu" tuzağına karşı dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulundu. Demir, "Bugün birçok işletme, e-ticaret platformlarındaki yüksek satış hacimlerine bakarak büyüdüğünü zannediyor. Ancak arka plandaki gizli maliyetler, iade oranları, yanlış fiyatlama stratejileri ve lojistik giderleri hesaplanmadığında, artan ciro sadece illüzyondan ibaret kalıyor. Günün sonunda şirketler, kâr ettiklerini düşünürken aslında sermayelerini eritiyor. Daralan ekonomilerde ayakta kalmak isteyen bir işletmenin, finansal okuryazarlığı merkeze almadan global pazarlarda başarılı olma şansı sıfırdır" dedi.


 

"Ezbere ihracat devri bitti"

İç pazarda sıkışan bir işletmenin global pazarlara açılırken ilk adımı nasıl atması gerektiğini de anlatan Demir, "Bu noktada yapılan en büyük stratejik hata hesap açıp katalog yüklemek. İlk adım operasyonel değil, tamamen analitik olmalıdır. ’Elimde bu ürün var, bunu satayım’ mantığı yerini ’Hedef pazardaki veri ne söylüyor, hangi ürüne ihtiyaç var ve benim birim maliyetim (unit economics) bu rekabeti kaldırır mı?’ sorularına bırakmalı. Pazar yeri dinamiklerinin analizi, rakip araştırması ve doğru fiyatlandırma stratejisi kurulmadan sınır ötesine geçen tek bir ürün bile markaya zarar yazar. Biz e-ihracatı operasyon değil, uçtan uca tasarlanması gereken zihniyet dönüşümü olarak görüyoruz" diye konuştu.


 

Devlet teşviklerinin önemi

Demir, Ticaret Bakanlığının e-ihracatçılara sunduğu desteklerin dünyadaki en kapsamlı paketlerden biri olduğuna işaret ederek, dijital pazarlamadan sipariş karşılama (fulfillment) hizmetlerine ve E-Turquality programına kadar uzanan bu teşviklerin oyun değiştirici gücüne vurgu yaptı. Demir, "Birçok firma bürokratik süreçlerden çekindiği veya bilgi eksikliği yaşadığı için bu haktan mahrum kalıyor. Oysa sağlam finansal planlamayla entegre edilen devlet teşvikleri, sadece maliyetleri düşürmekle kalmaz, yerel KOBİ’yi global markaya dönüştüren çarpan etkisi oluşturuyor" şeklinde konuştu.


 

Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor

Sektördeki dönüşüme rehberlik eden Global Seller Academy, bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek Türkiye genelinde "e-ihracat seferberliği" yürütüyor. Sanayi ve ticaret odaları, ihracatçı birlikleri ve kamu kurumlarıyla sağlanan stratejik işbirlikleri sayesinde e-ihracat vizyonu metropollerin dışına taşınarak Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırılıyor. Kamu-özel sektör dayanışmasıyla hayata geçirilen projeler, yerelde üretim yapan sanayici ve KOBİ’lerin ürünlerini doğrudan global tüketiciyle buluşturuyor.


 

Akademinin verilerine göre, sadece 2025 yılında 3 bin 700’den fazla firmaya ulaşılarak yerel üreticilerin sınır ötesi pazarlara entegrasyonu sağlandı. Uzmanlar, yürütülen bu seferberliğin yerel üreticilerin döviz kazanma kapasitesini artırmanın yanı sıra istihdamı koruyarak Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına da stratejik ve kalıcı katkı sunduğunu belirtiyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23