Caminin mimari yapısına da değinen Kabalıoğlu, “İsmail Efendi, bu caminin yerinde bulunan evinde dünyaya geliyor. Hatta şu anda defnedildiği yer, kendisinin doğduğu oda. Böyle de hoş bir ayrıntı var. İsmail Efendi, babası da şeyhülislam olduğundan dolayı dini ilimlerin içerisinde olmuş bir şeyhülislam. İstanbul’daki bütün önemli medreselerde şeyhülislamlık yapan, asla adaletten şaşmayan, hak, hukuk denilince önünde bir engel olmayan, adalet sahibi bir insan. Caminin inşasına 1717 yılında başlanıyor, inşası 1723 yılında bitiriliyor. Cami, klasik üsluptan Lale Devri’nin barok üslubuna geçiş özelliklerini taşıyan bir cami. Kabe’deki revaklı kısma ithafen caminin son cemaat yerinde de revaklı bir kısmı görüyoruz” ifadelerine yer verdi.