Bir çay kaşığını aşma. Bir çay kaşığından azı da olmasın. Kâfi miktarda su iç ve düzenli egzersiz yap...
Kronik böbrek hastalığı yüzünden günümüzde 70 bin kişinin diyalize bağlı yaşamak zorunda. Her 10 kronik böbrek hastasından sadece biri hastalığının farkında.
Kronik böbrek hastalığı dünyada bir salgın halini alan çok önemli bir sorun. Erişkinlerin yaklaşık % 10’u böbrek hastası. Vücudumuz için hayati öneme sahip olan, görünüm itibariyle kuru fasulyeyi andıran, her biri ortalama 10 cm boyunda ve 150 gram ağırlığında olan böbreklerimiz pek çok sebeple yıpranıp yetersiz hale gelebiliyor.
Araştırmalar ülkemizde her 7 kişiden birinin kronik böbrek hastası olduğunu ortaya koyuyor. Kronik böbrek hastalığının sıklıkla sinsi şekilde seyrettiğini, düzenli tarama yapılmadıkça erken evrelerde teşhisinin zor olduğunu belirtmeliyiz.
Kronik böbrek hastalığı ilerleyici bir hastalık. Ülkemizde her 10 kronik böbrek hastasından sadece biri hastalığının farkında. Erken teşhisinin düşük olması yüzünden, hastalık sıklıkla son dönem böbrek yetmezliği evresinde kendini gösteriyor hastaneye ulaşabiliyor.
Böbrek hastaları hızla artıyor
Ülkemizde diyalize bağlı veya böbrek nakli yapılmış yaklaşık 70 bin hasta var. Üstelik sayı hızla artıyor.
Devletin sağlık bütçesinin % 5’i bu hastalar için harcanıyor. Dünyada son dönem böbrek yetmezliği gelişen hastaların hayatını sürdürebilmesi için diyaliz ve böbrek nakli tedavisi şart.
Bu tedavilerin bütün dünya için maliyeti dudak uçuklatıcı. İnanması güç gelebilir ama 1 trilyon doları aşıyor.
Buna karşılık kronik böbrek hastalığı basit ve ucuz kan ve idrar testleri ile kolaylıkla teşhis edilebilirken, erken evrede saptandığında tedavi edilerek ilerlemesi engellenebiliyor veya geciktirilebiliyor. Riskli kişilere yönelik etkin tarama ve tedavi ile de hastalığın gelişimi önlenebiliyor.
Ölüm ve maluliyet riski 10-30 kat fazla!
Kronik böbrek hastalarında ölüm ve maluliyet riskleri sağlıklı bireylerden 10-30 kat daha fazla.
Hastalığın olumsuz sonuçlarını engellemenin en etkin yolu, tedaviden çok önleyici tedbirler.
Bu açıdan sağlıklı hayat tarzının toplum tarafından benimsenmesi ve uygulanması hastalığın büyük oranda kontrolünü sağlamak açısından önem taşıyor.
Tüm dünyada giderek yaygınlaşan bir sağlık sorunu olan böbrek hastalıklarının önlenmesinde ve tedavi edilmesinde ne yazık ki her birey aynı imkânlara sahip değil.. Ülkelerin değişen geçim şartları ve yetersiz sağlık politikaları yüzünden ciddi bir sağlık sorunu haline gelen böbrek hastalıkları insanları çaresiz bırakmakta..
Kronik böbrek hastalığı önlenebilir!
Enfeksiyon, kanama, yanlış ilaç hatta çok sık ağrı kesici kullanımı ile yanlış beslenmeden bilhassa sigara ve alkol gibi birçok yanlış alışkanlıkla böbreklerde işlev bozukluğu meydana gelebiliyor.
Şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp damar hastalıkları ve obezite sorunu olanlar ile ileri yaştaki kişiler ve ailesinde böbrek hastalığı bulunanlar risk altında.
Risk unsuru taşıyanların böbreklerini düzenli kontrol ettirmesinin şart.
Bunun için düzenli egzersiz yapılmalı, sağlıklı beslenmeli ve ideal vücut ağırlığımızı korumalı, tuz alımı azaltmalı, yeterli su içmeli, sigara ve alkolden uzak durulmalı.
Rafine tuzu bırakın
Piyasada satılan ve üzerinde iyotlu yazan tuzlar, rafinedir ve içine akışkan olsun diye vücuda yabancı birçok kimyasal madde katılmaktadır. Rafine her besinden olduğu gibi rafine tuzdan da kaçının. Bu kimyasallar birçok hastalığa yol açılmaktadır. Bu rafine tuzlara faydalı diye iyot ilave edilmektedir ancak, faydalı iyot tüketeceğiz diye zararlı kimyasalları da tüketmek zorunda bırakılıyoruz.
Tuz doğal olmalıdır. Ancak, deniz ve göl tuzlarına şehir lağımları ve fabrika kimyasal atıkları bulaştığından rafine edilmeden kullanılamazlar. Rafine işlemi tuzdaki bütün mineralleri de yok ettiği için sağlıklı değildir.
Bu sebeple yeraltı madenlerinden çıkartılan kaya tuzu tüketilmelidir. Bunlar hiç rafine edilmeden tüketilebilir kaya tuzlarıdır. Fakat bu tuzlar her tuz madeninden çıkmamakta, çıksa bile çok az çıkmaktadır. Ülkemizde en ünlüsü Çankırı maden tuzudur. Şeffaf cam kaya tuzları içlerinde birçok doğal mineral barındırdığı ve işlem görmeden tüketildiği için vücut içerisinde çok daha kolay kullanılır, vücut elektrik iletimi normale döner ve birçok hastalığın da ortadan kalkmasını sağlar.