Bir savaş çıksaydı, ülkeyi bu gerizekalılıkla mı koruyacaktınız?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Emekli general Namık Kemal Çalışkan, 28 Şubat'ta Sincan'daki tankların darbeyle ilgisi olmadığını söyledi. Çalışkan'a tepki gösteren Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, "Tankları sen yürüttüysen, iyi de kardeşim biz kaç senedir bu davayı tartışıyoruz. Gazeteler manşet attılar, 'tanklar cumhuriyeti zorlayan siyasi iktidara karşı yürüdü' diye. Sen bu ülkede yaşamıyor muydun? Bu ülkede eğer bir savaş yaşansaydı, bu kafayla mı, bu gerizekalılıkla mı koruyacaktınız?" dedi.
Emekli General Namık Kemal Çalışkan, Sözcü'den Saygı Öztürk'e konuştu. 28 Şubat darbesi hakkında tepki çeken açıklamalar yapan Çalışkan, "Sincan'da tankları ben yürüttüm ama kimse ifademi almaya çağırmadı" dedi. Yaşları 74 ila 90 arasında değişen 14 darbecinin cezaevine alınması hakkında konuşan Çalışkan, tankları Sincan'da kendisinin yürüttüğünü, ifade verip tanıklık yapmak istediğini ama kabul edilmediğini ileri sürerek, "Yapılan vicdana sığmaz" diye konuştu. 28 Şubatçı Çalışkan, tankların yürütülmesinin darbeyle ilişkili olmadığını, 3-4 hafta önceden belirlenen sıradan bir olay olduğunu savundu.
Akit TV'de Murat Alan'ın sunumu ve Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu'nun yorumlarıyla ekranlarınıza gelen Manşetlerin Dili'nde, Çalışkan'ın sözleri de masaya yatırıldı.
Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Karahasanoğlu şunları söyledi:
O zamanlar asıp kesen, başörtülüleri üniversiteye almayan komutanlar, bugün cezaevine atılınca birden 74, 90 yaşında oluverdiler. Şimdi başka komutan çıkıp "O tankları ben yürüttüm, neden ifademi almıyorsunuz" diyor. O zaman ben kendisine sorayım, sizde hiç akıl yok mu? 28 Şubat davasında sizden veya diğer şahıslardan ifade istenildiği zaman şuan 74 yaşında, 90 yaşında dediğiniz koca koca komutanlar gerekli gereksiz her konuda açıklama yaparlarken, eğer gerçekten olaylar bu şekilde yaşandıysa (tanklar darbe amaçlı yürütülmediyse) komutanların demesi gerekmez miydi, tankları biz değil bu komutan yürüttü. Bu şahsı getirin, versin hesabını.
Tankları sen yürüttüysen, iyi de kardeşim biz kaç senedir bu davayı tartışıyoruz. Gazeteler manşet attılar, tanklar cumhuriyeti zorlayan siyasi iktidara karşı yürüdü diye Cumhuriyet gazetesi manşet attı. Sen bu ülkede yaşamıyor muydun? Bu ülkede eğer bir savaş yaşansaydı, bu kafayla mı, bu gerizekalılıkla mı koruyacaktınız?
Millet çalkalanıyor, Erbakan hoca gidiyor diye. Çıkıp da, 'Ya ne diyorsunuz siz, ne tankların demokrasiye karşı yürümesi, neymiş meşru hükümete karşı yürüme? Bu planlı bir şeydi, her sene buradan tanklar yürür. İlk defa yaptığımız şey değil' deseydin, diyebiliyorsan eğer.