A be alçak! A be kansız! 'Maşallah'a, 'inşallah'a, 'Allahu ekber'e takmışlar kafayı
Turgay Güler, tüm Türkiye'yi sarsan depremin acısı henüz tazeyken, felaketten oy devşirmeye çalışan zevata çok sert tepki gösterdi. "Maşallah'a, İnşallah'a, Allah-ü Ekber'e takmışlar kafayı" ifadelerini kullanan Güler, Akşam gazetesindeki yazısında "A be alçak! A be kansız! Enerjini buna harcayacağına, trollerini organize edeceğine elini taşın altına koy da bir can kurtar!" dedi.
Turgay Güler, tüm Türkiye'yi sarsan depremin acısı henüz tazeyken, felaketten oy devşirmeye çalışan zevata çok sert tepki gösterdi. "Maşallah'a, İnşallah'a, Allah-ü Ekber'e takmışlar kafayı" ifadelerini kullanan Güler, Akşam gazetesindeki yazısında "A be alçak! A be kansız! Enerjini buna harcayacağına, trollerini organize edeceğine elini taşın altına koy da bir can kurtar!" dedi. Güler, şunları kaydetti:
"(...) Eyvallah! Depremin mağdur ettiği herkes ama herkes isyan edebilir. Canı enkaz altında çünkü! Bir dakika gecikmeye bile tahammül edemez. O bağırsın, o çağırsın, o isyan etsin. Eyvallah!
Ama ötekinin derdi başka! Öteki yere batasıca siyasetini güdüyor. Felaketten, acıdan, gözyaşından oy devşirmekle meşgul.
A be alçak! A be kansız! Enerjini buna harcayacağına, trollerini organize edeceğine elini taşın altına koy da bir can kurtar!
Umurunda mı?
Maşallah'a, İnşallah'a, Allah-ü Ekber'e takmış kafayı!
Bir ilçe belediyesi elinde ne var ne yok deprem bölgesine göndermiş. İş makinaları, prefabrik evler...Bir tane de mobil mescit. Ortalığı ayağa kaldırıyor mescit göndermiş diye. Yahu belediye elinde ne var ne yok göndermiş. Hazırda ne varsa! Mescitte ister namaz kıl, ister yat. Ama derdi başka! Sosyal medyada troller dün sabahtan akşama bu mescitle uğraştı. Umurunda mı bölgede insanlar ölmüş, soğukta kalmış, aç kalmış. Tek derdi siyaset. Yerin dibine batsın siyasetin.
Henüz felaketin üzerinden saatler geçmiş. Eksik çok, ulaşılamayan enkaz çok. Ekmek yok. Akaryakıt yok.
Eyvallah, hepsi doğru. Ama imkansızlıktan yok değil. Felaket korkunç, hava şartları kötü ve depremin üzerinden henüz saatler geçmiş.
Biri kalkmış 'bırakın kurtarmayın burası Ak Parti'nin oy deposu' diyor.
Öbürü 'siyasal İslam' diyor.
Beriki enkaz altından çıkarılan ablamızın başörtüsünü istemesine takmış kafayı. Çünkü hakikatten bu kadar uzak.
Yola, köprüye, havaalanına karşı çıkanlar!
Her yeri betona boğdunuz diyenler!
Tüm bu projeleri durdurmak için savaş verenler!
Ülkeyi siz yönetseydiniz bırakın bölgeye ulaşmayı, telefonla irtibat kuramazdınız. Bu ülke 99 depreminde yaşadı bunu. Ülkenin başbakanı yani merhum Ecevit kameralar karşısına geçip 'telefon yok, yetkililere ulaşamıyoruz, felaketin boyutunu bilmiyoruz' dedi.
Gece 03'te olan depremden sabah haberi oldu.
Enkazı kaldıracak iş makinası bir yana kazma kürek yoktu.
O gün devletin imkanları böyleydi.
Uzun lafın kısası kötülük yine iş başı yaptı. Kötüler yine sahne aldı. Enkaz altında kalanı düşündükleri yok. Zira ontolojik olarak o mağdurlarla sorunu var. Ve hiç bitmeyecek!"